Bugün: 23. 01. 2018
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Nehemya 13:1-31

1 - O gün Musa'nın Kitabı halka okundu. Kitapta Ammonlular'la Moavlılar'ın sonsuza dek Tanrı'nın topluluğuna giremeyeceği yazılıydı.

2 - Çünkü onlar İsrail halkına ekmek ve su vermemekle kalmamış, İsrailliler'e lanet okuması için Balam'a da para vermişlerdi. Ancak Tanrımız laneti kutsamaya çevirmişti.

3 - İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.

4 - Tanrımız'ın Tapınağı'nın ambarlarına Kâhin Elyaşiv bakıyordu. Elyaşiv Toviya'nın akrabasıydı.

5 - Bu yüzden ona büyük bir oda vermişti. Eskiden bu odaya tahıl sunuları, günnük, tapınağa ait eşyalar, ayrıca Kutsal Yasa uyarınca Levililer'e, ezgicilere, tapınak kapı nöbetçilerine verilen buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalıkları ve kâhinlere verilen bağışlar konulurdu.

6 - Ama bütün bunlar olup biterken ben Yeruşalim'de değildim. Babil Kralı Artahşasta'nın krallığının otuz ikinci yılında, onun yanına gitmiştim. Bir süre sonra yine izin istedim

7 - ve Yeruşalim'e döndüm. O zaman Elyaşiv'in yaptığı kötülüğü öğrendim. Tanrı Tapınağı'nın avlusunda Toviya'ya oda vermişti.

8 - Buna çok canım sıkıldı. Toviya'nın bütün eşyalarını odadan attım.

9 - Odaları temizlemeleri için buyruk verdim. Tanrı Tapınağı'nın eşyalarını, tahıl sunularını, günnüğü yine oraya koydurdum.

10 - Ayrıca öğrendim ki, Levililer'in alacakları verilmemiş. Hizmeti yürüten Levililer'le ezgiciler tarlalarına geri dönmüşler.

11 - Görevlileri azarladım. "Tanrı'nın Tapınağı neden ihmal edilmiş?" diye sordum. Sonra bütün gidenleri toplayıp işlerinin başına koydum.

12 - Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.

13 - Bu kez ambarların başına Kâhin Şelemya'yı, Bilgin Sadok'u ve Levililer'den Pedaya'yı koydum. Mattanya oğlu Zakkur oğlu Hanan onların yardımcısıydı. Bunlar güvenilir insanlardı. Görevleri kardeşlerinin paylarını bölüştürmekti.

14 - Ey Tanrım, beni anımsa. Tapınağın için ve oradaki hizmetler için yaptığım iyi işleri hiçe sayma.

15 - O günlerde Yahuda'da bazı adamların Şabat Günü masarada üzüm sıktıklarını gördüm. Bazıları da demet demet tahıllarını eşeklere yüklüyor, şarap, üzüm, incir ve çeşitli yüklerle birlikte Şabat Günü Yeruşalim'e getiriyorlardı. Şabat Günü bunları sattıkları için onları azarladım.

16 - Yeruşalim'de yaşayan Surlular balık ve çeşitli mallar getirip Şabat Günü kentte Yahudalılar'a satıyorlardı.

17 - Yahudalı soyluları azarlayarak, "Yaptığınız kötülüğe bakın!" dedim, "Şabat Günü'ne saygısızlık ediyorsunuz.

18 - Atalarınız da aynı şeyi yapmadı mı? Bu yüzden Tanrımız başımıza ve bu kente bela yağdırmadı mı? Siz Şabat Günü'ne saygısızlık ederek Tanrı'nın öfkesini İsrail'e karşı alevlendiriyorsunuz."

19 - Şabat'tan önceki akşam Yeruşalim kapılarına gölge düşünce, kapıların kapatılması ve Şabat sona erinceye kadar açılmaması için buyruk verdim. Şabat Günü kente yük sokulmasın diye bazı adamlarımı kapılara yerleştirdim.

20 - Tüccarlarla çeşitli eşya satıcıları bir iki kez geceyi Yeruşalim'in dışında geçirdiler.

21 - Onları uyardım: "Niçin surun dibinde geceliyorsunuz? Bir daha yaparsanız size karşı zor kullanacağım." Bir daha Şabat Günü gelmediler.

22 - Şabat Günü'nün kutsallığını korumak için Levililer'e kendilerini paklasınlar ve gidip kapılarda nöbet tutsunlar diye buyruk verdim. Ey Tanrım, bunun için de beni anımsa ve yüce sevgin uyarınca bana merhamet et.

23 - Ayrıca o günlerde Aşdotlu, Ammonlu, Moavlı kadınlarla evlenmiş Yahudiler gördüm.

24 - Çocuklarının yarısı Aşdot dilini ya da öbür halkların dilini konuşuyor, Yahudi dilini bilmiyorlardı.

25 - Adamları azarladım, lanet okudum. Bazılarını dövüp saçlarını yoldum. Tanrı'nın adıyla onlara ant içirdim ve, "Yabancılara kız verip kız almayacaksınız" dedim,

26 - Kral Süleyman bu yabancı kadınlar yüzünden günaha girmedi mi? Onca ulusun kralları arasında Süleyman gibisi yoktu. Tanrı onu öyle sevdi ki, bütün İsrail'e kral yaptı. Ama yabancı kadınlar onu bile günaha sürükledi.

27 - Şimdi de siz yabancı kadınlarla evlenerek Tanrımız'a ihanet ediyorsunuz. Yaptığınız bu büyük kötülüğe göz mü yumalım?

28 - Başkâhin Elyaşiv oğlu Yoyada'nın oğullarından biri Horonlu Sanballat'ın kızıyla evliydi. Bu yüzden onu yanımdan kovdum.

29 - Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililer'le yaptığın antlaşmayı bozdular.

30 - Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililer'e görevlerini tek tek bildirdim.

31 - Belirli zamanlarda yakılmak için armağan edilen odunları, getirilen ilk ürünleri düzene koydum. Ey Tanrım, bütün bunları iyiliğim için anımsa


Apostolların İşleri 23:1-35

1 - Pavlus parlamentoya dikkatla baktı ve dedi: "Kardeşler! Ben bugüne kadar Allahın önünde hep tertemiz bir duyguyla yaşadım."

2 - Allahevinin güdücüsü olan Ananiya da kendisinin yanında duranlara buyurdu, Pavlus'un ağzına şamar atsınlar.

3 - O vakıt Pavlus ona dedi: "Seni kireçli duvar! Allah sana şamar atacak. Sen beni Allah kanununa göre davalamak için oturmuşun. Nasıl olacak da, Allah kanununa karşı bana şamar attırıyorsun?"

4 - O vakıt etrafta duranlar dedi: "Sen Allahın seçtiği Allahevinin güdücüsüne küfür mü etmeye kalkıyorsun?"

5 - Ve Pavlus dedi: "Kardeşler, ben bilmezdim Allahevinin güdücüsü odur. Çünkü Kitap'ta yazıyor ki, 'Senin halkının güdücülerinden için kötülük konuşmayacaksın.'"

6 - Ama Pavlus fark etti ki, parlamentonun bir parçası Saduki, geri kalanlar gene, Ferisi idi. O vakıt yüksek sesle parlamentonun ortasında şöyle bağırmaya başladı: "Kardeşler, ben bir Ferisiyim, Ferisi evladıyım. Burada ne için davalanıyorum: ölülerin umudu olan dirilişten için!"

7 - Pavlus bunu söylediği gibi, Ferisiler ve Sadukilerin arasında bir kırkılma çıktı. Böylelikle toplanan kişiler ikiye bölündü.

8 - Çünkü Sadukilere göre, ne diriliş, ne melekler ne de ruhlar var. Ferisiler gene, bunların hepsini kabul ediyorlar.

9 - Böylelikle büyük bir gürültü başladı. Ferisi partisinden kimi muallimler vardı. Onlar ayağa kalkıp şöyle çıkıştılar: "Biz bu adamda hiç bir kabahat bulmuyoruz. Diyelim, bir ruh ya da melek ona konuştu. Ee, ne olacak?"

10 - O kadar büyük bir çekişme oldu ki, binbaşı korkmaya başladı, Pavlus'u parçalamasınlar. Askerlerine buyruk verdi, aşağı inip Pavlus'u onların elinden zorla alsınlar ve kalenin içine getirsinler.

11 - Aynı o gecede Rab Pavlus'un yanında durup dedi: "Kurajlan! Sen bana nasıl Yeruşalim'de şahitlik yaptın, lazım aynı onun gibi Roma'da da bana şahitlik yapasın."

12 - Sabah olunca Yahudiler bir düzen kurdular. Kendi kendilerine yemin ettiler, Pavlus'u öldürene kadar bir şey yemesinler, ne de içsinler.

13 - Kırktan fazla kişi bu düzene katıldı.

14 - Ondan sonra Allahevinin güdücüsüne gidip dediler: "Çok ciddi bir yemin ettik, Pavlus'u öldürene kadar ağzımıza hiç bir şey koymayacaz diye.

15 - Onun için, sen parlamento ile birlikte git, binbaşıya haber ver, Pavlus'u sana kadar getirsin. Kendini öyle yap, sanki istermişin, onun meselesini daha ince araştırasın. Biz gene hazırız, kendisi daha buraya yaklaşmadan onu öldürelim."

16 - Ama Pavlus'un kızkardeşinin çocuğu bu düzenden için öğrendi. O da gelip kalenin içine girdi ve Pavlus'a haber verdi.

17 - Pavlus da yüzbaşlarından birisini kendisine çağırıp ona dedi: "Bu delikanlıyı binbaşının yanına götür. Onun bir şeyi var, ona bildirsin."

18 - Yüzbaşı da delikanlıyı alıp binbaşıya götürdü ve dedi: "Mapusçu Pavlus beni yanına çağırdı ve rica etti, bu delikanlıyı sana kadar getireyim. Var ne söylesin sana."

19 - Binbaşı da onu elinden tutup, bir kenara çekti ve ayrıca ona sormaya başladı: "Bana bildireceğin mesele ne?"

20 - O da dedi: "Yahudiler anlaştı, sana yalvarsınlar, yarın Pavlus'u parlamentonun önüne getiresin. Kendilerini öyle yapacaklar, sanki onun meselesini daha ince araştıracaklar.

21 - Ama sen onlara hiç kulak asma. Çünkü kırktan fazla kişi ona kapan kurmuşlar. Yemin etmişler, onu öldürene kadar ne bir şey yesinler, ne de içsinler. Şimdi hepsi hazır duruyorlar, senden bir söz bekliyorlar."

22 - Bunun üzerine binbaşı delikanlıyı braktı gitsin. Ona ısmarladı: "Hiç kimseye söyleme, hani bana bu meseleden için haber verdin."

23 - Sonra iki yüzbaşı yanını çağırıp onlara dedi: "Bu gece saat dokuza kadar iki yüz tane asker hazır edin, hem de yetmiş beygirli asker ve iki yüz okçu. Kayseriye'ye gidecekler.

24 - Ayrıca Pavlus için binecek bir hayvan hazırlayın, sağ salim sancakbeyi olan Feliks'e götürülsün."

25 - Binbaşı bir de şöyle bir mektup yazdı:

26 - "Klavdiyus Lisiyas'tan, kıymetli sancakbeyi Feliks'e. Selam!

27 - Bu adam tam Yahudiler tarafından yakalanmış ve öldürülmek üzere iken, ben askerlerimle üzerlerine varıp onu kurtardım. Çünkü öğrendim, Roma vatandaşı imiş.

28 - Onu neyle suçluyorlar diye öğrenmek istedim. Onun için onu onların parlamentosunun önüne getirdim.

29 - Ve öğrendim, onu kendi kanunlarından bir mesele için suçluyorlar; hani ölüm ya da mapus cezası getiren birhangi meseleden için değil.

30 - Ve bana bildirildi, bu adam için bir düzen kurmuşlar, o vakıt hemen onu sana yolladım. Onu suçlayanlara da ısmarladım, senin önünde onu suçlasınlar."

31 - Böylelikle askerler kendilerine buyurulduğu gibi yaptılar. Pavlus'u alıp geceleyin Antipatris kasabasına getirdiler.

32 - Ama ertesi günü de, kaleye döndüler. Beygirli askerleri braktılar, Pavlus'la devam etsinler.

33 - Kayseriye'ye gelince mektubu sancakbeye verip Pavlus'u da ona teslim ettiler.

34 - Sancakbeyi mektubu okuyunca Pavlus'a sordu, hangi sancaktan imiş; ve Kilikiya'dan olduğunu öğrendi.

35 - Ona dedi: "Seni suçlayanlar geldi mi, o vakıt seninle görüşecem." Ve buyruk verdi, Pavlus Hirodes'in sarayında tutulsun.