Bugün: 23. 03. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Çıkış 33:1-23

1 - RAB Musa'ya, "Buradan git" dedi, "Sen ve Mısır'dan çıkardığın halk İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a, 'Orayı senin soyuna vereceğim' diye ant içtiğim topraklara gidin.

2 - Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit, Periz, Hiv, Yevus halklarını oradan kovacağım.

3 - Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim."

4 - Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.

5 - Çünkü RAB Musa'ya şöyle demişti: "İsrailliler'e de ki: 'Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.'"

6 - Böylece Horev Dağı'ndan sonra İsrailliler takılarını çıkardı

7 - Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona 'Buluşma Çadırı' derdi. Kim RAB'be danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırı'na giderdi.

8 - Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, kendi çadırının giriş bölümünde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı.

9 - Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musa'yla konuştuğu sürece girişi kapardı.

10 - Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının giriş bölümünde tapınırdı.

11 - RAB Musa'yla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.

12 - Musa RAB'be şöyle dedi: "Bana, 'Bu halka öncülük et' diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, 'Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum' demiştin.

13 - Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır."

14 - RAB, "Varlığım sana eşlik edecek" diye yanıtladı, "Seni rahata kavuşturacağım."

15 - Musa, "Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma" dedi,

16 - Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkını yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz.

17 - RAB, "Söylediğin gibi yapacağım" dedi, "Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni."

18 - Musa, "Lütfen görkemini bana göster" dedi.

19 - RAB, "Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim" diye karşılık verdi, "Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.

20 - Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."

21 - Sonra, "Yakınımda bir yer var" dedi, "Orada, kayanın üzerinde dur.

22 - Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.

23 - Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek."


Yuhanna 12:1-50

1 - Fısıh Bayramından altı gün önce İsa Beytanya köyüne geldi. Lazar, hani İsa onu ölülerden diriltirdi, orada idi.

2 - Ve İsa için orada bir banket yaptılar. Marta hizmet etti, Lazar gene İsa ile birlikte oturanların arasında idi.

3 - O zaman Meryem bir litre parfüm aldı (bu, saf Hindistan çiçeğinden yapılma ve çok pahalı idi). Bunu İsa'nın ayaklarının üzerine döktü, sonra da ayaklarını kendi saçlarıyla sildi. Ve bütün ev bu parfümün hoş kokusuyla doldu.

4 - Bunun üzerine İskariyotlu Simunoğlu Yahuda dedi ki (o, İsa'nın öğrencilerindendi ve Onu ele vermek üzere idi):

5 - "Neden bu parfüm üçyüz dinara satılmadı? Ve olabilirdi, para fukaralara dağıtırılsın!"

6 - Bunu da söylemedi, fukaraları düşündüğü için, ama hırsız olduğu için. Çünkü kasa onda idi ve oraya atılan paraları eksiltirirdi.

7 - Onun için İsa dedi: "Kadıncağızı rahat brakın. Öyle oldu ki, bunu benim gömüleceğim gün için sakladı.

8 - Fukaralar zaten her daim sizinle olacak. Ama ben her daim sizinle olmayacam."

9 - Yahudilerden çok büyük bir kalabalık, İsa oradadır diye öğrenince, oraya geldiler. Değil sade İsa'dan için, ama Lazar'ı da görmeye geldiler, hani İsa onu ölülerden diriltirmişti.

10 - Bunun üzerine Allahevinin güdücüleri karar verdiler, Lazar'ı da öldürsünler.

11 - Çünkü o sebep oldu, birçok Yahudi onlardan dönüp İsa'ya iman etsinler.

12 - Ertesi gün bayrama çok kalabalık geldiler, çünkü duymuşlardı, İsa da Yeruşalim'e gelecek.

13 - Ve hurma ağaçlarından dallar alıp Onu karşılamaya çıktılar. Şöyle bağırdılar: "Hozana! Rabbin adında Gelen mubarek olsun! İsrail'in kralı Odur!"

14 - İsa bir sıpa bulup ona bindi. Aynı yazıldığı gibi:

15 - "Ey Siyon kızı, korkma! Bak, senin kralın geliyor! Bir eşek yavrusuna binmiş geliyor!"

16 - Onun öğrencileri bu meseleleri en başta anlamazlardı. Ama İsa şanlandıktan sonra hatırladılar ki, kendisinden için bu şeyler yazılmıştı ve Ona aynısını yaptılar.

17 - İsa ne vakıt Lazar'ı mezardan dışarı çağırıp ölülerden diriltirdi, Onun yanında bir sürü kişi bulundu. Onlar da Ona şahitlik yaptılar.

18 - Bu sebepten kalabalık Onu karşılamaya çıktı, çünkü duymuşlardı, İsa o nişanlı mucizeyi yaptı diye.

19 - Bunun üzerine Ferisiler birbirlerine dediler: "Gördünüz mü? Bir yere varamıyorsunuz! Bakın, bütün dünya adamın peşine taklaştı."

20 - Bayram için tapmaya gelenlerin arasında bazı Grekler de vardı.

21 - Bunlar Filipus'a yanaştılar (o da Celile sancağındaki Beytsayda kasabasından idi). Ondan şöyle bir şey rica ettiler: "Efendim, istiyoruz İsa'yı görelim."

22 - Filipus gidip Andreyas'a anlatırdı. Filipus ve Andreyas da İsa'ya anlatırdılar.

23 - İsa da onlara cevap verip dedi: "Artık vakıt geldi, 'İnsanoğlu' şanlansın.

24 - Size çok doğru bir şey söyleyeyim: bir buğday tanesi toprağa düşüp ölmedi mi, yalnız başına kalacak. Ama öldü mü, çok yemiş meydana getirecek.

25 - Kim kendi canını severse, onu kaybedecek. Ama kim bu dünyada canına kıymet biçmezse, onu sonsuz yaşam için kazanacak.

26 - Kim bana hizmet ederse, benim arkamdan gelsin. Ben nerede isem, hizmetçim de orada olsun. Ve kim bana hizmet ederse, Babam ona saygı gösterecek.

27 - Dakkada canımın üzerine bir sıkıntı geldi. Ve buna ne diyeyim? 'Baba beni bu saatten kurtar' mı diyeyim? Hayır, çünkü zaten bu sebep için bu saate vardım.

28 - Baba, kendi adını şanla." Bunun arkasından gökten şöyle bir ses geldi: "Onu hem şanladım hem de gene şanlayacam."

29 - Bunun için etrafta duran ve bu sesi işiten kalabalık dedi: "Gök gürüldedi". Başkaları gene, "Bir melek Ona konuştu" dediler.

30 - İsa cevap verip dedi: "Bu ses benim için gelmedi, ama sizin için geldi.

31 - Artık bu dünyanın üzerine davalama gelmiştir. Bu dünyanın güdücüsü artık dışarı atılacak.

32 - Ve ben dünyadan yukarı kaldırıldım mı, herkesi kendime çekecem."

33 - Tezde nasıl öleceğini göstersin diye, bunu söyledi.

34 - Kalabalık Ona şöyle cevap verdi: "Biz Allah kanunundan öğrendik ki, Mesih sonsuza kadar kalacak. Sen nasıl diyebilirsin ''İnsanoğlu' lazım yukarı kaldırılsın?'. Bu 'İnsanoğlu' kimdir?"

35 - Bunun üzerine İsa onlara dedi ki, "Işık az bir vakıt daha sizinle birlikte kalacak. Henüz aydınlık varken yürüyün. Karanlık sizi yakalamasın. Kim karanlıkta yürürse, nereye gittiğini bilmez.

36 - Henüz aydınlığınız varken, aydınlığa iman edin, öyle ki, siz de aydınlığın evlatları olasınız." İsa bunları söyledikten sonra onlardan ayrılıp saklıda kaldı.

37 - Onların önünde bunca nişanlı mucizeler yaptı, ama gene de Ona iman etmediler.

38 - Öyle ki, İşaya peygamberin sözü yerine gelsin. O şöyle demişti: "Rab, haberimize kim inandı? Ve Rabbin kuvveti kime gösterildi?"

39 - İşte, bunun için iman edemediler, çünkü İşaya gene şöyle diyor:

40 - "Onların gözlerini kör etti ve yüreklerini sertleştirdi. Öyle ki, gözleriyle bir şey görmesinler ve yürekleriyle anlamasınlar. Sakın Allaha dönmesinler ve kurtulmasınlar."

41 - İşaya bunları söyledi, ne vakıt Mesihin şanlılığını gördü. Evet, İşaya Mesihten için konuştu.

42 - Güdücülerden bile birçok kişi Ona iman etti. Ama Ferisilerden için onu açıkça söylemediler, duahanelerden kovulmasınlar diye.

43 - Çünkü değil Allah onları övsün, daha fazla severdiler, insanlar onları övsünler.

44 - İsa da yüksek bir sesle şöyle bağırdı: "Kim bana iman ederse, bana iman etmiş olmuyor, beni göndermiş Olana iman etmiş oluyor.

45 - Ve kim beni görürse, beni göndermiş Olanı görmüş oluyor.

46 - Ben geldim, dünyaya aydınlık olmaya. Öyle ki, bana her kim iman ederse artık karanlıkta kalmasın.

47 - Ama bir kişi benim sözlerimi işitip gene de iman etmezse, ben onu davalamam. Çünkü gelmedim, dünyayı davalayım diye ama dünyayı kurtarayım diye.

48 - Kim beni redderse ve sözlerimi kabul etmezse, onun için var kim onu davalasın: söylemiş olduğum söz - işte, dünyanın sonunda o kişiyi davalayacak olan odur.

49 - Ne de olsa, ben kendimden konuşmadım. Ama beni göndermiş Olan Baba, o kendisi bana buyurdu, ne söyleyeyim ve ne konuşayım diye.

50 - Ve biliyorum, Onun buyruğu sonsuz yaşamdır. Ben de ne konuşursam, Baba'nın bana söylediği gibi konuşuyorum."