Bugün: 29. 01. 2020
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Ester 7:1-10

1 - Böylece kral ve Haman, Kraliçe Ester'in şölenine gittiler.

2 - O gün şarap içerlerken kral Ester'e yine sordu: "İsteğin nedir, Kraliçe Ester? Ne istersen verilecek. Dileğin nedir? Krallığın yarısını bile istesen sana bağışlanacak."

3 - Kraliçe Ester şöyle yanıt verdi: "Ey kralım, eğer benden hoşnutsan ve uygun görüyorsan, isteğim canımı bağışlaman, dileğim de halkımı esirgemendir.

4 - Çünkü ben ve halkım öldürülüp yok edilmek, yeryüzünden silinmek üzere satıldık. Eğer köle ve cariye olarak satılmış olsaydık sesimi çıkartmazdım; böyle bir sorun için kralı rahatsız etmek uygun olmazdı."

5 - Kral Ahaşveroş Kraliçe Ester'e, "Böyle bir şeyi yapmaya cüret eden kim, nerede bu adam?" diye sordu.

6 - Ester, "Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Haman'dır!" dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.

7 - Kral öfkeyle içki masasından kalkarak sarayın bahçesine çıktı. Haman ise Kraliçe Ester'den canını bağışlamasını istemek için içerde kaldı. Çünkü kralın kendisini yok etmeye kararlı olduğunu anlamıştı.

8 - Kral sarayın bahçesinden şölen salonuna dönünce, Haman'ı Ester'in uzandığı sedire kapanmış olarak gördü ve, "Bu adam sarayda, gözümün önünde kraliçeye bile el uzatmaya mı kalkıyor?" diye bağırdı. Kral sözlerini bitirir bitirmez Haman'ın yüzünü örttüler.

9 - Krala hizmet eden haremağalarından biri olan Harvona şöyle dedi: "Bakın, kralı uyarıp hayatını kurtaran Mordekay için Haman'ın hazırlattığı elli arşın yüksekliğindeki darağacı Haman'ın evinin önünde hazır duruyor." Kral, "Haman o darağacına asılsın!" diye buyurdu

10 - Böylece Haman Mordekay için hazırlattığı darağacına asıldı; kralın öfkesi de yatıştı.


Romalılar 2:1-29

1 - Onun için, sen başkalarını davalayan kim olursan ol, artık kalmadı, neyle kendini haklı çıkarasın. Çünkü sen başkalarını davalarken, kendi kendini de davalamış oluyorsun, madem sen de, evet sen davalayan kişi, aynı işlerde bulunuyorsun.

2 - Ve biliriz ki, Allah bu tür işlerde bulunan kişileri haklı olarak davalayacak.

3 - Ey sen ki, bu tür işlerde bulunanları davalayıp kendin de aynı işlerde bulunuyorsun: sen galiba sanıyorsun, Allahın davalamasından kaçacan.

4 - Allah yavaşlık, dayanmak ve sabırdan yana çok zengindir. Ama sen galiba bu zenginliği hor görüyorsun. Sen galiba bilmiyorsun ki, Allahın yavaşlığı seni tövbeye getirmek istiyor.

5 - Ama sen o kadar inatçısın, senin yüreğin o kadar sertleşmiş ki, kendi kendine o öfke günü için öfke biriktiriyorsun. O öfke gününde belli olacak ki, Allah doğrulukla dava yürütürüyor.

6 - O, herkese yaptıkları işlerine göre karşılık verecek.

7 - Kim hiç durmamacasına iyilik yaptıysa, ve şanlılık, saygınlık ve ölmezliğin peşinde koştuysa - onlara sonsuz yaşam verecek.

8 - Ama kim sade kendini düşünüp kendi işlerinin peşinden koştuysa, ve hakikata kulak asmayıp haksızlığa boyun eğmişse - onlara öfke ve sertlikle davranacak.

9 - Kötülük işleyen her kişinin canı acılar ve çekiler içinde olacak; en peşin Yahudiler, sonra Grekler de.

10 - Ama iyilik işleyen her kişi, şan, saygınlık ve barış bulacak; en peşin Yahudiler, sonra Grekler de.

11 - Çünkü Allahta insan ayırmak yoktur.

12 - Allah kanunu olmadan her kim günah işlemişse, Allah kanunu olmadan da maf olacak. Ve Allah kanunun altında her kim bulunursa, Allah kanununa göre davalanacak.

13 - Çünkü Allah kanununu işitenler Allah katında suçsuz sayılmayacak, ama Allah kanununu yerine getirenler suçsuz sayılacak.

14 - Yahudi olmayan milletlerde Allah kanunu yoktur. Ama bunlar kendiliğinden Allah kanununda yazılan işleri yerine getirirlerse, bu aslında kanunu olmayan kişiler, kendi kendilerine bir kanun oluyorlar.

15 - Çünkü gösteriyorlar ki, Allah kanunun işleri onların yüreklerinde yazılıdır. Onların duyguları da buna göre şahitlik yapıyor. Kendi düşünceleri onları kimi kere suçlarlar, kimi kere haklı çıkarırlar.

16 - Bu olacak o günde, hani ne zaman, benim 'iyi haberi'me göre, Allah, İsa Mesih ile insanların saklı şeylerini davalayacak.

17 - Ama sen... - madem Yahudi adını taşıyorsun, - madem Allah kanununa dayanıp Allahla övünüyorsun,

18 - madem Onun istediğini biliyorsun, madem Allah kanunundan ders alıp, en önemli şeyler nedir anlamışsın,

19 - ve madem kendine güveniyorsun körlere yol göstermeye, karanlıkta olanlara aydınlık olmaya,

20 - anlayışsız kişilerin terbiyecisi olmaya, olgunlaşmamış kişilerin muallimi olmaya, ve madem Allah kanununda bilginin ve hakikatın özüne sahipsin

21 - Evet sen, başkalarına akıl veren, kendine akıl veremez misin? Sen ki, 'Çalma' diye akıl veriyorsun, sen kendin çalıyor musun?

22 - Sen ki, 'Zina etme' diye akıl veriyorsun, sen kendin zina ediyor musun? Sen ki, putlardan iğreniyorsun, sen gidip put evlerinden çalıyor musun?

23 - Sen ki, Allah kanunu ile övünüyorsun, sen Allah kanununu çiğneyip Allaha saygısızlık ediyor musun?

24 - Aynı nasıl da yazılmıştır: "Sizin yüzünüzden Allahın adına milletlerde küfür ediliyor."

25 - Evet, sünnetin faydası vardır - eger Allah kanununu tutarsan. Ama Allah kanununa karşı gittiğin zaman, senin sünnetliliğin zaten sünnetsizlik olmuştur.

26 - Öbür türlü, eger sünnetsiz bir kişi Allah kanunundaki buyruklarını tutarsa, onun sünnetsizliği sünnetlilik gibi sayılmayacak mı?

27 - Hem de, bedence sünnetsiz olan bir kişi Allah kanununu tutarsa, o seni davalamayacak mı? Sen ki, Allahın kanun kitabına ve sünnete sahipsin, ama aynı zamanda Allah kanununa karşı gidiyorsun.

28 - Çünkü asıl Yahudi dıştan Yahudi olan kişi değildir. Dışarıda, hani bedende yapılan sünnet de asıl sünnet değildir.

29 - Ama içten olan Yahudi asıl Yahudidir. Asıl sünnetlilik de yürekte oluyor. O da kitapla değil, ama Ruhla oluyor. Öyle bir kişi, değil insanlardan, Allahtan övgü kazanıyor.