Bugün: 18. 11. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


1.Tarihler 9:1 - 10:14

1 - Bütün İsrailliler soylarına göre kaydedilmiştir. Bu kayıtlar İsrail krallarının tarihinde yazılıdır. Yahudalılar RAB'be ihanet ettikleri için Babil'e sürüldüler.

2 - Kentlerindeki mülklerine dönüp ilk yerleşenler bazı İsrailliler, kâhinler, Levililer ve tapınak görevlileriydi.

3 - Yahuda, Benyamin, Efrayim ve Manaşşe soyundan Yeruşalim'de yaşayanlar şunlardır:

4 - Yahuda oğlu Peres soyundan Bani oğlu İmri oğlu Omri oğlu Ammihut oğlu Utay.

5 - Şelaoğulları'ndan: İlk oğlu Asaya ve oğulları.

6 - Zerahoğulları'ndan: Yeuel. Yahudalılar'ın 690 kişiydi.

7 - Benyamin soyundan gelenler: Hassenua oğlu Hodavya oğlu Meşullam oğlu Sallu,

8 - Yeroham oğlu Yivneya, Mikri oğlu Uzzi oğlu Ela, Yivniya oğlu Reuel oğlu Şefatya oğlu Meşullam.

9 - Soylarına göre kaydedilenlerin 956 kişiydi. Bunların hepsi aile başlarıydı.

10 - Kâhinler: Yedaya, Yehoyariv, Yakin,

11 - Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,

12 - Malkiya oğlu Paşhur oğlu Yeroham oğlu Adaya, İmmer oğlu Meşillemit oğlu Meşullam oğlu Yahzera oğlu Adiel oğlu Maasay.

13 - Aile başları olan kâhin kardeşlerinin 1 760’tı. Tanrı'nın Tapınağı'ndaki hizmetlerden sorumlu yetenekli kişilerdi.

14 - Levililer: Merarioğulları'ndan Haşavya oğlu Azrikam oğlu Haşşuv oğlu Şemaya,

15 - Bakbakkar, Hereş, Galal, Asaf oğlu Zikri oğlu Mika oğlu Mattanya,

16 - Yedutun oğlu Galal oğlu Şemaya oğlu Ovadya ve Netofalılar'ın köylerinde yaşayan Elkana oğlu Asa oğlu Berekya.

17 - Tapınak kapı nöbetçileri: Şallum, Akkuv, Talmon, Ahiman ve kardeşleri. Şallum başlarıydı.

18 - Bugüne kadar doğuya bakan Kral Kapısı'nda görevlidirler. Levili bölüklere bağlı kapı nöbetçileri bunlardı.

19 - Korah oğlu Evyasaf oğlu Kore oğlu Şallum ve ailesinden -Korahoğulları'ndan- olan çalışma arkadaşları Çadır'ın giriş kapısının nöbetçileriydi. Bunların ataları da RAB'bin ordugahının giriş kapısının nöbetçileriydi.

20 - Önceleri Elazar oğlu Pinehas onların başıydı. RAB onunlaydı.

21 - Buluşma Çadırı'nın kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı.

22 - Giriş kapısına nöbetçi seçilenlerin toplamı 212’ydi. Bunlar, köylerinde bağlı oldukları soy kütüğüne yazılıdır. Davut'la Bilici Samuel tarafından bu göreve atanmışlardı.

23 - Oğullarıyla birlikte RAB'bin Tapınağı'nın, yani Çadır'ın kapılarında nöbet tutarlardı.

24 - Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.

25 - Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.

26 - Dört kapının baş nöbetçileri Levili'ydi. Bunlar Tanrı'nın Tapınağı'ndaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.

27 - Geceyi Tanrı'nın Tapınağı'nın çevresinde geçirirlerdi. Çünkü tapınağı koruma ve her sabah kapılarını açma görevi onlarındı.

28 - Bazıları da tapınak hizmetinde kullanılan eşyalardan sorumluydu. Eşyaları sayarak içeri alır, sayarak dışarıya çıkarırlardı.

29 - Öbürleri eşyalardan, kutsal yere ait nesnelerden, ince undan, şaraptan, zeytinyağından, günnükten, baharattan sorumluydu.

30 - Ancak baharatları karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.

31 - Korahoğulları'ndan Şallum'un ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.

32 - Kardeşleri Kehatoğulları'ndan bazıları da her Şabat Günü Tanrı'ya adanan ekmekleri hazırlamakla görevliydi.

33 - Levililer'in boy başları olan ezgiciler tapınağın odalarında yaşardı. Başka iş yapmazlardı. Çünkü yaptıkları işten gece gündüz sorumluydular.

34 - Bunların hepsi soy kütüğüne göre Levililer'in boy başları, önderleriydi ve Yeruşalim'de yaşarlardı.

35 - Givon'un kurucusu Yeiel, Givon'da yaşadı. Karısının adı Maaka'ydı.

36 - Yeiel'in ilk oğlu Avdon'du. Öbürleri şunlardı: Sur, Kiş, Baal, Ner, Nadav,

37 - Gedor, Ahyo, Zekeriya, Miklot.

38 - Miklot Şimam'ın babasıydı. Bunlar Yeruşalim'de akrabalarının yanında yaşarlardı.

39 - Ner Kiş'in, Kiş Saul'un babasıydı. Saul Yonatan, Malkişua, Avinadav ve Eşbaal'ın babasıydı.

40 - Yonatan Merib-Baal'ın, Merib-Baal Mika'nın babasıydı.

41 - Mika'nın oğulları: Piton, Melek, Tahrea, Ahaz.

42 - Ahaz Yada'nın babasıydı. Yada Alemet, Azmavet ve Zimri'nin, Zimri Mosa'nın,

43 - Mosa Binea'nın, Binea Refaya'nın, Refaya Elasa'nın, Elasa da Asel'in babasıydı.

44 - Asel'in altı oğlu vardı. Adları şöyledir: Azrikam, Bokeru, İsmail, Şearya, Ovadya, Hanan. Bütün bunlar Asel'in oğullarıydı.

1 - Filistliler İsrailliler'le savaşa tutuştu. İsrailliler Filistliler'in önünden kaçtı. Birçoğu Gilboa Dağı'nda ölüp yere serildi.

2 - Filistliler Saul'la oğullarının ardına düştüler. Saul'un oğulları Yonatan'ı, Avinadav'ı ve Malkişua'yı yakalayıp öldürdüler.

3 - Saul'un çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.

4 - Saul silahını taşıyan adama, "Kılıcını çek de bana sapla" dedi, "Yoksa bu sünnetsizler gelip benimle alay edecekler." Ama silah taşıyıcısı büyük bir korkuya kapılarak bunu yapmak istemedi. Bunun üzerine Saul kılıcını çekip kendini üzerine attı.

5 - Saul'un öldüğünü görünce, silah taşıyıcısı da kendini kılıcının üzerine atıp öldü.

6 - Böylece Saul, üç oğlu ve bütün ev halkı birlikte öldüler.

7 - Vadide oturan İsrailliler, İsrail ordusunun kaçtığını, Saul'la oğullarının öldüğünü anlayınca, kentlerini terk edip kaçmaya başladılar. Filistliler gelip bu kentlere yerleştiler.

8 - Ertesi gün Filistliler, öldürülenleri soymak için geldiklerinde, Saul'la oğullarının Gilboa Dağı'nda öldüğünü gördüler.

9 - Saul'u soyduktan sonra başını kesip silahlarını aldılar. Sonra bu iyi haberi putlarına ve halka duyurmaları için Filist ülkesinin her yanına ulaklar gönderdiler.

10 - Saul'un silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağı'na çaktılar.

11 - Yaveş-Gilat halkı Filistliler'in Saul'a yaptıklarını duydu.

12 - Bütün yiğitler gidip Saul'la oğullarının cesetlerini Yaveş'e getirdiler. Sonra kemiklerini Yaveş'teki yabanıl fıstık ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.

13 - Saul RAB'be ihanet ettiği için öldü. RAB'bin sözünü yerine getirmedi.

14 - Yol göstermesi için RAB'be danışacağına bir cinciye danıştı. Bu yüzden RAB onu öldürdü. Krallığını da İşay oğlu Davut'a devretti


İbraniler 12:1-29

1 - Evet gördük ki, etrafımızda o kadar büyük bir kalabalık şahitler var. Madem öyle, bütün yüklerden ve bizi çok çabuk saran günahtan soyunalım. Ve bizim için hazırlanmış olan yarışta sabırla koşalım.

2 - Gözlerimizi İsa'ya dikelim, imanımızı başlattıran ve tamamlayan Odur. Kendisi için bir sevinç hazırlanmıştı, ve o sevincin uğruna haçın utancına hiç önem vermeden dayandı. Ve artık Allahın kral iskemlesinin sağında oturdu.

3 - Evet, Ona bakın, günahkârlar Ona ne kadar karşı geldiler ve O gene de dayandı. Yoksa canlarınız yorulacak, soluğunuz bitecek.

4 - Zaten günaha karşı dövüşürken, henüz öyle bir duruma gelmediniz, kanınız dökülsün.

5 - Yoksa unuttunuz mu, Allah size nasıl kendi evlatlarına konuşurmuş gibi konuşuyor: "Oğlum, Rabbin terbiyesini hor görme, O seni azarladı mı, sakın umudunu kesme.

6 - Çünkü Rab kimi severse, onu terbiyeye çekiyor, Ve kimi evlat yerine kabul ederse, onu şamarlıyor."

7 - Demek, ne vakıt terbiyeye çekiliyorsunuz, o vakıt Allah size evlatlara davranır gibi davranıyor. Çünkü var mı bir evlat, babası onu terbiyeye çekmesin?

8 - Ama herkeste olduğu gibi, siz de terbiyeye çekilmediniz mi, o vakıt evlatlar değilsiniz, getirme kızansınız.

9 - Üstelik, beden babalarımız vardı, bizi terbiyeye çektiler, biz onları gene sayardık. O vakıt, ruhların babasına çok daha fazla boyun eğip yaşama kavuşmayalım mı?

10 - Öbürleri sade kısa bir zaman için ve kafaları nasıl buyurduysa sizi terbiyeye çektiler. Allah gene, bunu yapıyor bizim faydamız için, öyle ki, Onun kutsallığını paylaşalım.

11 - Terbiyeye çekilmek elbette o anda kişinin hoşuna gitmez, ona ağır geliyor. Ama sonra, kim öyle alıştırılırsa, o kişilerde yemiş olarak barışı getiren bir doğruluk meydana getiriliyor.

12 - Onun için, sarkık elleri kaldırın ve bükük dizleri doğrulturun.

13 - Ayaklarınız için dümdüz patikalar yapın. Öyle ki, topal olan yoldan sapmasın, ama iyileşsin.

14 - Cabalayın, herkesle barışıklık içinde olasınız. Ve kutsallığın peşinde koşun, çünkü o olmadan kimse Rabbi görmeyecek.

15 - Dikkat edin, kimse Allahın merhametinden uzaklaşmasın. Birhangi acı kök çıkmasın, yoksa çok kişi onunla lekelenecek.

16 - Zinacı ya da Allahsız biri olmasın, mesela Esav gibi: o, bir lokma ekmek için ilk doğan hakkını sattı.

17 - Ve biliyorsunuz, sonra mirası almak istedi, ama geri çevirilidi. Gözyaşları döküp tövbe etmek istedi, ama meydan bulamadı.

18 - Ama siz o balkana gelmediniz: hani, ona dokunmak yasak idi, orada harıl harıl yanan bir ateş, karanlık ve kapkara bir fırtına vardı.

19 - Bir borazan sesi ve sözlerin uğluması işitildi. O dereceye geldi ki, onu işitenler yalvardılar, artık onlara bir söz daha söylenmesin.

20 - Çünkü onlara buyurulan söze dayanamadılar: "Bir hayvan olsa bile, bu balkana kim dokunursa taşlanacak!"

21 - Bu görüntüye bakmak o kadar korkunçtu ki, Musa dedi: "Çok korkuyorum ve titriyorum."

22 - Hayır, siz Siyon Dağına geldiniz, diri Allahın kasabasına, gökteki Yeruşalim'e, sayılamayan meleklerin şenliğine geldiniz.

23 - Gökte yazılı olan ilk doğanların topluluğuna geldiniz; herkesi davalayan Allaha geldiniz; tamamlık durumuna getirilmiş doğru adamların ruhlarına geldiniz.

24 - Yeni anlaşmanın aracısı olan İsa'ya geldiniz; Abil'in kanından daha iyi şeylerden için konuşan serpilmiş kana geldiniz.

25 - Dikkat edin, konuşan Allahtan yüz çevirmeyesiniz. Çünkü o kişiler, hani onlara yeryüzünde konuşmuş olandan yüz çevirdiler, cezadan kaçamadılar. Madem öyle, gökten Konuşandan yüz çevirdik mi, hepten kurtulamayacaz.

26 - Onun sesi bir vakıt yeryüzünü sarsaladı. Ama şimdi şöyle bir söz verdi: "Ben bir kere daha sarsalayacam, değil sade yeryüzünü ama gökyüzünü de!"

27 - Bu laf, "bir kere daha" şunu demek istiyor: sarsalanan şeyler, hani yaratılan şeyler, ortadan kaldırılıyor, öyle ki, sarsalanmayan şeyler kalsın.

28 - Demek, sarsalanmayan bir krallık alıyoruz. Madem öyle, yüreğimiz şükür etmekle dolu olsun. Allah korkusu ve saygınlık içinde, Allaha makbul biçimde hizmet edelim.

29 - Çünkü Allahımız yakıp bitiren bir ateştir.