Bugün: 22. 09. 2017
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


2.Samuel 17:1-29

1 - Ahitofel Avşalom'a şöyle dedi: "İzin ver de on iki bin kişi seçeyim, bu gece kalkıp Davut'un peşine düşeyim.

2 - Davut yorgun ve güçsüzken ona saldırıp gözünü korkutayım. Yanındakilerin hepsi kaçacaktır. Ben de yalnız Kral Davut'u öldürürüm.

3 - Sonra bütün halkı sana geri getiririm. Halkın dönmesi, öldürmek istediğin adamın ölümüne bağlıdır. Böylece halk da esenlikte olur."

4 - Bu öğüt Avşalom'u ve İsrail ileri gelenlerini hoşnut etti.

5 - Avşalom, "Arklı Huşay'ı da çağırın, neler söyleyeceğini duyalım" dedi.

6 - Huşay gelince Avşalom, "Ahitofel bu öğüdü verdi" dedi, "Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver."

7 - Huşay Avşalom'a, "Bu kez Ahitofel'in verdiği öğüt iyi değil" dedi,

8 - Baban Davut'la adamlarının güçlü savaşçılar olduklarını biliyorsun. Kırda yavrularından yoksun bırakılmış bir ayı gibi öfkeliler. Baban deneyimli bir savaşçıdır, geceyi askerlerle geçirmez.

9 - Şu anda ya bir mağarada ya da başka bir yerde gizlenmiştir. Davut askerlerine karşı ilk saldırıyı yapınca, bunu her duyan, 'Avşalom'u destekleyenler arasında kırım var' diyecek.

10 - O zaman aslan yürekli yiğitler bile korkuya kapılacak. Çünkü bütün İsrailliler babanın güçlü, yanındakilerin de yiğit olduğunu bilir.

11 - Onun için sana öğüdüm şu: Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar, kıyılardaki kum kadar olan İsrailliler çevrene toplansın, sen de savaşa katıl.

12 - O zaman gizlendiği yerlerden birinde Davut'un üstüne yürürüz; yeryüzüne düşen çiy gibi üzerine gideriz. Onu da, yanındakilerin hiçbirini de yaşatmayız.

13 - Eğer bir kente çekilirse, İsrailliler o kente halatlar getirir, tek bir taş kalmayıncaya dek kenti vadiye indiririz."

14 - Avşalom'la İsrailliler, "Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden daha iyi" dediler. Çünkü RAB, Avşalom'u yıkıma uğratmak için, Ahitofel'in iyi öğüdünü boşa çıkarmayı tasarlamıştı.

15 - Huşay Kâhin Sadok'la Kâhin Aviyatar'a şöyle dedi: "Ahitofel Avşalom'a ve İsrail'in ileri gelenlerine böyle öğüt verdi, bense şöyle öğüt verdim.

16 - Şimdi siz Davut'a hemen şu haberi gönderin: 'Geceyi kırdaki ırmağın sığ yerinde geçirme, duraksamadan karşı yakaya geç; yoksa kral da yanındakilerin tümü de yok olabilir.'"

17 - Bu sırada Yonatan'la Ahimaas Eyn-Rogel'de kalıyorlardı. Bir hizmetçi kız gidip onlara olup bitenleri haber veriyor, onlar da gidip duyduklarını Kral Davut'a bildiriyorlardı. Çünkü kendileri kente girerken görünmeyi göze alamıyorlardı.

18 - Ama bir genç onları görüp Avşalom'a bildirdi. Bunun üzerine Yonatan'la Ahimaas hemen oradan ayrılıp Bahurim'de bir adamın evine gittiler. Evin avlusunda bir kuyu vardı. Yonatan'la Ahimaas kuyuya indiler.

19 - Adamın karısı bir örtü alıp kuyunun ağzına serdi. Bir şey belli olmasın diye örtünün üstüne başak yaydı.

20 - Avşalom'un görevlileri eve, kadının yanına varınca, "Ahimaas'la Yonatan nerede?" diye sordular. Kadın, "Irmağın karşı yakasına geçtiler" diye yanıtladı. Avşalom'un görevlileri onları aramaya gittiler; bulamayınca Yeruşalim'e döndüler.

21 - Adamlar gittikten sonra, Ahimaas'la Yonatan kuyudan çıktılar ve olup bitenleri bildirmek üzere Kral Davut'a gittiler. Ona, "Haydi, hemen ırmağı geçin" dediler, "Çünkü Ahitofel size karşı böyle öğüt verdi."

22 - Bunun üzerine Davut'la yanındaki bütün halk Şeria Irmağı'nı çabucak geçti. Şafak söktüğünde Şeria Irmağı'nı geçmeyen bir kişi bile kalmamıştı.

23 - Ahitofel, verdiği öğüde uyulmadığını görünce, eşeğine palan vurdu; yola koyulup kentine, evine döndü. İşlerini düzene koyduktan sonra kendini astı. Ölüsünü babasının mezarına gömdüler.

24 - Davut Mahanayim'e vardığı sırada Avşalom'la yanındaki İsrail askerleri Şeria Irmağı'nı geçtiler.

25 - Avşalom Yoav'ın yerine Amasa'yı ordu komutanı atamıştı. Amasa Yitra adında bir İsrailli'nin oğluydu. Annesi Nahaş'ın kızı Avigayil'di; Yoav'ın annesi Seruya'nın kızkardeşiydi.

26 - Avşalom'la İsrailliler Gilat bölgesinde ordugah kurdular.

27 - Davut Mahanayim'e vardığında, Ammonlular'ın Rabba Kenti'nden Nahaş oğlu Şovi, Lo-Devarlı Ammiel oğlu Makir ve Rogelim'den Gilatlı Barzillay ona yataklar, taslar, toprak kaplar getirdiler.

28 - Ayrıca Davut'la yanındakilerin yemesi için buğday, arpa, un, kavrulmuş buğday, bakla, mercimek, bal, tereyağı, inek peyniri ve koyun da getirdiler

29 - Halk kırda yorulmuştur, aç ve susuzdur diye düşünmüşlerdi


2.Korintliler 10:1-18

1 - Ben Pavlus, galiba sizinle yüz yüze gelince çok yavaş davranıyorum ama sizden uzak iken kurajlanıyorum. Mesihin alçakgönüllülüğü ve yavaşlığı hatırına size yalvarıyorum.

2 - Ve şunu rica ediyorum: kimi kişiler bizi herhalde öyle sayıyorlar, sanki beden tabiyetine göre yaşıyoruz. Niyetim var, onlara karşı kurajlanıp sert davranayım. Ama ben aranıza geldim mi, öyle olmasın.

3 - Her ne kadar bedende yaşarsak bile, bedene göre muharebe etmiyoruz.

4 - Çünkü bizim muharebemizin silahları bedence değildir. Onlarda Allahın kuvveti var, kaleleri yıkmak için.

5 - O silahlar, kandırmaca öğretişleri yok ediyorlar, Allahı tanımaya engel olan bütün yükseklik öğretişleri de yok ediyorlar, ve her bir düşünceyi Mesihe mapus ediyorlar.

6 - Ve siz tam olarak itaat ettiniz mi, o vakıt biz de hazırız, her itaatsızlığa ceza verelim.

7 - Siz galiba şeylerin dış görünüşüne bakıyorsunuz. Bir kişi kendini Mesihin mi sayıyor - o vakıt şuna da dikkat etsin: kendisi ne kadar Mesihin ise, biz de Mesihiniz.

8 - Rab bize izin verdi, değil yıkalım ama ev kaldıralım. Ve bu izinden için daha fazla övünmeye başlarsam bile, utandırılmayacam.

9 - Çünkü öyle görünmek istemiyorum, sanki sizi mektuplarla korkuturuyorum.

10 - Çünkü diyorlar: "Onun mektupları ağır ve kuvvetlidir, ama kendisi bedence zayıf görünüyor ve konuşması bir hiçtir."

11 - Kim öyle düşünürse, şuna da dikkat etsin: uzakta iken mektuplarda nasıl konuşursak, aranızda iken aynı öyle de yapacaz.

12 - Var kişiler, kendi kendilerini övüyorlar. Kurajımız yok ki, kendimizi onlardan sayalım ya da kendimizi onlarla karşılaştıralım. Onlar o kadar akılsız ki, kendilerini kendileriyle ölçüyorlar ve karşılaştırıyorlar.

13 - Ama biz övünürken sınırımızı geçmeyecez. Allah bize belli bir yer çizdi, orada işleyelim diye. Onun sınırları size kadar uzandı ve onun için övünecez.

14 - Değil, o sınır size kadar uzanmasın, biz de sınırımızı geçmiş sayılalım. (Ne de olsa Mesihin 'iyi haberi' ile size kadar geldik.)

15 - Değil biz sınırımızı geçip başkalarının çalıştıklarıyla övünelim. Umudumuz var, sizin imanınız büyüyecek ve böylelikle aranızda işlemek için yerimiz daha da geniş olacak.

16 - Öyle ki, sizden öte olanlara da 'iyi haberi' yayalım ve başkasının çalıştıklarıyla övünmeyelim.

17 - Ama kim övünürse, Rable övünsün.

18 - Çünkü kim kendi kendini gösterirse, kabul olmayacak. Ama Rab kimi gösterirse, o kabul olacak.