Yedi kere kilise

1. Kilise Allahın hanesidir

- Allah bize babadır: yeni doğuşla o ailenin içine doğduk. Demek, kim yeniden doğmamışsa o gerçek kilisenin parçası değildir,

- Annemiz kim? Yeni Yeruşalem'in evlatlarıyız

Gal 4:26

Ama yukarıdaki Yeruşalim serbesttir. Bizim anamız odur.

- demek kilise bir hane olarak hem geriye bakıyor: yeniden doğduk artık o yeni hayatta yürüyoruz.

- Ama aynı zaman ileri bakıyoruz, Yeni Yeruşalim'e varmadık.

Efes 3:14-15

Evet, Baba'nın önünde diz çökerim,15 (Ne de olsa, göktekiler, hem yerdekiler, bütün hanesi Onun adını taşıyor):

Efes 2:19

İşte, böylelikle artık yabancılar ve misafirler değilsiniz. Ama kutsallarla birlikte vatandaşsınız, Allahın hanesindensiniz.

1.Tim 3:15

Öyle ki, eger geçe kalırsam, bilesin Allahın evinde kişi nasıl lazım davransın. Bu ev, Allahın topluluğudur. Hakikatın direği ve temeli odur.

- bu demek değil, kutsal bir binada saygınlık ve sakin sakin durasın - ama nasıl bir ailede herkesin görevi varsa, topuluk da herkes kendi yerini ve işini bilsin

- Pavlus sonra konuşacak: yaşlı erkekler, yaşlı kadınlar Efes 5 - kocalar, kadınlar, evlatlar, köleler

- Matta 18 kilise vaazı: kızan gibi olmak, büyüklüğü aramamak, kardeşe köstek vermemek, kayıp koyunları aramak, topluluktaki günah problemini çözmek, sürekli bağışlamak

2. Kilise tarla ve asmadır

1.Kor 3:6-9

6 Ben ektim, Apolos suladı, ama Allah büyütürdü.

9 Çünkü biz Allahın iş arkadaşlarıyız. Siz gene Allahın tarlasısınız

Mezmur 80:8-11

Mısır'dan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.

9 Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.

10 Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.

11 Sürgünleri Akdeniz'e, Filizleri Fırat'a dek uzandı.



Yeşaya 5:1-7

4 Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?

- Buradaki bakış: ürün, meyva vermek - Rab bizi bir tarla yapmışken ne bekliyor büyük rekolte... o bizim amacımız. kurtulma sebebimiz, ancak o amaçla Rab bizi bu yeryüzünde brakıyor. Yoksa daha iyi olurdu, vaftiz olur olmaz ölüp Onun yanına gidelim

- ama düşünelim: bu “meyva”, “ürün” sözü bize ne gösteriyor, ne demek istiyor?

- onlar bir anda olmuyor: yavaş yavaş gelişiyor. Karakter: sen düşün: tohum - filiz - başak olgun meyve ... bu bir gelişme.

- Sen onu kendi hayatın için diyebilir misin? “Ben değişiyorum. Rab bende bir ürün meydana getiriyor”

- Kilise kocaman bir buğday yada mısır tarlasına benziyor. Ya da ayçiçeği - göz görebildiğin kadar sarı başlar - ucu bucu yok. Ya da kilometrelerce uzanan üzüm bağı. Ne kadar bereket çıkıyor onlardan. Kaç kişi yiyecek, içecek !

- senin katıldığın toplantı insalara öyle bereket salıyor mu? Hastalara, fukaralara bakmak, tuz ve ışık olmak, cahilleri alıp eğitmek, acı içinde olanlara merhamet göstermek, teselli etmek ... var mı?

3. Kilise Allahın halkıdır

- aynı zaman Allahın sürüsü - ikisi aynı fikir

Mezmur 100:3

Bilin ki RAB Tanrı'dır. Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz, O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız.



- koyun tabiyatı

1.Petrus 2:9

Ama siz... seçilmiş bir halksınız, krallar gibisiniz, kutsal Allah görevlilerisiniz, kutsal bir milletsiniz, Allahın kendi halkısınız. Öyle ki, Allahın iyi tabiyetini ilan edeseniz. O sizi karanlıktan kendi şaşılacak aydınlığına çağırdı.

4. Kilise Mesihin gelinidir

Efes 5

25 Ey kocalar! Mesih kiliseyi sevdi ve onun için kendi canını verdi. Siz de karılarınızı tıpkı öyle sevin!

26 Mesih bunu yaptı, kiliseyi su ile, hani sözü ile, yıkayıp paklasın ve öylelikle kutsal kılsın.

27 İstiyor, kiliseyi çok şanlı olarak kendi yanına alsın. İstiyor, kilisenin üstünde hiç bir leke, hiç bir buruşukluk, hiç öyle bir şey olmasın. Hayır, istiyor, kilise kutsal ve kusursuz olsun.

28 İşte, kocalar da kendi karılarını öyle sevsinler, sanki kendi bedeni imiş gibi. Kendi karısını seven, kendini sevmiş oluyor.

29 Çünkü olamaz bir kişi kendi bedenini sevmesin. Hayır, herkes onu besliyor, herkes ona dikkat çeviriyor. Evet, Mesih de kiliseye aynı öyle bakıyor.

31 'Bu sebeble erkek anasını ve babasını brakacak, karısına bağlanacak ve ikisi bir beden olacak.'

32 Bu çok büyük ve saklı bir meseledir. Çünkü ben bunu Mesih ve kiliseden için söylüyorum.

- kendini güvey gelene kadar temiz tutmak. Beklerken başkasına bakmamak.



5. Kilise Mesihin bedenidir

- o kafa, beyin, buyruk veren santralımız

Efes 5:30

Çünkü biz de Onun bedeninin parçalarıyız.

Efes 1:23

Her meselede her şeyi dolduran Mesihtir. Kilise de Onun bedenidir ve Onun doluluğudur.

Kol 2:19

Ondan bütün beden besleniyor ve birleştiriliyor, Allahın büyütürmesi ile büyüyor. Bedendeki parçalar ve bağlantılar da buna yardım ediyorlar.

- nasıl bir komputerde görünen bir de görünmeyen tarafı varsa: plastikten yapılan kutu ve elektronik parçalar... ama o tek başına işlemez. Bir işletme sistemi lazım: Windows

- aynı biçimde bugün biz hardware - İsa gene software. Biz onun programını çalıştırıyoruz.

7. Kilise bir hizmetçiler grubudur

1.Petrus 2:9

Ama siz... seçilmiş bir halksınız, krallar gibisiniz, kutsal Allah görevlilerisiniz,

- EA altında sıradan İsrailliler vardı ... bir de kahinler, kutsal Allah adamları vardı.

- ve birçok kilisede bu ayrım devam edttiriliyor: sıradan hristiyanlar, bir de papazlar var. Onları giysilerinden tanıyabilirsin. Ruhsal işler onlara aittir - ancak onlar ruhsal işler, kutsal törenler yapacak.

- reformasyonun en değerli hakikatı sadece insan nasıl kurtuluyor değil, ama her imanlı birer kahindir. Maalesef bu hakikata göre tam olatak yaşamıyoruz. Ruhsal işler gene bir adama brakılıyor: ona papaz demiyoruz, belki pastor diyoruz. Etiketler farklı, ama kutudaki mal aynı.

- kiliselerimizin yapısını öyle değiştirelim, artık bundan sonra her bir imanlı ruhsal işler yapsın, kahinlik görevini yapsın

- ama Petrus bu düşünceyi daha da öteye götürüyor:

1.Petrus 2:5

Allah ruhça bir ev kaldırıyor. Siz de, o evin içinde diri taşlar olun. Öyle ki, bir kutsal görevliler grubu olasınız ve ruhça kurbanlar getiresiniz. Onlar İsa Mesihin eliyle Allaha makbul oluyorlar.

- fark ettiniz mi? Hem bir evin, bir tapınağın taşlarıyız - hem de o tapınakta görev yapan kişiler.

- ama bu hizmeti yaparken yalnız işlemiyoruz: bir grup işçiler olarak işliyoruz: biz bir ekipiz - brigada. Nasıl askerler de tek tek savaşmıyor, Rabbin işçileri kendi hayatlarında “Allah için birşeyler yapayım” demiyorlar, ama önce anlaşıp sonra sürekli ve tertipli işliyorlarç

Ancak öyle Rabbin ruhsal işleri yerine gelecek.

EA altında kahinler tek başona hizmet etmezdiler: Davut onları 24 grupa topladı

1.Tarihler 24:1

Harunoğulları'nın bağlı oldukları bölükler: Harun'un oğulları: Nadav, Avihu, Elazar, İtamar.

2 Nadav'la Avihu babalarından önce, oğul sahibi olamadan öldüler. Onun için Elazar'la İtamar kâhinlik yaptılar.

3 Davut Elazar soyundan Sadok'la İtamar soyundan Ahimelek'in yardımıyla Harunoğulları'nı yaptıkları göreve göre bölüklere ayırdı.

Yehoyariv, Yedaya. Harim, Seorim,

Malkiya, Miyamin, Hakkos, Aviya,

Yeşu, Şekanya, Elyaşiv, Yakim,

Huppa, Yeşevav, Bilga, İmmer,

Hezir, Happises, Petahya, Yehezkel,

Yakin, Gamul, Delaya, Maazya

Luka 1:5

Yahudiye Kralı Hirodes* zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin* vardı.

- kutsal brigada: sadıkan - işlek - güvenilir - anlayışlı - yardımsever

SON:

Bugün ne gördük? 7 kere kiliseye baktık farklı benzetmelerle: kilise Allahın hanesidir - tarla ve asmadır - Allahın halkıdır - Mesihin gelinidir - Mesihin bedenidir - hizmetçiler grubudur .... dur sayyayım.... altı

hmmm.... bu hoşuma gitmedi. Biz altı yapmıyoruz, hep lazım 7 olsun.

Ha buldum. Biliyorum yedincisi nedir .... yedi numara: kilise SENSİN !

Efesliler 4:16

Bütün beden Ondan fırsat alıyor. Hani şöyle: bağlı olan her parça bir şey katıp bedeni bir arada tutuyor ve birleştiriyor. Her bir parça tek tek tertipli işliyor. Böylelikle bütün beden kendi kendini sevgide büyütürüyor ve yetiştiriyor.

- sen sorumlusun, kilise sensin. Bir daha duymayayım “onlar “, “ama siz....”

5