Bugün: 11. 12. 2018
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Sefanya 2:1-15

1 - Ey utanmaz ulus, toparlan! Hakkında ferman çıkmadan, Gün saman ufağı gibi geçip gitmeden,

2 - RAB'bin kızgın öfkesi üzerine dökülmeden, RAB'bin öfke günü gelmeden toparlan

3 - Ey RAB'bin ilkelerini yerine getirenler, Ülkedeki bütün alçakgönüllüler, RAB'be yönelin. Doğruluğu ve alçakgönüllülüğü amaç edinin. Belki RAB'bin öfke gününde kurtulabilirsiniz.

4 - Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.

5 - Deniz kıyısında yaşayan Keret ulusunun vay haline! Ey Filist ülkesi Kenan, RAB'bin yargısı sana karşıdır. Hepinizi yok edecek RAB, Ülkede yaşayan kimse kalmayacak.

6 - Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;

7 - Yahuda oymağından sağ kalanların eline geçecek. Orada otlatacaklar sürülerini, Aşkelon'un evlerinde geceleyecekler. Çünkü Tanrıları RAB onları kayıracak. Eski gönençlerine kavuşturacak onları.

8 - İsrail'in Tanrısı Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: “Moavlılar'ın halkımı nasıl aşağıladığını, Ammon halkının onlara nasıl hakaret ettiğini, onları nasıl alaya aldığını Topraklarınınasıl tehdit ettiğini duydum.

9 - Varlığım hakkı için, Moav kesinlikle Sodom gibi, Ammon da Gomora gibi olacak. Otlarla, tuz çukurlarıyla dolacak, Sonsuza dek virane kalacak. Mallarını halkımdan geride kalanlar yağmalayacak. Topraklarını ulusumdan sağ kalanlar miras alacak.

10 - Gururlanmalarının, Her Şeye Egemen RAB'bin halkını aşağılayıp alay etmelerinin karşılığı bu olacak.

11 - Dehşete düşürecek RAB onları, Yeryüzünün bütün ilahlarını yok edecek. Kıyılardaki bütün uluslar, Bulundukları yerde O'na tapınacaklar.

12 - “Ey KÜşlular, Siz de benim kılıcımla öleceksiniz” diyor RAB.

13 - RAB elini kuzeye doğru uzatıp Asur'u yok edecek. Ninova'yı viraneye, Çöl gibi kurak bir alana çevirecek.

14 - Orası sürülerin, her türlü hayvanın yattığı yer olacak. Sütun başlıklarında ishakkuşları, kır baykuşları barınacak. Sesleri pencerelerde yankılanacak, Yıkıntılar dolduracak eşiklerin önünü, Sedir kirişler ortaya çıkacak.

15 - İşte budur güvenlikte olduğunu sanan, “Bir ben varım, benden başkası yok” diyen sevinçli kent. Nasıl da viraneye döndü, Yabanıl hayvanlara barınak oldu! Yanından her geçen gördüğü dehşetten irkiliyor.


Luka 24:1-52

1 - Ama haftanın birinci gününde, gün doğarken, erken erken mezara gittiler. Yanlarına hazırladıkları ot kökler de aldılar.

2 - Gördüler ki, taş mezarın ağzından yuvarlanıp uzakta dururdu.

3 - Ama ne vakıt içeri girdiler, ölüyü bulamadılar.

4 - Bu meseleye şaşıp dururken, işte, yanlarında iki adam durdu. Çok şıllak rubalar giyimişlerdi

5 - Kadınlar korku içinde yüzlerini yere çevirdiler, öyle durdular. Adamlar onlara dedi: "Nasıl oluyor da, diri Olanı ölülerin arasında arıyorsunuz?

6 - O burada değil. Hatırlarsınız, O daha Celile'de iken size nasıl söylemişti.

7 - İnsanoğlu lazım idi, kötü adamların ellerine verilsin, haça gerilsin ve üçüncü gün yeniden dirilsin."

8 - O zaman İsa'nın sözlerini hatırladılar.

9 - Mezardan dönünce bütün bu meseleleri onbirlere ve öbür bütün öğrencilerine anlattılar.

10 - Ve bunları apostollara anlatan Mejdelli Meryem, Yoana, Yakub'un anası olan Meryem ve onlarla beraber olan öbür kadınlar idi.

11 - Ama bu sözler onlara boş bir masal gibi geldi, hiç de inanmadılar.

12 - Petrus gene de kalkıp koşarak mezara gitti. Eğilip içeri bakarken gördü ki, sargı bezleri bir kenarda ayrı dururdular. 'Acaba ne oldu' diye merak ederek eve döndü.

13 - Tam o günde öğrencilerin ikisi Emayus adında bir köye gittiler. Yeruşalim'den aşağı yukarı on kilometre uzakta.

14 - Bütün bu meseleleri aralarında konuşurdular.

15 - Onlar birbirleri ile konuşup taşınırken, İsa'nın ta kendisi yaklaştı, onlarla beraber yürümeye başladı.

16 - Ama onların gözleri öyle oldu ki, Onu tanıyamadılar.

17 - İsa onlara sordu, "Nedir böyle yürürken yaptığınız bu muhabet?" Onlar da durup üzgün, üzgün baktılar.

18 - O vakıt Kleopas adında onların biri Ona cevap verip dedi: "Yeruşalim'e gelen bütün ziyaretçilerden bir tek sen mi bilmiyorsun orada olan meseleleri?"

19 - O da onlara "Hangi meseleler?" diye sordu. Ona dediler, "Hani Nasıralı İsa'dan için. O, hem işlerinde hem de sözlerinde, hem Allahın, hem de bütün halkın önünde kuvvetli bir peygamber idi.

20 - Ve duymadın mı, Allahevinin güdücüleri ve halkımızın akıldanecileri Ona nasıl ölüm cezasını verip haça gerdiler.

21 - Ama biz umut etmiştik ki, İsrail'i O kurtarsın. Evet öyle, hem de bunlar olalı üç gün oldu.

22 - Bununla yetmezmiş gibi, bizim aramızdan bazı kadınlar da bizi şaşırttı. Bu sabah erkenden mezarda idiler.

23 - Ama Onun ölüsünü bulamamışlar. Dönüp dediler ki, bir görüntüde melekler görmüşler. Kadınlara demişler, 'İsa yaşıyor'.

24 - Bizimle beraber olan birkaç kişi mezara gitti ve kadınlar nasıl anlatmışlarsa, aynı öyle buldular. Ama İsa'nın kendisini görmediler."

25 - Ama İsa onlara dedi: "Ey siz akılsız adamlar! Peygamberlerin söylediklerini yürekten çok zor inanıyorsunuz!

26 - Hani Mesih, lazım değil mi idi, bu şeyleri çeksin de öyle şanına girsin?"

27 - Sonra Musa ve bütün peygamberlerden tutup bütün Kutsal Kitap'ta kendisinden için ne kadar şeyler yazılmışsa, onlara açıklamaya başladı.

28 - Böylelikle gideceği köye yakınladılar. Ama İsa kendini sanki daha öteye gidecekmiş gibi yaptı.

29 - Onlar da İsa'yı zorladılar. Dediler: "Bizimle kal, çünkü akşam oluyor, gün bitmek üzere." Öylelikle içeri girip onlarla beraber kalacaktı.

30 - Ve birlikte sofrada otururken, ekmeği alıp onun üzerine şükran duasını yaptı, onu kırdı, sonra onlara verdi.

31 - O vakıt onların gözleri açıldı, Onu tanıdılar. Ama İsa onların gözleri önünde kaybolup gitti.

32 - Birbirlerine dediler, "O bizimle yolda konuşurken, bizim için Kutsal Kitabın anlamını açarken, içimizde yüreklerimiz yanardı, değil mi?"

33 - Onlar da aynı saatte kalkıp Yeruşalim'e döndüler. Onbirleri ve onunla beraber olanları toplanmış buldular.

34 - Dediler: "Rab sahiden de dirildi ve Simun'a göründü."

35 - Sonra onlara anlattılar, yolda iken neler oldu, ve ekmek kırarken onu nasıl tanıdılar.

36 - Onlar bu meseleleri anlatırken, İsa'nın ta kendisi birdenbire onların ortasında durup, "Size barış olsun!" dedi.

37 - Ama onlar sandılar ki, bir ruh görmüşler. Şaşıp kaldılar ve çok korktular.

38 - İsa onlara dedi: "Ne için sıkılıyorsunuz? Niye yüreklerinizde şüpeler ortaya çıkıyor?

39 - Ellerime, ayaklarıma bakın: işte benim. Bana dokunun, bakın. Bir ruhun eti ve kemikleri yoktur, ama görüyorsunuz bende var."

40 - Bunları söyledikten sonra, onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi.

41 - Onlar hâlâ sevinçten iman edemediler, şaşıp kaldılar. O zaman onlara sordu: "Burada yiyecek bir şeyiniz var mı?"

42 - Ona biraz kızarmış balık verdiler.

43 - Onu alıp onların gözlerinin önünde yedi.

44 - Sonra onlara şunu dedi: "Daha sizinle beraber iken bu aynı sözleri size söyledim: benden için Musa'nın kitaplarında, peygamberlerin kitaplarında ve Mezmurlar kitabında ne yazılmışsa, lazım hepsi yerine gelsin."

45 - Ondan sonra onların zihinlerini açtı, Kutsal Kitabı anlasınlar diye.

46 - Ve onlara dedi: "Kutsal Kitap'ta şöyle yazıyor: Mesih acı çekeceydi ve üçüncü gün ölülerden dirileceydi.

47 - Onun adında tövbe ve günahların affı ilan edilsin, Yeruşalim'den başlayarak bütün milletlere kadar.

48 - Siz bu şeylerin şahitlerisiniz.

49 - Ve işte, Babamın söz verdiği şeyi size gönderiyorum. Ama size yukarıdan kuvvet verilecek. O vakıta kadar bu kasabada kalın."

50 - Sonra onları dışarı çıkarıp Beytanya'ya kadar götürdü. Ellerini kaldırıp onları mubarekledi. Onları mubareklerken onların yanından ayrıldı, göke çekildi.

51 - Onlar da İsa'ya taptılar, Yeruşalim'e büyük bir sevinçle döndüler.

52 - Hep Allahevinde bulunurdular ve Allahı överdiler