Bugün: 23. 01. 2018
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Yaratılış 24:1-67

1 - İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.

2 - İbrahim, evindeki en yaşlı ve her şeyden sorumlu uşağına, "Elini uyluğumun altına koy" dedi,

3 - Yerin göğün Tanrısı RAB'bin adıyla ant içmeni istiyorum. Aralarında yaşadığım Kenanlılar'dan oğluma kız almayacaksın.

4 - Oğlum İshak'a kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin

5 - Uşak, "Ya kız benimle bu ülkeye gelmek istemezse?" diye sordu, "O zaman oğlunu geldiğin ülkeye götüreyim mi?"

6 - İbrahim, "Sakın oğlumu oraya götürme!" dedi,

7 - Beni baba ocağından, doğduğum ülkeden getiren, 'Bu toprakları senin soyuna vereceğim' diyerek ant içen göklerin Tanrısı RAB senin önünden meleğini gönderecek. Böylece oradan oğluma bir kız alabileceksin.

8 - Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.

9 - Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahim'in uyluğu altına koyarak bu konuda ant içti.

10 - Sonra efendisinden on deve alarak en iyi eşyalarla birlikte yola çıktı; Aram-Naharayim'e, Nahor'un yaşadığı kente gitti.

11 - Develerini kentin dışındaki kuyunun yanına çöktürdü. Akşamüzeriydi, kadınların su almak için dışarı çıkacakları zamandı.

12 - Uşak, "Ya RAB, efendim İbrahim'in Tanrısı, yalvarırım bugün beni başarılı kıl" diye dua etti, "Efendim İbrahim'e iyilik et.

13 - İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.

14 - Birine, 'Lütfen testini indir, biraz su içeyim' diyeceğim. O da, 'Sen iç, ben de develerine içireyim' derse, bileceğim ki, o kız kulun İshak için seçtiğin kızdır. Böylece efendime iyilik yaptığını anlayacağım."

15 - O duasını bitirmeden, İbrahim'in kardeşi Nahor'la karısı Milka'nın oğlu Betuel'in kızı Rebeka, omzunda su testisiyle dışarı çıktı.

16 - Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.

17 - Uşak onu karşılamaya koştu ve, "Lütfen, testinden biraz su ver, içeyim" dedi.

18 - Rebeka, "İç, efendim" dedi. Hemen testisini indirdi, içmesi için ona uzattı.

19 - Ona su verdikten sonra, "Develerin için de su çekeyim" dedi, "Kanıncaya kadar içsinler."

20 - Çabucak suyu hayvanların teknesine boşalttı, yine su çekmek için kuyuya koştu. Adamın bütün develeri için su çekti.

21 - Adam RAB'bin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.

22 - Develer su içtikten sonra, adam bir beka ağırlığında altın bir burun halkasıyla on şekel ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.

23 - Lütfen söyle, kimin kızısın sen? diye sordu, "Babanın evinde geceyi geçirebileceğimiz bir yer var mı?"

24 - Kız, "Milka'yla Nahor'un oğlu Betuel'in kızıyım" diye karşılık verdi,

25 - Bizde saman ve yem bol, geceyi geçirebileceğiniz yer de var.

26 - Adam yere eğilip RAB'be tapındı.

27 - Efendim İbrahim'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun dedi, "İyiliğini, bağlılığını efendimden esirgemedi. Efendimin akrabalarının evine giden yolu bana gösterdi."

28 - Kız annesinin evine koşup olanları anlattı.

29 - Rebeka'nın Lavan adında bir kardeşi vardı. Lavan pınarın başındaki adama doğru koştu.

30 - Kızkardeşinin burnundaki halkayı, kollarındaki bilezikleri gördü. Rebeka adamın kendisine söylediklerini de anlatınca, Lavan adamın yanına gitti. Adam pınarın başında, develerinin yanında duruyordu.

31 - Lavan, "Eve buyur, ey RAB'bin kutsadığı adam" dedi, "Niçin dışarıda bekliyorsun? Senin için oda, develerin için yer hazırladım."

32 - Böylece adam eve girdi. Lavan develerin kolanlarını çözdü, onlara saman ve yem verdi. Adamla yanındakilere ayaklarını yıkamaları için su getirdi.

33 - Önüne yemek konulunca, adam, "Niçin geldiğimi anlatmadan yemek yemeyeceğim" dedi. Lavan, Öyleyse anlat" diye karşılık verdi.

34 - Adam, "Ben İbrahim'in uşağıyım" dedi,

35 - RAB efendimi alabildiğine kutsadı. Onu zengin etti. Ona davar, sığır, altın, gümüş, köleler, cariyeler, develer, eşekler verdi.

36 - Karısı Sara ileri yaşta efendime bir oğul doğurdu. Efendim sahip olduğu her şeyi oğluna verdi.

37 - Ülkelerinde yaşadığım Kenanlılar'dan oğluma kız almayacaksın.

38 - Oğluma kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin' diyerek bana ant içirdi

39 - Efendime, 'Ya kız benimle gelmezse?' diye sordum.

40 - Efendim, 'Yolunda yürüdüğüm RAB meleğini seninle gönderecek' dedi, 'Yolunu açacak. Akrabalarımdan, babamın ailesinden oğluma bir kız getireceksin.

41 - İçtiğin anttan ancak akrabalarımın yanına vardığında sana kızı vermezlerse, evet, ancak o zaman özgür olabilirsin.'

42 - Bugün pınarın başına geldiğimde şöyle dua ettim: 'Ya RAB, efendim İbrahim'in Tanrısı, yalvarırım yolumu aç.

43 - İşte pınarın başında bekliyorum. Su almaya gelen kızlardan birine, lütfen testinden bana biraz su ver, içeyim, diyeceğim.

44 - O da, sen iç, develerin için de su çekeyim derse, bileceğim ki, efendimin oğlu için RAB'bin seçtiği kız odur.'

45 - Ben içimden dua ederken, Rebeka omzunda su testisiyle dışarı çıktı. Pınar başına gidip su aldı. Ona, 'Lütfen, biraz su ver, içeyim' dedim.

46 - Rebeka hemen testisini omzundan indirdi, 'İç efendim' dedi, 'Ben de develerine içireyim.' Ben içtim. Develere de su verdi.

47 - Ona, 'Kimin kızısın sen?' diye sordum. 'Milka'yla Nahor'un oğlu Betuel'in kızıyım' dedi. "Bunun üzerine burnuna halka, kollarına bilezik taktım

48 - Eğilip RAB'be tapındım. Efendimin oğluna kardeşinin torununu almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahim'in Tanrısı RAB'be övgüler sundum.

49 - Şimdi efendime iyilik ve bağlılık mı göstereceksiniz, yoksa olmaz mı diyeceksiniz, bana bildirin. Öyle ki, ben de ne yapacağıma karar vereyim."

50 - Lavan'la Betuel, "Bu RAB'bin işi" diye karşılık verdiler, "Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.

51 - İşte Rebeka burada. Al götür. RAB'bin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun."

52 - İbrahim'in uşağı bu sözleri duyunca, yere kapanarak RAB'be tapındı.

53 - Rebeka'ya altın ve gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.

54 - Sonra yanındakilerle birlikte yedi, içti. Geceyi de orada geçirdiler. Sabah kalkınca İbrahim'in uşağı, "Beni yolcu edin, efendime döneyim" dedi.

55 - Rebeka'nın kardeşiyle annesi, "Bırak kız on gün kadar bizimle kalsın, sonra gidersin" diye karşılık verdiler.

56 - Adam, "Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin" dedi, "İzin verin, efendime döneyim."

57 - Kızı çağırıp ona soralım dediler.

58 - Rebeka'yı çağırıp, "Bu adamla gitmek istiyor musun?" diye sordular. Rebeka, "İstiyorum" dedi.

59 - Böylece Rebeka'yı, dadısını, İbrahim'in hizmetkyarıyla adamlarını uğurlamaya çıktılar.

60 - Rebeka'yı şöyle kutsadılar: "Ey kızkardeşimiz, Binlerce, on binlerce kişiye analık et; Soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinsin."

61 - Rebeka'yla genç hizmetçileri hazırlanıp develere binerek İbrahim'in uşağını izlediler. Uşak Rebeka'yı alıp oradan ayrıldı.

62 - İshak Beer-Lahay-Roi'den gelmişti. Çünkü Negev bölgesinde yaşıyordu.

63 - Akşamüzeri düşünmek için tarlaya gitti. Başını kaldırdığında develerin yaklaştığını gördü.

64 - Rebeka İshak'ı görünce deveden indi,

65 - İbrahim'in uşağına, "Tarladan bizi karşılamaya gelen şu adam kim?" diye sordu. Uşak, "Efendimdir" diye karşılık verdi. Rebeka peçesini alıp yüzünü örttü.

66 - Uşak bütün yaptıklarını İshak'a anlattı.

67 - İshak Rebeka'yı annesi Sara'nın yaşamış olduğu çadıra götürüp onunla evlendi. Böylece Rebeka İshak'ın karısı oldu. İshak onu sevdi. Annesinin ölümünden sonra onunla avunç buldu


Matta 23:1-39

1 - Ondan sonra İsa kalabalığa, hem de öğrencilerine şöyle konuştu:

2 - "Musa'nın iskemlesinde artık kanun muallimleri ve Ferisiler oturuyor.

3 - Onun için, size her ne söylerseler, onu yapın, onu tutun. Ama onların yaptıklarına göre siz yapmayın. Çünkü konuşuyorlar, ama yapmıyorlar.

4 - Ağır ve zor taşınan yükleri hazırlıyorlar, sonra da onları insanların omuzlarına bindiriyorlar. Kendileri gene, onları kaldırmak için bir parmak bile oynattırmıyorlar.

5 - Zaten her şeyi yapıyorlar, sade insanlar onlara dikkat etsinler: mesela, üstlerine büyük ayet kutuları bağlıyorlar ve kaftanların ucuna uzun püsküller dikiyorlar.

6 - Seviyorlar, banketlerde en saygılı yerleri alsınlar ve duahanelerde en öne otursunlar.

7 - Ve bayılıyorlar, çarşılarda selam alsınlar, insanlar da onlara 'muallim' desinler.

8 - Size gene 'muallim' demesinler, çünkü tek bir Mualliminiz var, ve siz hepiniz kardeşsiniz.

9 - Ve yeryüzünde kimseye 'baba' demeyin. Çünkü tek bir Babanız var, O da göktedir.

10 - Size 'güdücü' demesinler. Çünkü tek bir Güdücünüz var, o da Mesihtir.

11 - Ama sizin aranızda en büyük olan, sizin hizmetkârınız olsun.

12 - Her kim kendini yükseltirirse, o alçaltırılacak. Ve her kim kendini alçaltırırsa, o yükseltirilecek.

13 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Çünkü gökün krallığını insanlara karşı kilitliyorsunuz. Ne kendiniz giriyorsunuz, ne de girenlere veriyorsunuz girsinler.

14 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Bir taraftan gösteriş için uzun uzun dualar yapıyorsunuz, öbür taraftan dul kadınların evlerini yiyorsunuz. Onun için sizin cezanız daha büyük olacak.

15 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Çünkü denizde ve toprakta uzun yolculuklar yapıyorsunuz, tek bir kişiyi kendi öğretişinize çeviresiniz diye. Adam da kabul ettikten sonra, onu kendinizden iki kat daha fazla cendem evladı yapıyorsunuz.

16 - Vay halinize, kör güdücüler sizi. Diyorsunuz: 'Kişi Allahevinin üzerine yemin etti mi, o sayılmıyor. Ama kim Allahevindeki altın üzerine yemin ederse, o artık mecburdur.

17 - Sersemler, kör adamlar! Hangisi daha önemli: altın mı, yoksa altını kutsal kılan Allahevi mi?

18 - Ve diyorsunuz: 'Kişi kurbanyerinin üzerine yemin etti mi, o sayılmıyor. Ama kim kurbanyerinin üstündeki kurbanın üzerine yemin ederse o artık mecburdur.'

19 - Kör adamlar sizi! Hangisi daha önemli: kurban mı, yoksa kurbanı kutsal kılan kurbanyeri mi?

20 - Onun için, kim öyle yemin ederse, hem kurbanyerinin üzerine, hem de onun üstünde ne varsa, onun da üzerine yemin etmiş oluyor.

21 - Ve kim Allahevi üzerine yemin ederse, hem Allahevinin kendisi üzerine, hem de orada Oturanın üzerine yemin etmiş oluyor.

22 - Ve kim gök üzerine yemin ederse, hem Allahın kral iskemlesinin üzerine, hem de orada Oturanın üzerine yemin etmiş oluyor.

23 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Çünkü nanenin, anasonun ve dere otunun ondalık zekâtını veriyorsunuz. Ama Musa'nın kanununda daha önemli şeyler var: mesela doğruluk, merhamet ve sadikan olmak. Bunlara önem vermediniz. İşte, aslında lazımdı bunları yapasınız. Sonra, öbür işleri de unutmamalısınız.

24 - Kör güdücüler sizi! Sineği süzüp deveyi yutuyorsunuz.

25 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Çünkü kadehin ve çanağın dış tarafını temizliyorsunuz, ama içerden açgözlülük ve rezillikle doludurlar.

26 - Kör Ferisi seni! En birinci kadehin ve çanağın içini temizle, öyle ki, onun dış tarafı da temiz olsun.

27 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Siz kireçli mezarlara benziyorsunuz. Dışarıdan çok süslü görünüyorlar, ama içerden ölülerin kemikleri ve her türlü pislikle doludurlar.

28 - Aynı onun gibi, siz de insanlara doğru görünüyorsunuz, ama içerden her türlü ikiyüzlülük ve kanunsuzlukla dolusunuz.

29 - Vay halinize kanun muallimleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler sizi! Çünkü peygamberlerin mezarlarını kaldırıyorsunuz ve doğru adamların anma taşlarını süslüyorsunuz.

30 - Ve diyorsunuz: 'Biz dedelerimizin günlerinde yaşasaydık, peygamberlerin kanını dökmek için onlara katılmayacaydık.

31 - Böylelikle siz kendi kendinize karşı şahitlik yapıyorsunuz, peygamberleri öldüren kişilerin torunlarısınız diye.

32 - Madem öyle, dedelerinizin günah ölçüsünü tamamlayın.

33 - Hey, sizi yılanlar! Siz yılan soyu! Cendemin cezasından nasıl kaçacanız?

34 - Onun için, bakın, ben size peygamberler ve bilgili adamlar ve muallimler gönderecem. Onların bazılarını öldüreceniz, haça gereceniz. Bazılarını duahanelerinizde kamçılayıp kasabadan kasabaya kovacanız.

35 - Öyle ki, yeryüzünde ne kadar suçsuz kan dökülmüşse, o hepsi sizin başınızın üzerine gelsin: doğru bir adam olan Abel'in kanından, çak Berehiyaoğlu Zekeriya'nın kanına kadar (siz onu Allahevi ile kurbanyerinin ortasında öldürdünüz).

36 - Size doğru bir şey söyleyeyim: bütün bunları bu kuşak bulacak.

37 - Yeruşalim, Yeruşalim! Sen ki, peygamberleri öldürüyorsun ve sana gönderilen adamları taşlıyorsun. Kaç defa istedim, senin evlatlarını toplayayım, aynı bir tavuk piliçlerini kanatlarının altında topladığı gibi. Ama siz istemediniz.

38 - Bakın, sizin eviniz kimsesiz brakılacak.

39 - Çünkü size şunu diyorum: vakıt gelecek, 'Rabbin adında gelen mubarek olsun!' diyeceniz. Ama o zamana kadar beni görmeyeceniz."