Bugün: 19. 07. 2018
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Hakimler 1:1-36

1 - İsrailliler, Yeşu'nun ölümünden sonra RAB'be, "Bizim için Kenanlılar'la savaşmaya ilk kim gidecek?" diye sordular.

2 - RAB, "Yahuda oymağı gidecek" dedi, "Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum."

3 - Yahudaoğulları, kardeşleri Şimonoğulları'na, "Kenanlılar'la savaşmak için payımıza düşen bölgeye bizimle birlikte gelin" dediler, "Sonra biz de payınıza düşen bölgeye sizinle geliriz." Böylece Şimonoğulları Yahudaoğulları'yla birlikte gitti.

4 - Yahudaoğulları saldırıya geçti. RAB Kenanlılar'la Perizliler'i ellerine teslim etti. Bezek'te onlardan on bin kişiyi öldürdüler.

5 - Adoni-Bezek'le orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılar'la Perizliler'i yenilgiye uğrattılar.

6 - Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler

7 - O zaman Adoni-Bezek şöyle dedi: "Elleriyle ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral, soframdan düşen kırıntıları toplayıp yerdi. Tanrı bana onlara yaptıklarımın karşılığını veriyor." Adoni-Bezek'i Yeruşalim'e götürdüler; orada öldü.

8 - Yahudaoğulları Yeruşalim'e saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.

9 - Sonra dağlık bölgede, Negev'de ve Şefela'da yaşayan Kenanlılar'la savaşmak üzere güneye yöneldiler.

10 - Eski adı Kiryat-Arba olan Hevron'da yaşayan Kenanlılar'ın üzerine yürüyerek Şeşay, Ahiman ve Talmay'ı yenilgiye uğrattılar.

11 - Oradan eski adı Kiryat-Sefer olan Devir Kenti halkının üzerine yürüdüler.

12 - Kalev, "Kiryat-Sefer halkını yenip orayı ele geçirene kızım Aksa'yı eş olarak vereceğim" dedi.

13 - Kenti Kalev'in küçük kardeşi Kenaz'ın oğlu Otniel ele geçirdi. Bunun üzerine Kalev kızı Aksa'yı ona eş olarak verdi.

14 - Kız Otniel'in yanına varınca, onu babasından bir tarla istemeye zorladı. Kalev, eşeğinden inen kızına, "Bir isteğin mi var?" diye sordu.

15 - Kız, "Bana bir armağan ver" dedi, "Madem Negev'deki toprakları bana verdin, su kaynaklarını da ver." Böylece Kalev yukarı ve aşağı su kaynaklarını ona verdi.

16 - Musa'nın kayınbabasının torunları olan Kenoğulları, Yahudaoğulları'yla birlikte Hurma Kenti'nden ayrılıp Arat'ın güneyindeki Yahuda Çölü'nde yaşamaya gittiler

17 - Bundan sonra Yahudaoğulları, kardeşleri Şimonoğulları'yla birlikte gidip Sefat Kenti'nde oturan Kenanlılar'ı yenilgiye uğrattılar. Kenti tümüyle yıktılar ve oraya Horma adını verdiler.

18 - Yahudaoğulları Gazze'yi, Aşkelon'u, Ekron'u ve bunlara bağlı toprakları da ele geçirdiler

19 - RAB Yahudaoğulları'yla birlikteydi. Yahudaoğulları dağlık bölgeyi ele geçirdilerse de ovada yaşayan halkı kovamadılar. Çünkü bunların demirden savaş arabaları vardı.

20 - Musa'nın sözü uyarınca Hevron'u Kalev'e verdiler. Kalev de Anak'ın üç torununu oradan sürdü.

21 - Bununla birlikte Benyaminoğulları Yeruşalim'de yaşayan Yevuslular'ı kovmadılar. Yevuslular bugüne dek Yeruşalim'de Benyaminoğulları'yla birlikte yaşıyorlar.

22 - Yusuf'un soyundan gelenler Beytel'in üzerine yürüdüler. RAB onlarla birlikteydi.

23 - Eski adı Luz olan Beytel Kenti hakkında bilgi toplamak için gönderdikleri casuslar

24 - kentten çıkan bir adam gördüler. Ona, "Kentin girişini bize gösterirsen, sana iyi davranırız" dediler.

25 - Kentin girişini gösteren adamla ailesini serbest bıraktılar, kent halkını ise kılıçtan geçirdiler.

26 - Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugüne dek bu adla anılıyor.

27 - Manaşşeoğulları Beytşean, Taanak, Dor, Yivleam, Megiddo ve bunların çevre köylerindeki halkı kovmadı. Çünkü Kenanlılar bu topraklarda kalmakta kararlıydı.

28 - İsrailliler Kenan halkını tümüyle kovamadılar; ama zamanla güçlenince onları angaryasına çalıştırdılar.

29 - Efrayimoğulları Gezer'de yaşayan Kenanlılar'ı buradan sürmediler. Kenanlılar Gezer'de İsrailliler'in arasında yaşadılar.

30 - Zevulun da Kitron ve Nahalol halklarını kovmadı. İsrailliler arasında yaşayan bu Kenanlılar angarya işler yaptılar.

31 - Aşeroğulları'na gelince, onlar da Akko, Sayda, Ahlav, Akziv, Helba, Afek ve Rehov halklarını kovmadılar.

32 - Bu topraklardaki Kenanlılar'ı kovmayıp onlarla birlikte yaşadılar.

33 - Naftali Beytşemeş ve Beytanat halkını kovmadı. Buraların halkı olan Kenanlılar'la birlikte yaşayıp onları angaryasına çalıştırdı.

34 - Amorlular Danoğulları'nı ovaya inmekten alıkoyarak dağlık bölgelerde tuttular.

35 - Amorlular Heres Dağı'nda, Ayalon'da ve Şaalvim'de kalmakta kararlıydılar. Yusuf'un torunları güçlenince onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.

36 - Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu


Apostolların İşleri 5:1-42

1 - Ama Ananiya adında bir adam, ve de onun karısı Safira vardı. Onlar da bir tarla sattılar.

2 - Adam o paranın bir parçasını kendisine sakladı. Karısının gene, her şeyden haberi vardı. Adam parasının bir parçasını getirip apostolların ayaklarının dibine braktı.

3 - Ama Petrus şöyle dedi: "Ananiya, nasıl oldu da, Şeytan senin yüreğini doldurdu? Öyle ki, Kutsal Ruh'a yalan söyleyesin, ve tarlanın parasından bir parça saklayasın?

4 - Tarla henüz satılmadan senin değil miydi? Ve satıldıktan sonra bile senin elinde değil miydi? Ne için yüreğinde bu işe karar verdin? Sen insanlara yalan söylemedin, Allaha yalan söyledin."

5 - Ananiya bu sözleri işitince yere yıkıldı ve son soluğunu verdi. Bu meseleden kimin haberi oldu, hepsinin üzerine büyük bir korku geldi.

6 - Delikanlılar da kalkıp onu örttüler. Onu dışarıya taşıyıp gömdüler.

7 - Aşağı yukarı üç saat geçti. Ondan sonra onun karısı içeri girdi. Ama ne olmuş ne gitmiş diye, haberi yoktu.

8 - Petrus sözü alıp şöyle konuştu: "Söyle bana: tarlayı filanca paraya mı sattınız?" Kadın da dedi: "Evet, o paraya."

9 - Ondan sonra Petrus ona dedi: "Ne için sözlerinizi birleştirip Rabbin Ruhunu denediniz? Senin kocanı gömen kişiler var ya! Bak, kapıda onların ayak sesleri duyuluyor. Onlar seni de dışarıya taşıyacaklar."

10 - Kadın da dakkada onun ayaklarının dibine düşüp son soluğunu verdi. O anda delikanlılar içeri girdiler. Kadını ölü bulunca, onu dışarıya taşıdılar ve kocasının yanına gömdüler.

11 - Bütün toplululuğa ve bundan haber alanların hepsine büyük korku geldi.

12 - Halk arasında apostolların elleriyle bir sürü nişanlar ve mucizeler yapılırdı. Hep birlikte tek bir yürekle 'Süleyman'ın sayvanına' toplanırdılar.

13 - Ama geri kalanlardan hiç kimse kuraj bulamadı, kendini onlara katsın. Halk gene, onları çok sayardı.

14 - Ve gittikçe daha fazla kişi, hem erkek hem de kadın, Rabbe iman edip onlara katıldılar.

15 - O dereceye geldi ki, hastaları sokağa çıkarıp yataklar ve döşeklerin üzerine yattırdılar. Yeter ki, Petrus oradan geçerken, en azında onun gölgesi bazılarının üzerine düşsün.

16 - Yeruşalim'in etrafındaki kasabalardan bile gelip bir sürü hasta ve kötü ruhlu kişiler getirirdiler. Ve hepsi iyileştiler.

17 - O vakıt Allahevinin güdücüsü ve onun tarafını tutanların hepsi (hani, Sadukiler partisi), kıskançlıkla dolup işe kalktılar:

18 - Apostolları yakalatırıp devlet mapusuna attırdılar.

19 - Ama Rabbin bir meleği geceleyin mapusun kapılarını açtı ve onları dışarıya çıkarıp dedi:

20 - "Gidin, Allahevinde durun ve 'yaşam haberi'ni tam olarak halka bildirin!"

21 - Bunu duyunca, sabaha doğru Allahevine girip ders vermeye başladılar. Bu arada Allahevinin güdücüsü ve onun adamları geldiler ve parlamentoyu, hani İsrail halkının bütün akıldanecileri, toplantıya çağırdılar. Ondan sonra mapusa haber yolladılar, apostollar getirilsin diye.

22 - Ama polisler gidip onları mapusta bulamadılar. Bunun üzerine dönüp meseleyi anlatırdılar:

23 - "Mapusu sımsıkı kapalı bulduk. Bekçiler de kapının önünde durdular. Ama nasıl kapıyı açtık, içerde kimseyi bulamadık."

24 - Allahevinin baş polisi ve güdücüleri bu sözleri işitince şaşkın kaldılar ve bu işin sonu ne olacak diye merak ettiler.

25 - Derken, birisi gelip onlara şu haberi bildirdi: "Sizin mapusa attığınız adamlar var ya! Te, Allahevinde durup halka ders veriyorlar."

26 - O vakıt başpolis, öbür polislerle birlikte, onları getirmeye gitti. Ama hiç zorbacılık kullanmadılar (çünkü polisler halktan korkardılar, onları taşlamasınlar diye).

27 - Apostolları getirip parlamentonun önüne dizdiler. Allahevinin güdücüsü de onları sorguya çekmeye başladı:

28 - "Size çok sıkı ısmarladık, bu adla ders vermeye devam etmeyesiniz. Ve işte, bütün Yeruşalim kasabasını bu öğretişle doldurdunuz. Galiba niyetiniz var, bu adamın kanını üzerimize getiresiniz."

29 - Ama Petrus öbür apostollarla birlikte cevap verip dedi: "Lazım Allahı daha fazla sesleyelim insanlardan.

30 - Dedelerimizin Allahı İsa'yı diriltirdi. Siz Onu tahtaya asıp öldürmüştünüz.

31 - Ama Allah Onu, Padişah ve Kurtarıcı olarak kendi sağ eline kadar yükseltirdi. Böylelikle İsrail'e fırsat veriyor, tövbe etsinler ve günahları bağışlansın.

32 - Biz bu meselelerin şahitleriyiz, Kutsal Ruh da şahittir. Allah Onu, Allahı sesleyen kişilere verdi."

33 - Bunu işitince, kudurdular ve apostolları öldürmeye karar verdiler.

34 - Ama Gamaliyel adında bir Ferisi orada idi. O, Allah kanunun bir muallimi idi; bütün halk onu sayardı. O, parlamentoda ayağa kalkıp buyurdu, apostollar bir vakıt için dışarıya çıkarılsın.

35 - Ondan sonra parlamentodakilere şöyle konuştu: "İsrail adamları! Siz kendinize dikkat edin, bu adamlara ne yapmaya düşünüyorsunuz!

36 - Çünkü bir vakıt Tevdas adında biri kalkıp kendini büyük getirdi. Yakın dört yüz kişi ona katıldı. Adam öldürüldü, onu sesleyenler de dağıtırıldı, ortadan kayboldular.

37 - Bu adamdan sonra, halkın sayılması olduğu günlerde, Celileli Yahuda ayaklandı ve kişileri arkasından sürükledi. O adam da yok oldu, onu sesleyenler de dağıtırıldı.

38 - Onun için, bu şimdiki davada size şu kadarını söyleyeyim: bu adamlardan uzak durun, onlara ilişmeyin. Çünkü diyelim, bu plan, bu iş insan işidir - o vakıt kendiliğinden yok olacak.

39 - Ama diyelim bu Allahtandır - o vakıt kuvvetiniz yetmeyecek onu yıkmaya. Hem de, Allaha karşı dövüşen kişiler olacanız."

40 - Gamaliyel'in fikrini kabul ettiler. Ondan sonra apostolları içeri çağırtırıp kamçılatırdılar. Onlara ısmarladılar, bir daha İsa'nın adında konuşmasınlar. Ondan sonra onları serbest braktılar.

41 - Parlamentodan ayrılırken sevindiler, o ad için çeki çekmeye layık sayıldılar diye.

42 - Ve her gün hem Allahevinde, hem de evden eve gezerek, devam ettiler ders vermeye ve İsa'yı Mesih olarak bildirmeye.