Bugün: 14. 12. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Hagay 2:1-23

1 - Yedinci ayın yirmi birinci günü RAB Peygamber Hagay aracılığıyla şöyle seslendi:

2 - Şealtiel'in torunu Yahuda Valisi Zerubbabil'e, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşu'ya ve sürgünden dönen halka de ki:

3 - Aranızda bu tapınağı önceki görkemiyle gören kaldı mı? Şimdi size nasıl görünüyor? Bir hiç olarak görünmüyor mu?

4 - Şimdi sen, ey Zerubbabil, yüreklen!' RAB böyle diyor. 'Ey Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşu, yüreklen! Ey ülke halkı, yüreklen!' RAB böyle diyor. 'İşi sürdürün. Çünkü ben sizinle birlikteyim.' Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

5 - Mısır'dan çıktığınızda, size bu konuda söz verdim. Ruhum aranızdadır. Korkmayın!'

6 - Her Şeye Egemen RAB diyor ki: 'Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.

7 - Bütün ulusları sarsacağım, değerli eşyalarını buraya getirecekler. Ben de bu tapınağı görkemle dolduracağım.' Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

8 - Gümüş de, altın da benim' diyor Her Şeye Egemen RAB.

9 - Yeni tapınağın görkemi, öncekinden daha büyük olacak. Buraya esenlik vereceğim.' Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB."

10 - Darius'un krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB Peygamber Hagay'a seslendi:

11 - Her Şeye Egemen RAB diyor ki: 'Kâhinlere yasayla ilgili şu soruyu sor:

12 - Eğer biri giysisinin kıvrımları arasında kutsal kılınmış et taşır ve o kıvrım ekmeğe, yemeğe, şaraba, zeytinyağına ya da başka bir yiyeceğe değerse, o yiyecek kutsal olur mu?' Kâhinler, "Hayır" diye yanıtladılar.

13 - Hagay konuşmasını şöyle sürdürdü: Ölüye dokunduğu için kirli sayılan biri, bu yiyeceklerden birine dokunursa, o yiyecek kirlenmiş olur mu?" Kâhinler, "Evet, kirlenmiş olur" diye karşılık verdiler.

14 - Bunun üzerine Hagay şöyle dedi: "RAB, 'Bu halk, bu ulus gözümde böyledir' diyor, 'Her yaptıkları, sunakta her sundukları da kirlidir.'

15 - Bugüne dek olanları iyice düşünün;

16 - RAB'bin Tapınağı'nda taş üstüne taş konulmadan önce, yirmi ölçeklik bir tahıl yığınına gelen biri, yalnızca on ölçek bulurdu; şarap teknesinden elli ölçek çıkarmaya varan biri, yalnızca yirmi ölçek bulurdu

17 - Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.' RAB böyle diyor.

18 - Bugünden, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü gününden, RAB'bin Tapınağı'nın temelinin atıldığı günden başlayarak olacakları iyice düşünün.

19 - Ambarda hiç tohum kaldı mı? Asma, incir, nar, zeytin ağaçları bugüne dek ürün verdi mi? 'Bugünden başlayarak üzerinize bereket yağdıracağım.'"

20 - Ayın yirmi dördüncü günü RAB Hagay'a ikinci kez seslendi:

21 - "Yahuda Valisi Zerubbabil'e de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.

22 - Kralların tahtlarını devireceğim, yabancı ulusların gücünü yok edeceğim. Savaş arabalarıyla sürücülerini de devireceğim; atlarla binicileri düşecek, hepsi kardeşinin kılıcıyla öldürülecek.

23 - Her Şeye Egemen RAB 'O gün seni alacağım, ey Şealtiel'in torunu kulum Zerubbabil' diyor, 'Ve seni mühür yüzüğü gibi yapacağım. Çünkü ben seni seçtim.' Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB


Yuhanna 3:1-36

1 - Ferisilerden bir adam vardı, adı Nikodimus idi. O, Yahudilerin güdücülerinden biri idi.

2 - Geceleyin İsa'ya geldi ve dedi ki, "Ey muallim! Biliyoruz, sen Allahtan gelen bir muallimsin. Çünkü eger Allah onunla birlikte değilse, hiç kimse senin işlediğin mucizeleri işleyemez."

3 - İsa ona cevap verip şöyle dedi: "Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: bir kişi yeniden doğmadı mı, Allahın krallığını göremeyecek."

4 - Nikodimus Ona dedi: "Bir kişi yaşlı iken, nasıl yeniden doğabilir ki? Bir daha anasının rahmine girip doğsun mu?"

5 - İsa şöyle cevap verdi: "Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: bir kişi sudan ve ruhtan doğmadı mı, Allahın krallığına giremeyecek.

6 - Bedenden ne doğarsa, bedendir. Ve ruhtan ne doğarsa, ruhtur.

7 - Sana dedim ya, yeniden doğmalısın; ona şaşma.

8 - Rüzgâr nerede isterse, orada esiyor. Sen belki onun sesini işitiyorsun, ama nereden geliyor, nereye gidiyor, onu bilemezsin. İşte, Ruh'tan doğmuş olan her kişi de öyledir."

9 - Nikodimus Ona cevap verip dedi: "Bu şeyler nasıl olabilir?"

10 - İsa da cevap verip dedi: "Sen İsrail'in muallimisin ve bu meselelerden anlamıyor musun?

11 - Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: biz ne bilirsek, onu konuşuyoruz. Ve neyi görmüşsek, ona şahitlik yapıyoruz. Gene de şahitliğimizi kabul etmiyorsunuz.

12 - Size dünyadaki şeylerden anlatırdım, siz de iman etmediniz. O vakıt, size gökteki şeylerden anlatırdım mı, nasıl iman edeceniz?

13 - Ve kim gökten indi, Ondan başka hiç kimse göke çıkmadı: o da 'İnsanoğlu'dur.

14 - Musa bir vakıt ıssız yerlerde iken yılanı yukarı kaldırmıştı. 'İnsanoğlu' da aynı öyle lazım yukarı kaldırılsın.

15 - Öyle ki, Ona her kim iman ederse, maf olmasın ama onun sonsuz yaşamı olsun."

16 - Çünkü Allah dünyayı o kadar sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kim Ona iman ederse, maf olmasın ama onun sonsuz yaşamı olsun.

17 - Çünkü Allah, Oğlunu dünyaya göndermedi, dünyayı davalasın diye, ama dünya Onun eliyle kurtarılsın diye.

18 - Kim Ona iman ederse, davalanmaz. Ama kim iman etmezse, zaten davalanmıştır, çünkü Allahın biricik Oğlu'nun adına iman etmedi.

19 - Davalanma da şudur: aydınlık dünyaya geldi, ama insanlar karanlığı aydınlıktan daha fazla sevdiler; çünkü onların işleri kötü idi.

20 - Her kim kötülük işlerse, aydınlıktan azlaşmıyor. Ve onun işleri ortaya çıkmasın diye aydınlığa gelmez.

21 - Ama kim hakikatı işlerse, aydınlığa geliyor. Öyle ki, anlaşılsın, onun işleri Allahta yapılıyor diye.

22 - Bu meselelerden sonra İsa, kendi öğrencileri ile birlikte, Yahudiye topraklarına geldi. Orada onlarla vakıt geçirdi ve vaftiz etti.

23 - Yahya da oradaydı ve Enon'da, Salim kasabasına yakın bir yerde, vaftiz ederdi, çünkü orada bol su vardı. Halk Ona gelip vaftiz olurdu.

24 - Çünkü Yahya henüz mapusa atılmamıştı.

25 - Yahya'nın öğrencileri ve Yahudilerin arasında temizlemek temasında bir mesele çıktı.

26 - Ve Yahya'ya gelip ona dediler ki, "Muallim, Yordan ırmağının öte tarafında bir adam senin yanındaydı ya. Hani sen Ondan için şahitlik yaptıydın. İşte, O vaftiz ediyor, herkes de Ona gidiyor."

27 - Yahya cevap verip dedi ki, "Kendisine gökten verilmedi mi, kimse bir şey alamaz.

28 - Ben hep şöyle derdim (ve siz de bunun için şahitlerimsiniz): ben 'Mesih değilim, ama Onun önünden gideyim diye gönderildim.'

29 - Gelin kimin ise, işte, güveyi odur. Ama güveyinin dostu, onun yanında durup onu sesliyor. Ve onun sesini işitti mi, gayet fazla seviniyor. Evet, böylelikle benim sevincim tamam oldu.

30 - O lazım büyüsün, ben gene lazım küçüleyim."

31 - Kim yukarıdan gelmişse, O herkesin üzerindedir. Kim dünyadan gelmişse, dünyadandır ve dünyadan konuşuyor. Ama kim gökten gelmişse, O herkesin üzerindedir.

32 - Ve neyi görmüşse, neyi işitmişse, ona şahitlik ediyor. Kimse de Onun şahitliğini kabul etmiyor.

33 - Ama kim Onun şahitliğini kabul etmişse, Allahın hakikatçı olduğuna garant gidiyor.

34 - Çünkü Allah kimi göndermişse, O Allahın sözlerini söylüyor. Allah, ne de olsa, Ruhunu ölçerek vermez.

35 - Baba, Oğlunu seviyor, ve herşeyi Onun eline teslim etmiştir.

36 - Kim bu Oğula iman ederse, onun sonsuz yaşamı olacak. Ama kim bu Oğula boyun eğmezse, yaşamı görmeyecek. Allahın öfkesi böylesinin üstünde duracak.