3.nişanlı mucize:

Betesda havuzundaki sakat adam

Yuhanna 5:1-18



1 Bu meselelerden sonra, Yahudilerin bir bayramı oldu. İsa da Yeruşalim kasabasına çıktı. 2 Yeruşalim'in 'Koyun kapısı'nın yanında beş avlulu bir havuz var. Onun İbranice adı Beytesta'dır. 3 Bu avlularda hasta, kör, sakat ve topallardan çok büyük bir kalabalık yatardı ve beklerdiler, sular dalgalansın. 4 (Kimi zaman bir melek havuza inip suları çalkalardı. Ve kim bu suyun çalkalanmasından sonra oraya en birinci dalırsa, o çektiği hastalığından iyileşirdi). 5 Otuz sekiz seneden beri hastalığını çeken bir adam da orada idi. 6 İsa onu gördü ve bilirdi, adam orada uzun zamandan beri bu vaziyette yatmıştı. Ona sordu: "Düzelmek istiyor musun?"

7 Hasta adam Ona cevap verip dedi: "Efendim, sular çalkalandı mı, benim kimsem yok ki, beni havuza indirsin. Ben daha yolda iken başkası beni evelleyip inecek."

8 İsa ona dedi: "Kalk, döşeğini kaldır ve yürü!" 9 Ve adam dakkada iyileşti, döşeğini kaldırdı ve yürüdü.

Ve o gün cumartesi günü idi. 10 Onun için Yahudiler iyileşmiş olan adama şöyle konuştular: "Bugün cumartesi günü. Senin için döşeğini kaldırmak helal değil!"

11 O da onlara şöyle cevap verdi: "Kim beni iyileştirdi, O bana dedi 'döşeğini kaldır ve yürü'."

12 Onun için ona sordular: "Kim o adam, hani sana dedi 'döşeğini kaldır ve yürü'?"

13 Ama iyileşmiş olan adam onun kim olduğunu bilmezdi. Çünkü o yerde bir kalabalık vardı ve İsa oradan ayrılmıştı.

14 Bu meselelerden sonra İsa adamı Allahevinde buldu ve ona dedi:

"Bak şimdi, sen şifalandın. Artık günah işleme, senin başına daha fena bir şey gelmesin."

15 Adam ayrıldı ve Yahudilere anlatırdı, İsa onu şifaladı diye.

16 Onun için Yahudiler İsa'ya eziyet ettiler ve Onu öldürmeye baktılar. Çünkü bu şeyleri bir cumartesi gününde yaptı. 17 Ama İsa onlara şöyle cevap verdi: "Benim Babam şimdiye kadar işlemektedir, ben de işliyorum."

18 Bunun için Yahudiler daha da fazla baktılar, Onu öldürsünler. Değil O sade cumartesi gününü bozsun, Allaha 'Baba' bile derdi, ve böylelikle kendini Allahla bir kılardı.

--------------------------

GİRİŞ:

- bu mucize Yeruşalim'de yapıldı. İsa, bütün Yahudiler gibi, senede 3 defa yolculuk yapıp bayramları kutlardı. Yeruşalimin normal nüfusu 40.000 kişi idi, ama bayramlarda 250.000 kişi kadar kalabalık oldu.

- Betesda sözü 'merhamet evi' demektir, çünkü orada kişiler iyileşirdi, şifa bulurdular - İsa oraya tek başına gitti, öğrencilerini braktıydı. Kimse onu tanımadı. Yahudilerin geniş bir dua örtüsü vardı, onu çekti kimse, onun kim olduğunu anlamasın, yoksa orada bir panika olacaydı.

- bu yer Yeruşalim kasabasının hemen dışında idi: kocaman iki havuz, bir tanesi 13 m derin

- Bu yer Yeruşalim kasabasının hemen dışında idi. Tam emin olamayız, ama arheologlar anladılar ki, orası bir Asklepeion imiş. O da Asklepeyus adında Grek bir Tanrıya adanan bir tapınak yeri.

- Greklerin inacına göre, Asklepeyus şifa veren tanrı idi. Ve hasta olanlar ona tapıp ondan şifa beklerdiler.

- Yeruşalim'de sadece Yahudiler yaşamazdı, bütün dünyadan gelen kişiler var. Bir sürü de Romalı askerler bulunurdu.

- Ama Yahudilerin de öyle inançları vardı: sık sık kutsal kaynaklara ve şifalı sulara inanırdılar.

- ayet 4'te orada bekleyenlerin halini anlatırıyor: bir melek gelirmiş, suları karıştırırmış ve o anda en birinci havuza dalan şifa bulurmuş.

- herhalde havuzun altında bir su kaynağı vardı ve arasıra oradan gazlar çıkınca, sular karışırdı. Bu tabii ki, halkın bir inancı idi. Nasıl bugüne kadar nerede bırhangi olay oluyor kişiler onu abartırıyor, hemen bir inanca dönüyor.

- Fransada Lourdes adında bir köy var: orada 1858 bir genç kıza Meryemana gözükmüş ve aynı zamanda yerden bir kaynak çıkmış. O kaynağın suyu insanlara şifa verirmiş. Ve bugünlerde her yaz 5 milyon kişi oraya gidip, o sudan içiyorlar, şifa arıyorlar - Mekkeden daha kalabalık bir hac yeri olmuş.

- Kişiler o sudan medet bekliyorlar, şifa arıyorlar. Dedem yatak odasında bir küçük çanak duvarda asılı idi. Hep o Lourdes köyünden kutsal su dökerdi, haç çıkarırdı. Gerçekten ondan sağlık beklerdi.

- İşte: Betesda havuzunda duranlar da aynı umutta idiler. Asklepeyus onlara merhamet edip şifalasın diye. Yüzlerce kişi günden güne orada dururdular - gerçekten acvılar dolu bir yer: bu kadar iman, bu kadar umut - ama hepsi boşuna.

1. İstek var mı?

- a. 6: “düzelmek istiyor musun?” - nasıl bir soru? Sanki var mı bir insan öyle uzun sakatlıktan iyileşmek istemesin?

- İsa sanki sık sık öyle sorardı - Luka 18:40-41

İsa durup adamı kendisine getirsinler diye buyurdu. Adam gelince, İsa ona sordu: "Ne istiyorsun, sana yapayım?" Adam, "Efendimiz, gözlerim görsün" dedi.”

- Ne için İsa öyle yapıyor? Acaba hastalarla eğleniyor mu? - Hayır: gerçek bir soru ve ciddi cevap bekliyor.

- Çünkü iyileştikten sonra adamın hayatı değişecekti: artık dilencilik yapmak yok, kendi kendine acımak yok. Kendine iş bulup, kendi elleriyle ekmeğini kazanacaktı. Artık kendisi sorumlu olacak herşey için.

- Ve bugüne kadar İsa kurtulmak isteyenlere soruyor: Sen şimidye kadar hep başkaları suçlardın, her bir problem için başkası sebep imiş. Bundan sonra, kendi hayatın için sorumluluk alacan mı?

Luka 5:38-39

38 Ama yeni şarap lazım yeni derilere koyulsun. 39 Eski şarabı içtikten sonra da kimse yeni şarabı aramaz, 'Eskisi iyi ya!' diyecek."

- İsa sana yeni şarap, yani yeni hayat sunmak istiyor. Ama o yeni şarabı, eski derilere koymayacak. Mutlaka yeni deriler lazım - yani: İsa o yeni hayatı eski kafalara dökmeyecek, mutlaka yeni bir insan olacan, yeni bir düşüncen olacak, bambaşka olacan

- onun için İsa önceden soruyor: “Gerçekten düzelmek istiyor musun?”

- Sana da soruyor: gerçekten yeni hayat istiyor musun? Senin evde huzursuzluk var: kaynananla konuşmuyorsun? Gerçekten yeni hayat istiyor musun? O durum değişsin istiyor musun?

- Senin o kadar sevdiğin bir günah var - yeni hayat istiyorsun, ama gerçekten o günahın yok olsun istiyor musun?

- Herkes günahın sonucundan, yani cezasından kurtulmak istiyor, ama günahın kendisinden de kurtulmak istiyor musun?

- birçok kişi bağırıyor ki: “İsa, dünyanın sonunda geldiğin zaman beni kendi krallığına al. Ama o zaman kadar beni uğraştırma!”

- ve İsa cevap veriyor: “Hayır, olamaz: ya hep, ya hiç. Günahın cezasından kurtulmak istersen, günahın kendisinden kurtulacan. Onu istiyor musun?”

2. İsanın sözü

- “Kalk, döşeğini kaldır ve yürü!” - İşte şifa veren su budur: İsanın sözleri

- Efes 5:26 “Mesih bunu yaptı, kiliseyi su ile, hani sözü ile, yıkayıp paklasın ve öylelikle kutsal kılsın.”

- orada gene görüyoruz: bizim için su, Allahın sözüdür - İsanın sözüdür.

- İsa burada kim olduğunu, Mesih olduğunu gösteriyor. Eski peygamberler o günler hakkında peygamberlik yaptılar:

Zekerya 13:1-2

"O gün Davut soyunu ve Yeruşalim'de yaşayanları günahtan ve ruhsal kirlilikten arındırmak için bir pınar açılacak. O gün ülkeden putların adlarını kaldıracağım, bir daha anılmayacaklar" diyor Her Şeye Egemen RAB, "Sahte peygamberleri de, kirli ruhu da ülkeden uzaklaştıracağım.”

- İsa temizlik rituallerle yetinmiyor: insanın içini, insanın yüreğini temizlemek istiyor.

- Cenazelerde kimi kere bekleyenlere konuşuyorum: “Siz sanıyorsunuz, ölüyü yıkadık mı, o artık Allahın önüne temiz çıkacak. Ne kadar büyük bir yalan. Allah insanın yüreğine bakıyor, oradaki pisliği görüyor. On tane gusul abdesti de alırsan, yürekteki kirlilik 1% bile azalmıyor.

- İsanın sözünde kuvvet var: adam 38 sene o sudan yardım ve şifa bekledi, ama İsanın sözü onu bir sekundada yapıyor

- “Döşeğimi kaldır!” - ne kadar saçma bir buyruk: adam onu yapabilse zaten orada durmayacak ki.

Ama İsa hep böyle yapıyor: “Sen bir değişiklik mi istiyorsun? Benden mucize mi bekliyorsun? Onu kazanmak için sanki olmuş gibi davran.”

- İsrail halkı Yordan ırmağından geçerken: önce suya bir adım atıyorsun - ancak o zaman sular ayrılacak, pateka gözükecek

- Markos 11:24 “Onun için size diyorum: duada her ne dilerseniz, iman edin ki, onu zaten almışsınız, ve sizin istediğiniz olacak.”

- Rab bize öyle güçlü iman versin ki, onu yerine getirelim - bizim yaşam presibimiz o olsun

- tabii ki, iman edebilmemiz için önce İsa'nın sözü lazım olsun. Kendi kendini kaz-ndırmak iman değildir.

- bu sakat adam için ne kadar zor idi herhalde: senelerce o aynı döşeğe baktı, sabah akşam onun en yakın dostu oldu ve bu döşek sanki onun imanını zayıflattırdı, bozdu. Biraz iman vardı adamda: bir umut kapısı vardı. Senelerce aynı yerde durasın ve bilesin: zaten yetişemeyecem, başkası beni evveleyecek - bence bu imandır

- ama sonra döşeğine baktı ve kendi kendine derdi: “Ama nasıl olacak? Ben bu döşeğe yapışmışım” - onun için İsa en birinci ona diyor “Döşeğini topla, kalk, yürü. BEN sana güç veriyorum engelleri ortadan kaldırasın.”

- Senin döşeğin nedir? Senin imanını zayıflatıran nedir? Sana “Zaten kuvvetin yok. Sen bir şey yapamazsın. Hep öyle kalacak” diyen şeyler ya da kişiler var mı? İsa sana da diyor “Döşeğini topla, kalk, yürü”

3. Hastalıktan daha kötü bir şey (.14)

- Bu meselelerden sonra İsa adamı Allahevinde buldu ve ona dedi: "Bak şimdi, sen şifalandın. Artık günah işleme, senin başına daha fena bir şey gelmesin."

- hastlık ve günah: bunların arasında nasıl bir bağlantı var, o zor bir tema, kesin bilemeyiz

- bütün hastalıklar insanlığın arasında yayıldı günah yüzünden - onu biliyoruz. Ama her kişinin hasta olması gösteriyor mu ki, o insan günah işlemiş?

- bu fikir o kadar derin Yahudilerin düşüncelerine işlemişti. Yuh 9'da öğrenciler İsa'ya doğuştan kör bir insanı gösteriyorlar. Soruyorlar: Kim günah işledi de bu adam kör doğsun: anası babası mı, yoksa kendisi mi?

- sorunun içinde bir saçmalık var: adam kör olarak doğdu. Vakıt yoktu günah işlesin; ana rahminde günah işlemek var mı?

- İsa bu soruya kesin bir cevap vermiyor, ama adamın dikkatini başka bir şeye çekiyor: sonsuz ölüm

- Matta 10:28 - “Korkmayın onlardan, hani kuvvetleri var bedeni öldürsünler ama canınızı alamazlar. Hayır, siz Ondan korkun, hani kuvveti var hem canı hem bedeni cendemde yok etsin.”

- İsa adamın gözlerini kendi zayıf ayaklarından çekiyor ve daha önemli bir konuya çeviriyor: var sonsuz bir acı, hiç bitmeyen bir çeki: sen onu düşün! Aklın fikrin orada olsun.

- Bulgaristan'da her kişi için her senede 1565 leva sağlık için harcanıyor. O da bütün ekonomin 8%dir. Amerikada 8233 dolar, ya da 18%. Ne kadar önem veriyoruz, bedenlerimizin iyi olması için, değil mi?

- Ve ne kadar acı bir şey ki, kişilerin çoğu inanıyor, açan sonsuz yaşam, sonsuz yargılama vardır: ama gene de bir parmağını kaldırmıyorlar, hiç düşünmüyorlar onu.

- Bali biz imanlılar anlayalım ki, hastalıktan daha korkunç bir şey var: sonsuza kadar Rabden ayrı olmak - Romalılar 8:18

Çünkü ben şöyle hesap ediyorum: biz öyle bir şanlılık görecez ki, kıyamıyorum, bu şimdiki zamanın acılarını onunla karşılaştırayım bile.”

4. Bugüne kadar işliyorum

- mucizenin bir arka tarafı vardı: Yahudilerin güdücüleri sevinmediler. Sevinmediler 38 senelik bir zavallı adam hastalıktan kurtuldu. Sevinmediler de kişiler o yabancı Asklepeyus tanrısından İsrailin tanrısına döndüler.

- ama maana buldular: bugün hakkın yok iş yapasın. Neydi o iş? Döşek taşımak! O kaç kile ya: belki en fazla 10 kg. Ama onu mobilya saydılar: sanki cumartesi gününde kamyonu çağırmışın ve şimdi ev değiştirecen.

- “Döşeğni taşımak helal değildir!” - cevap: “Kim beni iyileştirdi, O bana dedi 'döşeğini kaldır ve yürü'.” - bu cevaba bayılıyorum: ne demek ya, kim ne derse desin: Musanın kanunu lazım yerine getirilsin

- bu adamın cevabı kızan gibi, ama aynı zaman çok derin: madem bu adamın gücü var benim gibi umutsuz bir kişiye şifa versin, demek gücü var Musanın kanununu değiştirsin. Musa kişilere şifa verdi, ama önce uzun uzun dua etti. Ama bu İsa bir tek sözle beni şifaladı. O Musadan büyüktür.

- Yahudilerin güdücüleri o mucizeyi inkar edemediler: adam senelerden beri orada yatardı ve bütün kasaba onu tanıdı. Şimdi onu iyileşmiş olarak görürdüler. Ama plan neydi: İsayı öldürmek.

- ve şimdi görecez, nasıl bu mucize bir nişandır. Hatırlarsanız, nişan demek bir işaret, bize ruhsal bir ders, ruhsal bir hakikat gösteren bir olay. Burada sadece adamın iyileştiğini görmüyoruz. Sadece İsa çok merhametli diye öğrenmiyoruz. Aynı zamanda İsa'nın kim olduğunu burada anlıyoruz.

- "Benim Babam şimdiye kadar işlemektedir, ben de işliyorum." - bu söz gerçekten çok büyüktür:

- çoğu kişi Yaratılış kitabını okuyup düşünüyorlar ki: Allah dünyayı altı günde yarattı, ve sonra dinlenip kendi haline braktı. Nasıl bir mehanik bir maşina kuruyor ve ondan sonra motor artık hep otomatik işliyor.

- Yahudiler sandı, Musanın kanunu bir kere verildi, artık onu korumak bizim işimiz, Allah buna karışmıyor. Ama İsa diyor ki: “Yanlışınız var: Allah gene işliyor, yeni bir insan yaratmak istiyor. Yeni bir halk yaratmak istiyor. Beni göndermekle yeni bir dünya yaratmak istiyor.

- Ben de işliyorum demekle İsa diyor ki: Ben Allahın sözüyüm. En başta o beni kullandı bütün dünyayı yaratmak için, ve şimdi de beni kullanıyor, yeni bir dünyayı yaratmak için.

- tabii ki, bir insan için böyle laf yapmak çok korkunç bir şey: eğer doğru isa, o zaman herkes seni seslemeli. Ama yanlış ise, sen kendini Allah olarak tanıtırıyorsun - o da en büyük günahtır.

- ayet 5:18 bütün İncilde ezberlenecek ayetlerden biridir.

18 Bunun için Yahudiler daha da fazla baktılar, Onu öldürsünler. Değil O sade cumartesi gününü bozsun, Allaha 'Baba' bile derdi, ve böylelikle kendini Allahla bir kılardı.

Bugün BG'da iki tane sekta var, İsanın kim olduğunu ve kurtuluş yolu nerede diye büyük yanlışlıklar yayıyorlar. Ama bu ayeti ezbere bildik mi, her ikisini susturacaz, gerçek öğretişi ortaya koyacaz:

- birincisi: Sıbotyanlar, Adventist kilisesi. Onlar diyorlar: bugüne kadar Musanın kanunu, ve özellikle Cumartesi günü lazım tutulsun.

- Onlara göre, İsa asıl Musa'nın kanuna karşı gitmedi, sadece o zamanın yanlış adetlerine karşı gitti. - Ama Yuhanna 5:18 apaçık diyor ki: “İsa cumartesi gününü bozdu” - demek artık o kanunun altında değiliz.

- ikinci sekta Yehovistlerdir, Yehova Şahitleri. Onların hatası Yehova adını kullanmak değil, ama İsa'nın Allah olduğunu inkar ediyorlar. “İsa Allahın Oğludur, ama Allah değildir” deyip o iki düşünce sanki farklı imiş gösteriyorlar.

- Ama Yuhanna 5:18 apaçık diyor ki, “İsa Allaha 'Baba' derdi, ve böylelikle kendini Allahla bir kılardı”. - demek Allahın Oğlu sözü ve Allahın arasında bir fark yok. Zaten onun için onu öldürmeye kalktılar.

- Onun için bu ayeti ezberleyin: türkçe ve bulgarca olarak, da herkese gereken cevabı verebilesiniz. Çünkü bunlar ufak konular değil: bu iki konuda yanlış bir şeye inandın mı, kurtulamayacan.

SON:

- Evet, bugün gene İsa'nın kim olduğunu biraz daha iyi anladık:

İbraniler 1:3 “Kendi kuvvetli sözüyle her şeyi ayakta tutuyor.” - Adama şifa veren İsa'nın sözü idi

Mezmur 75:3 “Yeryüzü sallanırdı, bütün üzerinde oturanlarla birlikte; ben sağlamladım onun direklerini.”

- Madem İsa bugüne kadar işliyor, onun işi nedir: değil sadece bu kosmosu ayakta tutsun, onun ikinci ve daha yüce bir işi var: insanlara kurtului getirsin

- Efesliler 2:10 “Çünkü biz kendimiz Allahın işiyiz. İyi işler için Mesih İsa'da yaratıldık. Allah o iyi işleri önceden hazırladı, hep onlarla uğraşalım diye.”

- nasıl İsa bu adamın hayatını değiştirdi, sen ver ona izin, senin de hayatını değiştirsin.

6