Bugün: 18. 07. 2019
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Yeşu 24:1-33

1 - Yeşu İsrail oymaklarının tümünü Şekem'de topladıktan sonra, İsrail'in ileri gelenlerini, boy başlarını, hakim ve görevlilerini yanına çağırdı. Hepsi gelip Tanrı'nın önünde durdular.

2 - Yeşu bütün halka, "İsrail'in Tanrısı RAB şöyle diyor" diye söze başladı, "'İbrahim'in ve Nahor'un babası Terah ve öbür atalarınız eski çağlarda Fırat Irmağı'nın ötesinde yaşar, başka ilahlara kulluk ederlerdi.

3 - Ama ben atanız İbrahim'i ırmağın öte yakasından alıp bütün Kenan topraklarında dolaştırdım; soyunu çoğalttım, ona İshak'ı verdim.

4 - İshak'a da Yakup ve Esav'ı verdim. Esav'a mülk edinmesi için Seir dağlık bölgesini bağışladım. Yakup'la oğulları ise Mısır'a gittiler.

5 - Ardından Musa ile Harun'u Mısır'a gönderdim. Orada yaptıklarımla Mısırlılar'ı felakete uğrattım; sonra sizi Mısır'dan çıkardım.

6 - Evet, atalarınızı Mısır'dan çıkardım; gelip denize dayandılar. Mısırlılar savaş arabalarıyla, atlılarıyla atalarınızı Kızıldeniz’e dek kovaladılar.

7 - Atalarınız bana yakarınca, onlarla Mısırlılar'ın arasına karanlık çöktürdüm. Mısırlılar'ı, deniz sularıyla örttüm. Mısır'da yaptıklarımı gözlerinizle gördünüz. "'Uzun zaman çölde yaşadınız.

8 - Sonra sizi Şeria Irmağı'nın ötesinde yaşayan Amorlular'ın topraklarına götürdüm. Size karşı savaştıklarında onları elinize teslim ettim. Topraklarını yurt edindiniz. Onları önünüzden yok ettim.

9 - Moav Kralı Sippor oğlu Balak, İsrail'e karşı savaşmaya hazırlandığında, haber gönderip Beor oğlu Balam'ı size lanet etmeye çağırdı.

10 - Ama ben Balam'ı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.

11 - Sonra Şeria Irmağı'nı geçip Eriha'ya geldiniz. Size karşı savaşan Erihalılar'ı, Amor, Periz, Kenan, Hitit, Girgaş, Hiv ve Yevus halklarını elinize teslim ettim.

12 - Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.

13 - Böylece, emek vermediğiniz toprakları, kurmadığınız kentleri size verdim. Buralarda yaşıyor, dikmediğiniz bağlardan, zeytinliklerden yiyorsunuz.'"

14 - Yeşu, "Bunun için RAB'den korkun, içtenlik ve bağlılıkla O'na kulluk edin" diye devam etti, "Atalarınızın Fırat Irmağı'nın ötesinde ve Mısır'da kulluk ettikleri ilahları atın, RAB'be kulluk edin.

15 - İçinizden RAB'be kulluk etmek gelmiyorsa, atalarınızın Fırat Irmağı'nın ötesinde kulluk ettikleri ilahlara mı, yoksa topraklarında yaşadığınız Amorlular'ın ilahlarına mı kulluk edeceksiniz, bugün karar verin. Ben ve ev halkım RAB'be kulluk edeceğiz."

16 - Halk, "RAB'bi bırakıp başka ilahlara kulluk etmek bizden uzak olsun!" diye karşılık verdi,

17 - Çünkü bizi ve atalarımızı Mısır'da kölelikten kurtarıp oradan çıkaran, gözümüzün önünde o büyük mucizeleri yaratan, bütün yolculuğumuz ve uluslar arasından geçişimiz boyunca bizi koruyan Tanrımız RAB'dir.

18 - RAB bu ülkede yaşayan bütün ulusları, yani Amorlular'ı önümüzden kovdu. Biz de O'na kulluk edeceğiz. Çünkü Tanrımız O'dur.

19 - Yeşu, "Ama sizler RAB'be kulluk edemeyeceksiniz" dedi, "Çünkü O kutsal bir Tanrı'dır, kıskanç bir Tanrı'dır. Günahlarınızı, suçlarınızı bağışlamayacak.

20 - RAB'bi bırakıp yabancı ilahlara kulluk ederseniz, RAB daha önce size iyilik etmişken, bu kez size karşı döner, sizi felakete uğratıp yok eder."

21 - Halk, "Hayır! RAB'be kulluk edeceğiz" diye karşılık verdi.

22 - O zaman Yeşu halka, "Kulluk etmek üzere RAB'bi seçtiğinize siz kendiniz tanıksınız" dedi. "Evet, biz tanığız" dediler.

23 - Yeşu, Öyleyse şimdi aranızdaki yabancı ilahları atın. Yüreğinizi, İsrail'in Tanrısı RAB'be verin" dedi.

24 - Halk, "Tanrımız RAB'be kulluk edip O'nun sözünü dinleyeceğiz" diye karşılık verdi.

25 - Yeşu o gün Şekem'de halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.

26 - Bunları Tanrı'nın Yasa Kitabı'na da geçirdi. Sonra büyük bir taş alıp oraya, RAB'bin Tapınağı'nın yanındaki yabanıl fıstık ağacının altına dikti.

27 - Ardından bütün halka, "İşte taş bize tanık olsun" dedi, "Çünkü RAB'bin bize söylediği bütün sözleri işitti. Tanrınız'ı inkyar ederseniz bu taş size karşı tanıklık edecek."

28 - Bundan sonra Yeşu halkı mülk aldıkları topraklara gönderdi.

29 - RAB'bin kulu Nun oğlu Yeşu bir süre sonra yüz on yaşında öldü.

30 - Onu Efrayim'in dağlık bölgesindeki Gaaş Dağı'nın kuzeyine, kendi mülkünün sınırları içinde kalan Timnat-Serah'a gömdüler.

31 - Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti.

32 - İsrailliler Mısır'dan çıkarken Yusuf'un kemiklerini de yanlarında getirmişlerdi. Bunları Yakup'un Şekem'deki tarlasına gömdüler. Yakup bu tarlayı Şekem'in babası Hamor'un torunlarından yüz parça gümüşe satın almıştı. Burası Yusuf soyundan gelenlerin mülkü oldu

33 - Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.


Apostolların İşleri 4:1-37

1 - Petrus'la Yuhanna daha halka konuşurken, Allahevindeki görevliler, Allahevinin baş polisi ve Sadukiler birden onların karşısına dikildiler.

2 - Çok rahatsız oldular, açan halka ders verdiler ve bildirirdiler, İsa'nın adında ölülerden dirilmek var diye.

3 - Onları yakalayıp ertesi sabaha kadar mapusa attılar, çünkü zaten akşam olmuştu.

4 - Ama o konuşmayı sesleyenlerden bir sürü kişi iman etti: sade erkekleri sayarsan, yakın beş bin kişi imanlı oldu.

5 - Ertesi gün öyle oldu ki, halkın güdücüleri, akıldanecileri ve kanun muallimleri Yeruşalim kasabasında toplanmışlardı.

6 - Allahevinin güdücüsü Annas orada idi; bir de Kayafas, Yuhanna ve Aleksander ve Allahevinin güdücüsünün soyundan olanların hepsi.

7 - Petrus'la Yuhanna'yı orta yere dikip şöyle sormaya başladılar: "Siz bu işi hangi kuvvetle, ya da kimin adıyla yaptınız?"

8 - Ondan sonra Petrus Kutsal Ruh'la doldu ve onlara dedi: "Halkın güdücüleri ve akıldanecileri:

9 - Demek, bugün davalanıyoruz, hasta bir adama yapılan bir iyilikten için. Mesele budur ki, bu adam nasıl iyileşti.

10 - Madem öyle, size ve bütün İsrail halkına şu bildirilsin: bu adam sizin önünüzde sağlam olarak duruyor - ve bu oldu Nasıralı İsa Mesihin adıyla. Siz Onu haça gerdiniz, ama Allah Onu ölülerden diriltirdi.

11 - Ustalar, hani sizler, tarafından bir kenara atılmış kaya, ama sonradan köşetaşı olan kaya, işte Odur.

12 - Ondan başka hiç kimsede kurtuluş yok. Gökün altında, insanların arasında başka bir ad verilmemiş ki, biz onunla kurtulalım."

13 - Öbürler Petrus'un ve Yuhanna'nın kurajlılığını gördüler ve fark ettiler ki, okumamış ve sıradan olan kişiler idi. O zaman şaş baş kaldılar, ama anladılar ki, İsa'yla birlikte idiler.

14 - Aynı zamanda iyileşmiş olan adamı da onların yanında gördüler. O vakıt şaşırdılar, nasıl cevap versinler.

15 - Buyurdular ki, toplantıdan dışarı çıksınlar. Ondan sonra birbirlerine danışmaya başladılar.

16 - Dediler: "Bu adamları ne yapacaz? Çünkü Yeruşalim kasabasında oturanların hepsine belli edildi ki, onların eliyle önemli bir mucize yapıldı. Biz onu inkâr edemeyiz.

17 - Ama bu mesele halkın arasında daha fazla yayılmasın. Onun için onları korkuturacaz, artık bir daha bu adamın adında konuşmasınlar."

18 - Petrus'la Yuhanna'yı çağırtırıp onlara buyurdular, bir daha asla İsa adında konuşmasınlar, ne de ders versinler.

19 - Ama Petrus ve Yuhanna onlara cevap verip dediler: "Allahı değil de, ama daha fazla size kulak vermek, bu Allahın gözünde doğru mudur, değil midir - eh, artık siz ona karar verin.

20 - Çünkü neyi gördük, neyi duyduk, bu meseleleri konuşmadan duramayız."

21 - Onları daha da fazla korkuturdular. Ama sonra onları braktılar, çünkü bulamadılar birhangi sebep, ne için onlara ceza versinler. Bir de halkın yüzünden, çünkü hepsi olup bitenlerden için Allahı överdiler.

22 - Çünkü o adam, hani mucizeyle iyileştirildi, yaşı kırkın üstünde idi.

23 - Petrus ve Yuhanna serbest brakıldıktan sonra, arkadaşlarına dönüp herşeyi anlatırdılar, Allahevinin güdücüleri ve akıldaneciler onlara ne söylediler.

24 - Kardeşler bunu duyunca seslerini hep birlikte Allaha kaldırıp şöyle konuştular: "Ya Rab! Gökyüzünü ve yeryüzünü, denizi ve onların içinde her ne varsa - işte, bunları yapan sensin.

25 - Senin kulun ve bizim dedemiz olan Davud'un ağzından sen Kutsal Ruh'unla şöyle konuşmuştun: 'Milletler ne için kızıyorlar? Halklar ne için boş planlar kuruyorlar?

26 - Dünyanın kralları ayaklandılar, Ve güdücüleri toplandılar, Rabbe karşı ve Onun Mesihine karşı.'

27 - Çünkü sen kutsal kulunu İsa'yı sahiden de meshettin. Ve bu kasabada hem Hirodes, hem de Pontuslu Pilatus, hem Allahsız milletler, hem de İsrail halkından olanlar bir araya gelip toplandılar.

28 - Onlar istediler, bir şey yapsınlar. Ama senin elin, senin planın zaten evelden karar vermişti, o yerine gelsin.

29 - Ve şimdi, ya Rab, onların korkuturmalarına bak. Ve senin hizmetçilerine ver, senin sözünü büyük kurajla bildirsinler.

30 - Sen de elini uzat ki, senin Kutsal kulun İsa Mesihin adıyla şifalar, nişanlar ve mucizeler yapılsın."

31 - Onların duası bittikten sonra toplandıkları yer sallandı. Hepsi Kutsal Ruh'la dolup Allahın haberini kurajla anlatırmaya başladılar.

32 - İman edenlerin topluluğu hepsi tek bir yürek, tek bir can idiler. Onlardan hiç kimse hiç bir malı kendisinin imiş gibi tutmadı. Her şey onların ortak malı idi.

33 - Apostollar da büyük kuvvetle Rab İsa'nın dirilişine şahitlik yapardılar. Hepsinin üzerinde Allahın büyük bereketi vardı.

34 - Aralarında kimse muhtaç kalmazdı. Çünkü ne kadar toprak ya da ev sahipleri varsa, hepsi onları satıp, satıştan gelen paraları getirirdiler.

35 - O parayı apostolların ayaklarının dibine braktılar. Ondan sonra o para herkese kendi ihtiyacına göre dağıtırılırdı.

36 - Yusuf adında bir adam vardı. Kıbrıs doğumlu bir Levili idi. Apostollar ona 'Bar-Nabas' da bağırdılar, bunun türkçesi: kuraj veren.

37 - Onun da bir tarlası vardı. Ve onu satıp parasını apostolların ayaklarının dibine koydu.