Bugün: 19. 07. 2018
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Yeremya 14:1-22

1 - RAB kuraklığa ilişkin Yeremya'ya şöyle seslendi:

2 - Yahuda yas tutuyor, Kentleri bitkin; Halkı karalar giymiş, yerlere oturmuş, Yeruşalim'in haykırışı yükseliyor.

3 - Soylular uşaklarını suya gönderiyorlar. Sarnıçlara gidiyor, ama su bulamıyor, Kapları boş dönüyorlar. Aşağılanmış, utanç içinde, Başlarını örtüyorlar.

4 - Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.

5 - Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.

6 - Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.

7 - Suçlarımız bize karşı tanıklık etse de, Adın uğruna bir şeyler yap, ya RAB! Pek çok döneklik ettik, Sana karşı günah işledik.

8 - Ey İsrail'in Umudu, Sıkıntı anlarındaki Kurtarıcısı! Neden ülkede bir yabancı, Ancak bir gece konaklayan yolcu gibisin?

9 - Neden şaşırmış biri gibi, Kurtarmaya gücü yetmeyen savaşçı gibisin? Aramızdasın sen, ya RAB, Seniniz, bırakma bizi!

10 - Bu halk için RAB diyor ki: "Gezip tozmayı pek sever, Ayaklarını dolaşmaktan esirgemezler. Bu yüzden RAB onlardan hoşnut değil, Şimdi suçlarını anımsayacak, Günahları için onları cezalandıracak."

11 - Sonra RAB bana, "Bu halkın iyiliği için yalvarma" dedi,

12 - Oruç tutsalar bile feryatlarına kulak vermeyeceğim. Yakmalık sunu, tahıl sunusu sunsalar bile kabul etmeyeceğim. Tersine, kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla yok edeceğim onları.

13 - Bunun üzerine, "Ah, Egemen RAB, peygamberler bu halka, 'Kılıç yüzü görmeyecek, kıtlık çekmeyeceksiniz; burada size kalıcı esenlik sağlayacağım' diyorlar" dedim.

14 - RAB, "Peygamberler benim adımla yalan peygamberlik ediyorlar" dedi, "Onları ne gönderdim, ne onlara buyruk verdim, ne de seslendim. Size uydurma görümlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar.

15 - Adımla konuşan peygamberler için ben RAB diyorum ki: Onları göndermediğim halde, 'Bu ülkede kılıç da kıtlık da olmayacak' diyorlar. Ama kendileri de kılıçla, kıtlıkla yok olacaklar.

16 - Peygamberlik ettikleri halk da kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim sokaklarına atılacak. Onları da karılarını, oğullarını, kızlarını da gömecek kimse olmayacak. Yaptıkları kötülüğü kendi başlarına getireceğim.

17 - Onlara de ki: 'Gözlerim gece gündüz Durmadan gözyaşı döksün, Çünkü erden kızım, halkım Ağır bir yara aldı, Ezici bir darbe yedi.

18 - Kıra çıksam, kılıçtan geçirilenleri, Kente girsem, kıtlıktan kırılanları görüyorum. Olup bitenden habersiz peygamberlerle kâhinlerse Ülkeyi dolaşıp duruyorlar.'"

19 - Yahuda'yı büsbütün mü reddettin? Siyon'dan tiksiniyor musun? Neden şifa bulmayacak kadar yaraladın bizi? Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.

20 - Yaptığımız kötülükleri, Atalarımızın suçlarını biliyoruz, ya RAB; Gerçekten sana karşı günah işledik.

21 - Adın uğruna bizi küçümseme, Görkemli tahtının hor görülmesine izin verme. Bizimle yaptığın antlaşmayı anımsa, Bozma onu.

22 - Ulusların değersiz putlarından herhangi biri Yağmur yağdırabilir mi? Gökler kendiliğinden Sağanak yağdırabilir mi? Bunu yalnız sen yapabilirsin, Ya RAB Tanrımız. Umudumuz sende, Çünkü bütün bunları yapan sensin.


Matta 28:1-20

1 - Cumartesi gününden sonra, haftanın birinci gününde güneşin doğmasından az önce, Mejdelli Meryem ve öbür Meryem mezara bakmaya geldiler.

2 - Ve işte, daha önce büyük bir zelzele olmuştu. Rabbin bir meleği gökten inip kayayı bir kenara yuvarlamıştı. Şimdi de o kayanın üstünde oturdu.

3 - Onun görünüşü bir şimşek gibi idi, rubaları da kar gibi beyazdı.

4 - Kollayıcı askerler ondan o kadar korktular ki, titreyip ölü gibi olmuşlardı.

5 - Melek sözü alıp kadınlara dedi: "Korkmayın! Biliyorum, siz haça gerilmiş olan İsa'yı arıyorsunuz.

6 - O burada değil, çünkü söylediği gibi dirilmiştir. Gelin, O nerede yattıydı, o yeri görün.

7 - Sonra hemen gidip Onun öğrencilerine söyleyin ki, O ölülerden dirildi. Ve işte, O sizden önce Celile sancağına gidiyor. Orada Onu göreceniz. Evet, ben size şimdi söyledim."

8 - Kadınlar da çabucak mezardan ayrıldılar. Hem korku, hem de büyük sevinç içinde idiler. Öğrencilerine haber vermeye koştular.

9 - Ve işte, İsa onlarla karşılaştı ve selam verdi. Onlar da yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarıldılar ve Ona secde kıldılar.

10 - O vakıt İsa onlara dedi: "Korkmayın! Gidin, kardeşlerime haber verin, Celileye doğru yola çıksınlar. Orada beni görecekler."

11 - Kadınlar daha giderken, işte, kollayıcı askerlerden birkaç kişi kasabaya girdiler ve olup biten bütün meseleleri Allahevinin güdücülerine bildirdiler.

12 - Onlar da akıldanecilerle toplanıp danıştılar. Sonra askerlere büyük para verdiler.

13 - Ve dediler: "Şöyle konuşacaksınız: 'Onun öğrencileri geceleyin gelip, biz uyurken Onun ölüsünü çaldılar.'

14 - Ve bu laf sancakbeyin kulağına gelirse, biz onu kandırıp sizi telaştan kurtaracaz."

15 - Askerler de parayı alıp, onlara nasıl söylendi, aynısını yaptılar. Ve bu laf Yahudilerin arasında çok yayıldı, ve bugüne kadar yayılıyor.

16 - Onbir öğrenci de Celile sancağına, İsa'nın onlara söylediği balkana gittiler.

17 - Onu görünce, Ona secde kılmaya başladılar. Kimileri gene, şüpe ettiler.

18 - İsa onlara yaklaşıp dedi: "Gökte ve yeryüzünde bütün kuvvet bana verildi.

19 - Onun için gidin, bütün milletleri öğrenci olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adında vaftiz edin.

20 - Onlara öğretirin, size her ne buyurduysam, onu yerine getirsinler. Ve işte, ben her vakıt sizinle birlikteyim, hem de dünyanın sonuna kadar."