Bugün: 28. 07. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Yeremya 23:1-40

1 - Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına! diyor RAB.

2 - Halkımı güden çobanlar için İsrail'in Tanrısı RAB şöyle diyor: "Sürümü dağıtıp sürdünüz, onlarla ilgilenmediniz. Şimdi ben sizinle ilgileneceğim, yaptığınız kötülük yüzünden sizi cezalandıracağım." RAB böyle diyor.

3 - Sürmüş olduğum bütün ülkelerden sürümün sağ kalanlarını toplayıp otlaklarına geri getireceğim; orada verimli olup çoğalacaklar.

4 - Onları güdecek çobanlar koyacağım başlarına. Bundan böyle korkmayacak, yılgınlığa düşmeyecekler. Bir tanesi bile eksilmeyecek diyor RAB.

5 - İşte Davut için doğru bir dal Çıkaracağım günler geliyor diyor RAB. "Bu kral bilgece egemenlik sürecek, Ülkede adil ve doğru olanı yapacak

6 - Onun döneminde Yahuda kurtulacak, İsrail güvenlik içinde yaşayacak. O, RAB doğruluğumuzdur adıyla anılacak.

7 - "Artık insanların, 'İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için' demeyecekleri günler geliyor" diyor RAB.

8 - "Bunun yerine, 'İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için' diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar."

9 - Peygamberlere gelince: Yüreğim paramparça, Bütün kemiklerim titriyor. RAB'bin yüzünden, O'nun kutsal sözleri yüzünden Sarhoş gibi, Şaraba yenik düşen bir adam gibiyim.

10 - Çünkü ülke zina edenlerle dolu, Lanet yüzünden yas tutuyor. Otlaklar kurumuş. İzledikleri yol kötü, Güçlerini haksızca kullanıyorlar.

11 - "Peygamber de kâhin de tanrısız; Tapınağımda bile kötülüklerini gördüm" diyor RAB.

12 - "Bu yüzden izledikleri yol Onlar için kaygan olacak; Karanlığa sürülecek, Orada tökezleyip düşecekler. Çünkü cezalandırılacakları yıl Başlarına felaket getireceğim" diyor RAB.

13 - "Samiriye peygamberleri arasında Şu iğrençliği gördüm: Baal adına peygamberlik ederek Halkım İsrail'i baştan çıkarıyorlar.

14 - Yeruşalim peygamberleri arasında Şu korkunç şeyi gördüm: Zina ediyorlar, yalan peşindeler. Kötülük edenleri güçlendirdiklerinden, Kimse kötülüğünden dönmüyor. Benim için hepsi Sodom gibi, Yeruşalim halkı Gomora gibi oldu."

15 - Bu nedenle Her Şeye Egemen RAB peygamberler için şöyle diyor: "Onlara pelinotu yedirecek, Zehirli su içireceğim. Çünkü Yeruşalim peygamberleri Tanrısızlığın bütün ülkeye yayılmasına neden oldular."

16 - Her Şeye Egemen RAB diyor ki: "Size peygamberlik eden peygamberlerin Dediklerine kulak asmayın, Onlar sizi aldatıyor. RAB'bin ağzından çıkanları değil, Kendi hayal ettikleri görümleri anlatıyorlar.

17 - Beni küçümseyenlere sürekli, 'RAB diyor ki: Size esenlik olacak!' diyorlar. Yüreklerinin inatçılığı doğrultusunda davrananlara, 'Başınıza felaket gelmeyecek' diyorlar.

18 - RAB'bin sözünü duyup anlamak için RAB'bin meclisinde kim durdu ki? O'nun sözüne kulak verip duyan kim?

19 - İşte, RAB'bin fırtınası öfkeyle kopacak, Kasırgası döne döne kötülerin başına patlayacak.

20 - Aklının tasarladığını tümüyle yapana dek RAB'bin öfkesi dinmeyecek. Gelecek günlerde açıkça anlayacaksınız bunu.

21 - Bu peygamberleri ben göndermedim, Ama çabucak ortaya çıktılar. Onlara hiç seslenmedim, Yine de peygamberlik ettiler.

22 - Ama meclisimde dursalardı, Sözlerimi halkıma bildirir, Onları kötü yollarından ve davranışlarından Döndürürlerdi.

23 - Ben yalnızca yakındaki Tanrı mıyım? Uzaktaki Tanrı da değil miyim?" diyor RAB,

24 - Kim gizli yere saklanır da Onu görmem? diyor RAB, "Yeri göğü doldurmuyor muyum?" diyor RAB.

25 - Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. 'Bir düş gördüm! Bir düş!' diyorlar.

26 - Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?

27 - Ataları nasıl Baal yüzünden adımı unuttuysa, onlar da birbirlerine düşlerini anlatarak halkıma adımı unutturmayı tasarlıyorlar.

28 - Düşü olan peygamber düşünü anlatsın; ama sözümü alan onu sadakatle bildirsin. Buğdayın yanında saman nedir ki? diyor RAB.

29 - Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi? RAB böyle diyor.

30 - İşte bunun için sözlerimi birbirlerinden çalan peygamberlere karşıyım diyor RAB.

31 - Evet, kendi sözlerini söyleyip, 'RAB böyle diyor' diyen peygamberlere karşıyım diyor RAB.

32 - Uydurma düşler gören peygamberlere karşıyım diyor RAB. "Bu düşleri anlatıyor, yalanlarla, boş övünmelerle halkımı baştan çıkarıyorlar. Ben onları ne gönderdim, ne de atadım. Bu halka hiç mi hiç yararları yok" diyor RAB.

33 - Halktan biri, bir peygamber ya da kâhin, 'RAB'bin bildirisi nedir?' diye sorarsa, 'Ne bildirisi?' diye karşılık vereceksin. Sizi başımdan atacağım diyor RAB.

34 - Eğer bir peygamber, kâhin ya da başka biri, 'Bu RAB'bin bildirisidir' derse, onu da ailesini de cezalandıracağım.

35 - Her biriniz komşunuza ve kardeşinize, 'RAB ne yanıt verdi?' ya da, 'RAB ne söyledi?' demelisiniz.

36 - Bundan böyle, 'RAB'bin bildirisi' lafını ağzınıza almayacaksınız. Herkesin sözü kendi bildirisi olacak. Yaşayan Tanrı'nın, Her Şeye Egemen RAB'bin, Tanrımız'ın sözlerini çarpıtıyorsunuz siz.

37 - Bir peygambere, 'RAB sana ne yanıt verdi?' ya da, 'RAB ne söyledi?' demelisiniz.

38 - Ama, 'RAB'bin bildirisidir' derseniz, RAB diyor ki: 'RAB'bin bildirisidir' diyorsunuz. Oysa, 'RAB'bin bildirisidir' demeyeceksiniz diye sizi uyarmıştım.

39 - Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.

40 - Sizi hiç unutulmayacak bir utanca düşürecek, sürekli alay konusu edeceğim.


Markos 9:1-50

1 - Ve onlara dedi: "Size çok doğru bir şey söyleyeyim: burada var bazı kişiler, onlar görecek, Allahın krallığı nasıl kuvvetle geliyor; ve onu görmeden, kesin ölmeyecekler."

2 - Altı gün sonra İsa, Petrus'u, Yakub'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. Öbürlerinden ayrı olarak onları yüksek bir balkana götürdü. Orada İsa'nın görünüşü değişti.

3 - Onun rubaları şıllamaya başladı, çok aşırı beyaz oldular; öyle bir beyaz ki, dünyanın en hızlı çamaşırcısı bile onu yapamaz.

4 - Derken, öğrencilere İlyas ve Musa göründü. İsa'yla konuşurdular.

5 - Petrus da İsa'ya dönüp dedi: "Muallim, iyi ki buradayız. Üç tane çardak kuralım: biri senin için, biri Musa için, biri de İlyas için."

6 - (Petrus şaşırdı ne desin, çünkü çok fazla korkmaya başladılar.)

7 - Birden bir bulut onların üstüne gölge saldı. Ve bulutun içinden bir ses şöyle dedi: "Sevgili Oğlum budur. Onu sesleyeceksiniz!"

8 - Hemen etraflarına baktılar, ama İsa'dan başka kimseyi göremediler. O da onların yanında durdu.

9 - Balkandan inerken İsa öğrencilerine ısmarladı, İnsanoğlu ölülerden dirilmezden önce, gördüklerini hiç kimseye anlatmasınlar.

10 - Bu sözden dışarı çıkmadılar. Ama aralarında kırkıldılar, ölülerden dirilmek ne demekmiş diye.

11 - İsa'ya şunu sordular: "Kanun muallimleri neden diyorlar, hani en birinci lazım İlyas gelsin?"

12 - O da onlara dedi: "Sahiden de öyle: İlyas en birinci gelir, her bir şeyi yeniden sıraya sokar. Ama nasıl oluyor da, İnsanoğlu'ndan için yazıyor ki, lazım çok çeki çeksin ve aşağılansın?

13 - Ben size şunu söyleyeyim: İlyas zaten geldi, ve ona istedikleri gibi yaptılar, aynı ondan için yazıldığı gibi."

14 - Öbür öğrencilerine dönünce, onların etrafında kocaman bir kalabalık gördüler. Birtakım kanun muallimleri de onlarla kırkılırdılar.

15 - İsa'yı görür görmez bütün kalabalık şaştı. Ve koşarak geldiler Onu selamlamaya.

16 - O da onlara sordu: "Onlarla ne için kırkılıyorsunuz?"

17 - Kalabalığın içinden biri İsa'ya cevap verdi: "Muallim, çocuğumu sana kadar getirdim. Onda bir dilsizlik ruhu var.

18 - O ne vakıt çocuğumu tutuyor, onu yere yıkıyor. Ağzı köpürmeye ve dişlerini gıcırdatırmaya başlıyor, direk gibi oluyor. Senin öğrencilerine konuştum, o ruhu uğratırsınlar diye, ama beceremediler."

19 - İsa onlara cevap verip dedi: "Ey, bu imansız halk! Ne vakıta kadar sizinle beraber olacam? Getirin çocuğu bana."

20 - Ona çocuğu getirdiler. O İsa'yı görünce, ruh dakkada ona çarptı. Çocuk yere düştü, yuvarlanmaya ve köpürmeye başladı.

21 - İsa babasına sordu: "Çocuk ne zamandan beri bu vaziyette?" "Küçükten beri", diye cevap verdi.

22 - "Sık sık onu ya ateşe, ya suya attırdı, ne kadar çocuğu yok etsin. Ama senin elinden bir şey gelirse, bize acı, yardım et!"

23 - İsa adama dedi: "Ne demek: 'Senin elinden gelirse'? İman eden kişi her şeyi yapabilir."

24 - Çocuğun babası hemen şöyle haykırdı: "İman ediyorum! İmansızlığıma yardım et!"

25 - İsa görünce, nasıl kalabalık koşup toplanmaya başlıyor, mundar ruhu azarladı ve ona dedi: "Ey sen, dilsizlik ve sağırlık ruhu! Sana buyuruyorum: ondan çık ve bir daha ona girme!"

26 - Ruh kuvvetli sesle bağırıp çocuğu çok fena çarptı, ve öylelikle çıktı. Çocuk ölü adama benzer oldu, öyle ki, çoğu kişi, "Artık öldü!" dediler.

27 - Ama İsa onu elinden tutup kaldırınca çocuk kalktı.

28 - İsa bir eve girdikten sonra, öğrencileri Onu bir kenara çekip sordular: "Nasıl oldu da, biz onu uğratıramadık?"

29 - İsa da onlara dedi: "Bu tür kötü ruh sade dua ile çıkabilir."

30 - Oradan çıkıp Celile sancağını dolaşmaya başladılar. Ama istemedi, kimsenin haberi olsun.

31 - Çünkü öğrencilerine artık şöyle ders verirdi: "İnsanoğlu insanların ellerine teslim edilecek. Onu öldürecekler, ve öldürüldükten üç gün sonra dirilecek."

32 - Ama İsa'nın bu lafını anlamadılar; hem de korktular Ona sorsunlar.

33 - Kefernahum kasabasına geldiler. Eve girdikten sonra da onlara sordu: "Yolda neyi konuştunuz?"

34 - Sustular, çünkü yolda iken konuştular, aralarında en büyük kim imiş diye.

35 - Oturup onikileri çağırdı ve onlara dedi: "Bir kişi en birinci olmak istedi mi, herkesin içinde en sonuncu o olsun, herkesin hizmetkârı o olsun."

36 - Ve bir kızanı alıp onu orta yere koydu, ona sarıldı ve herkese dedi:

37 - "Her kim benim adımla bu kızanlardan birisini kabul ederse, beni kabul etmiş oluyor. Beni kabul eden de aslında beni değil, ama beni Göndereni kabul etmiş oluyor."

38 - Yuhanna da Ona cevap verip dedi: "Muallim, gördük bir kişi, senin adında kötü ruhları uğratırırdı. Biz de baktık, onu zaptedelim, çünkü bizim arkamızdan gelmezdi."

39 - Ama İsa dedi: "Onu zaptetmeyin! Yok öyle insan, benim adımla mucize yapsın, ve hemen arkasından benden için kötü konuşsun.

40 - Çünkü bize karşı olmayan kişi, bizimledir.

41 - Her kim size bir kadeh su içirirse benim adımla, hani Mesihin insanlarısınız diye - size çok doğru bir şey söyleyeyim - o kişi karşılığını hiç kaybetmeyecek.

42 - Ama her kim iman eden bu küçüklerden birini günaha düşürürse, onun için daha iyi olacak, boynuna bir değirmentaşı asıp onu denize atsınlar.

43 - Senin elin seni günaha soktu mu, onu kes at! Senin için daha iyi, sakat olarak yaşama geçesin, ne kadar iki sağlam elinle cendeme, hani sönmeyen ateşe gidesin.

44 - Orada, öyle kişilere çektirmek için hiç ölmeyen bir kurt ve hiç sönmeyen bir ateş var.

45 - Ve senin ayağın seni günaha soktu mu, onu kes at! Senin için daha iyi, topal olarak yaşama geçesin, ne kadar iki sağlam ayağınla cendeme atılasın.

46 - Orada, öyle kişilere çektirmek için, hiç ölmeyen bir kurt ve hiç sönmeyen bir ateş var.

47 - Ve senin gözün seni günaha soktu mu, onu çıkar at! Senin için daha iyi, bir tek gözle Allahın krallığına geçesin, ne kadar iki sağlam gözle cendeme atılasın.

48 - Orada, öyle kişilere çektirmek için hiç ölmeyen bir kurt ve hiç sönmeyen bir ateş var.

49 - Çünkü herkes ateşle tuzlanacak.

50 - Tuz iyi bir şeydir. Ama tuz tuzsuz oldu mu, ona nasıl dat vereceniz? İçinizde tuz olsun, ve aranızda barışıklık olsun."