Bugün: 21. 09. 2019
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


2.Samuel 16:1-23

1 - Davut tepenin doruğunu biraz geçince, Mefiboşet'in hizmetkyarı Siva palan vurulmuş ve üzerlerine iki yüz ekmek, yüz salkım kuru üzüm, yüz tane taze meyve ve bir tulum şarap yüklü iki eşekle onu karşıladı.

2 - Kral, Siva'ya, "Bunları niçin getirdin?" diye sordu. Siva, "Eşekler kral ailesinin binmesi, ekmekle taze meyve hizmetkyarların yemesi, şarapsa kırda yorgun düşenlerin içmesi için" diye yanıtladı.

3 - Kral, "Efendin Saul'un torunu nerede?" diye sordu. Siva, "Yeruşalim'de kalıyor" diye yanıtladı, "Çünkü 'İsrail halkı bugün atamın krallığını bana geri verecek' diye düşünüyor."

4 - Kral, "Mefiboşet'in her şeyi senindir" dedi. Siva, Önünde eğilirim, efendim kral! Dilerim her zaman benden hoşnut kalırsın" dedi.

5 - Kral Davut Bahurim'e vardığında, Saul ailesinin geldiği boydan Gera oğlu Şimi adında biri lanetler okuyarak ortaya çıktı.

6 - Bütün askerler ve koruyucular Kral Davut'un sağında, solunda olmasına karşın, Şimi Davut'la askerlerini taşlıyordu.

7 - Şimi, lanetler okuyarak, "Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!" diyordu.

8 - RAB, yerine kral olduğun Saul ailesinin dökülen kanlarının karşılığını sana verdi. RAB krallığı oğlun Avşalom'a verdi. Sen eli kanlı bir adam olduğun için bu yıkıma uğradın!

9 - Seruya oğlu Avişay krala, "Bu ölü köpek neden efendim ve kralıma lanet okusun?" dedi, "İzin ver de gidip başını uçurayım."

10 - Ama kral, "Bu sizin işiniz değil, ey Seruya oğulları!" dedi, "RAB ona, 'Davut'a lanet oku' dediği için lanet okuyorsa, kim, 'Bunu neden yapıyorsun' diye sorabilir?"

11 - Sonra Davut Avişay'la askerlerine, Öz oğlum beni öldürmeye çalışırken, şu Benyaminli'nin yaptığına şaşmamalı" dedi, "Bırakın onu, lanet okusun, çünkü ona böyle yapmasını RAB buyurmuştur.

12 - Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir."

13 - Davut'la adamları yollarına devam ettiler. Davut'un karşısında, dağın yamacında yürüyen Şimi, giderken ona lanet okuyor, taş, toprak atıyordu.

14 - Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.

15 - Avşalom'la İsrail halkı Yeruşalim'e girmişlerdi. Ahitofel de Avşalom'la birlikteydi.

16 - Davut'un dostu Arklı Huşay, Avşalom'un yanına varınca, "Yaşasın kral! Yaşasın kral!" diye bağırdı.

17 - Avşalom Huşay'a, "Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?" diye sordu.

18 - Huşay, "Hayır" diye yanıtladı, "Ben RAB'bin, bu halkın ve bütün İsrailliler'in seçtiği kişiden yana olacağım, onun yanında kalacağım.

19 - Üstelik Davut oğlu Avşalom'dan başka kime hizmet edeceğim? Babana nasıl hizmet ettiysem, sana da öyle hizmet edeceğim."

20 - Avşalom Ahitofel'e, "Ne yapmalıyız, bize öğüt ver" dedi.

21 - Ahitofel, "Babanın saraya bakmak için bıraktığı cariyelerle yat" diye karşılık verdi, "Böylece bütün İsrail babanın nefretini kazandığını duyacak ve seni destekleyenlerin tümü kendilerini daha da güçlenmiş bulacaklar."

22 - Sarayın damında Avşalom için bir çadır kurdular. Avşalom bütün İsrailliler'in gözü önünde babasının cariyelerinin yanına girdi.

23 - O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, Tanrı sözünü ileten bir adamınki gibiydi. Davut da, Avşalom da onun öğüdünü öyle kabul ederlerdi.


2.Korintliler 9:1-15

1 - Aslında benim için hiç lüzümü yok, kutsallara yapılan bu hizmetten için size yazayım.

2 - Çünkü biliyorum isteklisiniz, ve bununla zaten Makedoniya'dakilere övündüm. Hani, Ahaya sancağındaki kardeşler bir sene önce bile bu işe hazırdılar diye. Ve sizin ciddiliğiniz onların çoğunda merak uyantırdı.

3 - Kardeşleri de bunun için yolluyorum, bu meselede sizinle boşuna övünmüş olmayayım diye. Dediğim gibi, hazırlıklı olasınız.

4 - Öyle olmasın da, benimle birlikte Makedoniyalı kardeşler gelip sizi hazırlıksız bulsunlar, biz de güvendiğimiz ve övündüğümüz meselede rezil olalım (siz gene ne kadar rezil olacanız, hiç konuşmayayım).

5 - Onun için düşündüm, bu kardeşler lazım önceden size gidip sizi hazır etsinler, söz verdiğiniz bu iyiliği yerine getiresiniz. Öyle ki, o değil sanki zorbacılıkla, ama asıl bir iyilik gibi hazır dursun.

6 - Şunu da söyleyeyim: kim az ekerse, az da biçecek. Ve kim çok ekerse, çok biçecek.

7 - Herkes öyle versin, nasıl yüreğinde niyetliyse. Değil isteksizce ya da sanki zorla versin. Çünkü Allah sevinçle veren kişiyi seviyor.

8 - Allahın kuvveti var, size her türlü bereketi arttırsın. Öyle ki, hiçbir zaman hiçbir meselede hiçbir şeye muhtaç kalmayasınız. Siz de bol bol her türlü iyi işlerde bulunasınız.

9 - Yazıldığı gibi: "O, dağıtırıp fukaralara verdi. Onun doğruluğu sonsuzlara kadar kalıyor."

10 - Ekini Veren onu veriyor, hem ekilsin, hem de yenilsin diye. O size de versin ve öyle yapsın ki, daha fazla tohum ekesiniz, hani doğruluğunuzun yemişlerini çoğaltırsın.

11 - Sizin eliniz her meselede açık olsun diye zenginleşiyorsunuz türlü türlü. Böylelikle bizim de yardımımızla sebep oluyorsunuz, Allaha şükürler edilsin.

12 - Çünkü bu Allah hizmeti yerine getirildi mi, kutsalların eksiklikleri büsbütün tamamlanacak. Ama değil sade o kadar, aynı zamanda bu Allah hizmeti sebep oluyor, çok kişi şükür etsin, ve böylelikle bu hizmet daha da büyük oluyor.

13 - Bu hizmetle kendinizi ispatlamış olacanız. Kişiler görecek, siz nasıl Mesihin 'iyi haberini' hem ağızla anlatırıyorsunuz, hem de ona itaat ediyorsunuz. Görecekler, onlara ve bütün herkese ne kadar açık elle yardım ettiniz. Ve onun için Allahı şanlayacaklar.

14 - Görecekler, Allah size ne kadar da büyük bir vergi verdi. Sizin için dua edecekler ve sizi özleyecekler.

15 - Evet, şükürler olsun Allaha Onun bahşişi için, ki onu sözlerle anlatamayız.