Bugün: 13. 08. 2020
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


1.Samuel 4:1-22

1 - Samuel'in sözü bütün İsrail'de yayıldı. İsrailliler Filistliler'le savaşmak üzere yola çıktılar. İsrailliler Even-Ezer'de, Filistliler de Afek'te ordugah kurdu.

2 - Filistliler İsrail'e karşı savaş düzenine girdiler. Savaş her yere yayılınca, Filistliler İsrailliler'i bozguna uğrattı. Savaş alanında dört bine yakın İsrailli'yi öldürdüler.

3 - Askerler ordugaha dönünce, İsrail'in ileri gelenleri, "Neden bugün RAB bizi Filistliler'in önünde bozguna uğrattı?" diye sordular, "RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı Şilo'dan buraya getirelim ki, aramıza geldiğinde bizi düşmanlarımızın elinden kurtarsın."

4 - Halk Şilo'ya adamlar gönderdi. Keruvlar arasında taht kurmuş, Her Şeye Egemen RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı oradan getirdiler. Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas da Tanrı'nın Antlaşma Sandığı'nın yanındaydılar.

5 - RAB'bin Antlaşma Sandığı ordugaha varınca, bütün İsrailliler öyle yüksek sesle bağırdılar ki, yer yerinden oynadı.

6 - Filistliler bağrışmaları duyunca, "İbraniler'in ordugahındaki bu yüksek bağrışmaların anlamı ne?" diye sordular. RAB'bin Sandığı'nın ordugaha getirildiğini öğrenince,

7 - korkarak, "Tanrılar ordugaha gelmiş" dediler, "Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.

8 - Vay başımıza! Bu güçlü tanrıların elinden bizi kim kurtarabilir? Çölde Mısırlılar'ı her tür belaya çarptıran tanrılar bunlar.

9 - Güçlü olun, ey Filistliler! Yiğitçe davranın! Yoksa, İbraniler size nasıl boyun eğdiyse, siz de onlara öyle boyun eğeceksiniz. Bu yüzden yiğitçe davranın ve savaşın!"

10 - Böylece Filistliler savaşıp İsrailliler'i bozguna uğrattılar. İsrailliler'in hepsi evlerine kaçtı. Yenilgi öyle büyüktü ki, İsrailliler otuz bin yaya asker yitirdi,

11 - Tanrı'nın Sandığı alındı, Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas öldü.

12 - Benyaminli bir adam savaş alanından koşarak aynı gün Şilo'ya ulaştı. Giysileri yırtılmış, başı toz toprak içindeydi.

13 - Adam Şilo'ya vardığında, Tanrı'nın Sandığı için yüreği titreyen Eli, yol kıyısında bir sandalyeye oturmuş, kaygıyla bekliyordu. Adam kente girip olup bitenleri anlatınca, kenttekilerin tümü haykırdı.

14 - Eli haykırışları duyunca, "Bu gürültünün anlamı ne?" diye sordu. Adam olanları Eli'ye bildirmek için hemen onun yanına geldi.

15 - O sırada Eli doksan sekiz yaşındaydı. Gözleri zayıflamış, göremiyordu.

16 - Adam Eli'ye, "Ben savaş alanından geliyorum" dedi, "Savaş alanından bugün kaçtım." Eli, "Ne oldu, oğlum?" diye sordu.

17 - Haber getiren adam şöyle yanıtladı: "İsrailliler Filistliler'in önünden kaçtı. Askerler büyük bir yenilgiye uğradı. İki oğlun, Hofni'yle Pinehas öldü. Tanrı'nın Sandığı da ele geçirildi."

18 - Adam Tanrı'nın Sandığı'ndan söz edince, Eli sandalyeden geriye, kapının yanına düştü. Yaşlı ve şişman olduğundan boynu kırılıp öldü. İsrail halkını kırk yıl süreyle yönetmişti.

19 - Eli'nin gelini -Pinehas'ın karısı- gebeydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın Sandığı'nın ele geçirildiğini, kayınbabasıyla kocasının öldüğünü duyunca birden sancıları tuttu, yere çömelip doğurdu.

20 - Ölmek üzereyken ona yardım eden kadınlar, "Korkma, bir oğlun oldu" dediler. Ama o aldırmadı, karşılık da vermedi.

21 - Tanrı'nın Sandığı ele geçirilmiş, kayınbabasıyla kocası ölmüştü. Bu yüzden, "Yücelik İsrail'den ayrıldı!" diyerek çocuğa İkavot adını verdi.

22 - Yücelik İsrail'den ayrıldı! dedi, "Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi."


Romalılar 4:1-25

1 - Madem öyle, bedence bizim babamız olan İbrahim'den için ne diyelim?

2 - İbrahim yaptığı işlerinden için suçsuz sayılmış olaydı, o vakıt hakkı olacaydı övünsün. Ama değil övünsün Allahın önünde.

3 - Kutsal Kitap ne diyor? "İbrahim Allaha iman etti, bu da ona doğruluk sayıldı."

4 - Kim işlerse, onun alacağı bir bahşiş sayılmaz, bir ödemek sayılır.

5 - Ama kim işlemezse, onun yerine Allaha iman ederse, hani Allahsız kişileri suçsuz kılacak diye, işte o kişinin imanı kendisine doğruluk sayılacak.

6 - Aynı öyle Davut da o adamın mutluluğunu anlatırıyor, hani Allah onu işler olmadan suçsuz sayıyor:

7 - "Ne mutlu o kişilere ki, onların haksızlıkları af edildi ve onların günahları örtüldü.

8 - Ne mutlu o adama ki, Rab onun günahlarını hesaba koymayacak."

9 - Peki, bu mutluluk kime veriliyor? Sade sünnetlilere mi, yoksa sünnetsizlere de mi? Hani diyoruz ya, "İbrahim'e iman doğruluk sayıldı."

10 - Ne zaman suçsuz sayıldı? Sünnetli iken mi, yoksa henüz sünnetsiz iken mi? Değil sünnetli iken, ama henüz sünnetsiz iken.

11 - Ve nişan olarak da sünneti aldı. Bu sünnet onun imanına bir mühür olacaktı (ama o iman henüz sünnetsizken onda bulunurdu). Maksat, sünnet olmadan iman edenlerin babası olabilsin, o kişiler de suçsuz sayılabilsin.

12 - Aynı zaman da sünnetlilerin babası olsun; o sünnetliler ki, değil sade sünnetli halktandırlar, ama aynı zamanda babamızın imanının izinden yürüyorlar. Ve o iman onda bulunurdu, ne vakıt o henüz sünnetli değildi.

13 - İbrahim'e ve onun soyundan gelenlere Allah söz vermişti, dünyayı miras alacaklar diye. Ama Allahın bu sözü, Allah kanunu ile verilmedi, imandan gelen bir doğrulukla verildi.

14 - Çünkü Allah kanununa sahip olanlar mirasçı olsalardı, iman boş bir şey olurdu, Allahın sözü de artık geçmeyeceydi.

15 - Çünkü Allah kanunu Allahın öfkesini kaldırıyor. Ama kanun nerede yoksa, orada onu bozmak da mümkün olmuyor.

16 - Onun için Allahın sözü, imana bağlanmıştı, merhamete dayansın diye. Allahın sözü İbrahim'in soyundan gelenlerin hepsine kesin olacaktı. Değil sade Allah kanununa sahip olanlar, ama aynı zaman da İbrahim'in imanına sahip olanlar. O da hepimizin babasıdır.

17 - Aynı yazıldığı gibi: "Ben seni çok milletlerin babası yaptım." Bu da ölüleri diriltiren, ve henüz var olmayan şeyleri var eden Allahın önünde oldu.

18 - İbrahim, umut yokken umutla iman etti. Öylelikle çok milletlerin babası oldu. Bu da verilen şu söze uygundu: "Senin soyun böyle olacak."

19 - İmanda hiç zayıflamadı: yüz yaşında iken ölmüş gibi olan kendi bedenine baktı, Sara'nın ölmüş olan ana rahmine baktı,

20 - ve gene de imansızlık yapıp Allahın sözünden şüpelenmedi. Tam tersi, imanda kuvvetlendi ve Allahı şanladı.

21 - Ve tam güvenirdi ki, Allahın kuvveti var, söz vermiş olduğu şeyleri yerine getirsin.

22 - İşte, onun için bu ona doğruluk sayıldı.

23 - Bunlar yazılmadı sade onun kendisi için, hani ona doğruluk sayılsın diye.

24 - Hayır, bunlar bizim için de yazıldı, ve bize de doğruluk sayılacak, çünkü Rabbimiz İsa'yı ölülerden Diriltirene iman ediyoruz.

25 - Rabbimiz İsa, bizim suçlarımız için verildi, ve biz suçsuz sayılalım diye diriltirildi.