Bugün: 24. 02. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Çıkış 7:1-25

1 - RAB, "Bak, seni firavuna karşı Tanrı gibi yaptım" dedi, "Ağabeyin Harun senin peygamberin olacak.

2 - Sana buyurduğum her şeyi ağabeyine anlat. O da firavuna İsrailliler'i ülkesinden salıvermesini söylesin.

3 - Ben firavunu inatçı yapacağım ki, belirtilerimi ve şaşılası işlerimi Mısır'da arttırabileyim.

4 - Ama Firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır'ın üzerine koyacağım ve onları ağır biçimde cezalandırarak halkım İsrail'i ordular halinde Mısır'dan çıkaracağım.

5 - Mısır'a karşı elimi kaldırdığım ve İsrailliler'i aralarından çıkardığım zaman Mısırlılar benim RAB olduğumu anlayacak."

6 - Musa'yla Harun RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar.

7 - Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı

8 - RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi:

9 - Firavun size, 'Bir mucize yapın' dediğinde, söyle Harun'a, değneğini alıp firavunun önüne atsın. Değnek yılan olacak.

10 - Böylece Musa'yla Harun firavunun yanına gittiler ve RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar. Harun değneğini firavunla görevlilerinin önüne attı. Değnek yılan oluverdi.

11 - Bunun üzerine Firavun kendi bilgelerini, büyücülerini çağırdı. Mısırlı büyücüler de büyüleriyle aynı şeyi yaptılar.

12 - Her biri değneğini attı, değnekler yılan oldu. Ancak Harun'un değneği onların değneklerini yuttu.

13 - Yine de, RAB'bin söylediği gibi Firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi

14 - RAB Musa'ya, "Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor" dedi,

15 - Sabah git, Firavun Nil'e inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al

16 - ve ona de ki: 'Halkımı salıver, çölde bana tapsınlar, demem için İbraniler'in Tanrısı RAB beni sana gönderdi. Ama sen şu ana kadar kulak asmadın.

17 - Benim RAB olduğumu şundan anla, diyor RAB: İşte, elimdeki değneği ırmağın sularına vuracağım, sular kana dönecek.

18 - Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.'

19 - Sonra RAB Musa'ya şöyle buyurdu: "Harun'a de ki, 'Değneğini al ve elini Mısır'ın suları üzerine ‑ırmakları, kanalları, havuzları, bütün su birikintileri üzerine‑ uzat, hepsi kana dönsün. Bütün Mısır'da tahta ve taş kaplardaki sular bile kana dönecek.'"

20 - Musa'yla Harun RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar. Harun firavunla görevlilerinin gözü önünde değneğini kaldırıp ırmağın sularına vurdu. Bütün sular kana dönüştü.

21 - Irmaktaki balıklar öldü, ırmak kokmaya başladı. Mısırlılar ırmağın suyunu içemez oldular. Mısır'ın her yerinde kan vardı.

22 - Mısırlı büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar. RAB'bin söylediği gibi Firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

23 - Olanlara aldırmadan sarayına döndü.

24 - Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.

25 - RAB'bin ırmağı vurmasının üzerinden yedi gün geçti


Luka 10:1-42

1 - Bundan sonra Rab yetmiş başka kişi seçti. Hangi kasabaya, hangi köye gitmek istedi ise, onları ikişer ikişer kendisinden önce oraya yolladı.

2 - Onlara şöyle konuştu: "Harman sahiden de büyük, ama işçiler az. Onun için, harmanın sahibine yalvarın ki, işçiler yollasın harmanına.

3 - Gidin! İşte, ben sizi koyunlar gibi kurtların arasına yolluyorum.

4 - Yanınıza kese, torba ya da pabuçlar almayın. Yolda iken kimseye de selam vermeyin.

5 - Hangi eve girerseniz, 'Bu eve barış olsun' diye dileyin.

6 - O evde bir barış adamı oturursa, sizin barışınız onun üzerinde duracak. Ama yoksa, tekrar size dönecek.

7 - O evde kalın. Size ne verirlerse onu yiyin, için. Çünkü her işçi aylığını hak ediyor. Başka başka evlerde gecelemeyin.

8 - Ne vakıt bir kasabaya girerseniz, onlar da sizi kabul ederlerse, önünüze ne koyarlarsa onu yiyin.

9 - O kasabadaki hastalara şifa verin, halka ilan edin ki, 'Allahın krallığı size yakınladı.'

10 - Ama ne zaman bir kasabaya girerseniz ve onlar sizi kabul etmezlerse, sokaklara çıkın ve şöyle konuşun:

11 - Sizin kasabanızdan bize yapışan tozlarını bile silkiyoruz, size karşı şahitlik olsun diye. Şunu bilesiniz: Allahın krallığı size yakınladı.'

12 - Ben size şu kadarını söyleyeyim: O Günde Sodom'un hali o kasabanınkinden daha iyi olacak.

13 - Vay senin haline, ey Horazin kasabası! Vay senin haline, ey Beytsayda kasabası! Çünkü sizde yapılan kuvvetli işler Tire ve Sidon'da yapılmış olsaydı, onlar çoktan çuval ve kül içinde oturup tövbe edeceydiler.

14 - Ama davalama gününde Tire ve Sidon'un hali o kadar korkunç olmayacak, ne kadar o kasabanın hali korkunç olacak.

15 - Ve sen, ey Kefernahum! Sen göke kadar yükselmişsin. Ama sen cendemin dibine batacan.

16 - Kim sizi seslerse, beni seslemiş olur. Ve kim sizi kabul etmezse, beni kabul etmemiş olur. Ve kim beni kabul etmezse, beni Göndereni kabul etmemiş olur."

17 - Yetmişler sevinç içinde döndüler. İsa'ya dediler: "Rab, kötü ruhlar bile senin adınla bizi seslediler."

18 - O da onlara şöyle cevap verdi: "Ben baktım, Şeytan bir şimşek gibi gökten düştü.

19 - Ben size kuvvet veriyorum, yılanlar ve akrepler ve düşmanın bütün kuvvetini ezesiniz; o da size hiç zarar vermeyecek.

20 - Gene de sevinmeyin, kötü ruhlar sizi sesliyorlar diye, ama sevinin, adlarınız gökte yazılıdır diye."

21 - O vakıt İsa Kutsal Ruhta coştu. Dedi ki, "Sana şükür ediyorum, ey Baba, gökün ve yerin Rabbi, çünkü bu meseleleri bilgili ve akıllı kişilerden sakladın, ama kızan aklında olanlara açtın. Evet, Baba, çünkü sen razı idin öyle olsun."

22 - Öğrencilerine dönüp dedi: "Babam herşeyi benim elime verdi. Oğul kimdir diye, Baba'dan başka kimse bilmez. Ve Baba kimdir diye, Oğul'dan başka kimse bilmez. Sade Oğul kime açıklamak isterse, o kişi de Baba'yı tanıyacak."

23 - Gene öğrencilerine dönüp dedi: "Ne mutlu o gözlere ki, sizin gördüklerinizi görüyorlar.

24 - Size şunu söyleyeyim: Çok peygamber ve krallar vardı, sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Ve sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler."

25 - Bir Allah kanunun muallimi kalkıp İsa'yı denedi. Dedi ki, "Muallim, ne lazım yapayım da, sonsuz yaşamı alayım?"

26 - İsa ona şöyle dedi: "Allah Kanununda ne yazıyor. Orada ne okuyorsun?"

27 - Öbürü cevap verip dedi: "Rab Allahını bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün kuvvetinle ve bütün fikrinle seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin."

28 - İsa ona dedi: "Sen doğru cevabı verdin. Öyle yap, yaşayacan."

29 - Ama öbürü istedi, kendini haklı çıkarsın. İsa'ya dedi: "Peki, komşum kim?"

30 - Cevap olarak İsa ona şöyle konuştu: "Adamın biri Yeruşalim'den Eriha'ya inerken haydutların eline düşmüş. Onu soymuşlar, dövmüşler, ölü gibi ortada brakıp gitmişler.

31 - Ama Allahevindeki görevlilerden biri rastgele oradan geçiyormuş. O da adamı görünce yolun öbür kenarından geçmiş.

32 - Aynı onun gibi bir Levili Allah adamı o yere gelmiş, onu görmüş, ama o da yolun öbür kenarından geçmiş.

33 - Ama yolculuk yaparken, Samiriyeli bir yabancı onu bulmuş. Adamı görünce ona acımış.

34 - Ona gidip zeytinyağı ve şarap sürüp onun yaralarını sarmış. Sonra kendi hayvanına bindirip onu en yakın hana götürmüş, orada ona bakmış.

35 - Ertesi gün ayrılırken çıkarmış iki gümüş para, onları hancıya vermiş, ve ona demiş: 'Adama iyi bak. Ve eger daha fazla harcarsan, ben onu dönüşte sana öderim.'

36 - Peki, sence haydutların ellerine düşen o adama bunlardan hangisi bir komşu oldu?"

37 - Adam dedi: "Bence o adam, hani öbürüne merhamet etmiş." İsa adama dedi: "Sen de git, aynı onun gibi yap."

38 - Onlar yolculuk yaparken bir köye geldiler. Marta adında bir kadın da Onu kendi evine misafir etti.

39 - Meryem adında bir kız kardeşi vardı. O da İsa'nın ayaklarının dibinde oturup Onun sözlerine kulak verdi.

40 - Marta gene, çok uğraştı hizmet etsin; büyük bir telaş içinde idi. Gelip dedi: "Efendimiz, bakın, kızkardeşim beni yalnız braktı, bütün işleri yalnız yapayım. Sen de ona hiç aldırmıyorsun. Söyle de, bana yardım etsin."

41 - Rab ona cevap verip dedi: "Marta, Marta, sen çok şeyler için kahırlanıyorsun, kaygı çekiyorsun.

42 - Ama sade bir şey lazım bize. Meryem daha iyisini seçti, ve onu ondan hiç kimse almayacak."