Bugün: 08. 06. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM
Yeşaya 39:1-8
1 - O sırada Hizkiya'nın hastalanıp iyileştiğini duyan Baladan oğlu Babil Kralı Merodak-Baladan, ona mektuplarla birlikte bir armağan gönderdi.
2 - Bunlar Hizkiya'yı sevindirdi. O da deposundaki bütün değerli eşyaları -altını, gümüşü, baharatı, değerli yağı, silah deposunu ve hazine odalarındaki her şeyi- elçilere gösterdi. Sarayında da krallığında da onlara göstermediği hiçbir şey kalmadı.
3 - Peygamber Yeşaya Kral Hizkiya'ya gidip, "Bu adamlar sana ne dediler, nereden gelmişler?" diye sordu. Hizkiya, "Uzak bir ülkeden, Babil'den gelmişler" diye karşılık verdi.
4 - Yeşaya, "Sarayında ne gördüler?" diye sordu. Hizkiya, "Sarayımdaki her şeyi gördüler, hazinelerimde onlara göstermediğim hiçbir şey kalmadı" diye yanıtladı.
5 - Bunun üzerine Yeşaya şöyle dedi: "Her Şeye Egemen RAB'bin sözüne kulak ver.
6 - RAB diyor ki: 'Gün gelecek, sarayındaki her şey, atalarının bugüne kadar bütün biriktirdikleri Babil'e taşınacak. Hiçbir şey kalmayacak.
7 - Soyundan gelen bazı çocuklar alınıp götürülecek, Babil Kralı'nın sarayında hadım edilecek.'"
8 - Hizkiya, "RAB'den ilettiğin bu söz iyi" dedi. Çünkü, 'Nasıl olsa yaşadığım sürece barış ve güvenlik olacak' diye düşünüyordu.
Açıklama 9:1-21
1 - Beşinci melek borazanını bağırtırdı. O zaman gökten yeryüzüne düşmüş bir yıldız gördüm. Ona dipsiz çukurun anahtarı verildi.
2 - Ve dipsiz çukuru açtı. O zaman çukurdan duman yükseldi, sanki kocaman bir ocaktan çıkan duman gibi. Ve çukurdan çıkan dumandan güneş ve hava karardı.
3 - Dumandan çekirgeler çıkıp yeryüzüne yayıldı. Onlara öyle kuvvet verildi, nasıl yeryüzündeki akreplerde de varsa.
4 - Onlara denildi ki, ne yeryüzünün yeşil otlarına, ne birhangi yeşil bir şeye, ne de ağaçlara zarar vermesinler. Sade öyle insanlara zarar versinler, kimlerin alnında Allahın mühürü bulunmuyor.
5 - Onlara verildi ki, o kişileri öldürmesinler ama onlara beş ay boyunca çeki çektirsinler. Onların verdiği çekisi benziyor akreplerin verdikleri çekisine, ne vakıt iğneleriyle insanlara sokuyorlar.
6 - O günlerde insanlar ölümü arayacaklar, ama bulamayacaklar. Ölmeye hasret kalacaklar, ama ölüm onlardan kaçacak.
7 - Çekirgelerin görünüşü de muharebeye hazırlanmış beygirler gibi idi. Onların kafalarında taçlara benzer bir şey vardı; sanki altından imiş. Yüzleri de insan yüzlerine benzerdi.
8 - Onların saçları, kadınların saçları gibi idi. Dişleri gene aslan dişleri gibi.
9 - Öyle göğüslükleri vardı, sanki demirden yapılmış. Kanatlarının sesi de öyle bir ses idi, sanki muharebeye koşan çok beygir arabaları gibi.
10 - Onlarda akrepler gibi kuyrukları ve tikenleri vardı. Ve kuyruklarında vardı kuvvet, insanlara beş ay boyunca çeki çektirsinler.
11 - Onların üzerinde kral olan, çukurun meleği idi. Onun adı İbranice dilinde 'Abaddon', ve Grekçe dilinde 'Apoliyon'dur (hani, 'Yok edici').
12 - Birinci 'vay' geçti. İşte, daha iki tane 'vay' gelecek.
13 - Altıncı melek borazanını bağırtırdı. O zaman bir ses işittim. Allahın önünde duran altından bir kurbanyeri var. Onun dört boynuzlarından birinin sesi idi.
14 - O, altıncı meleğe, hani onun borazanı vardı, şöyle dedi: "Büyük ırmağın, Efrat ırmağının yanında bağlı duran dört melek var; onları çöz.
15 - O dört melek tam o saat, o gün, o ay ve o sene için hazırlanmıştı. Ve o melekler çözüldü. Öyle ki, insanların üçte birini öldürsünler.
16 - Beygirli askerlerin sayısı iki defa on bin kere onbin idi. Evet, onların sayısını işittim.
17 - Gördüğüm görüntüde beygirleri ve onların sırtına binmiş olanları şöyle gördüm: göğüslükleri ateş gibi kırmızı, çok koyu bir mavi ve kükürt gibi sarı idi. Beygirlerin kafaları aslan kafaları gibi idi. Ağızlarından ateş, duman ve kükürt çıktı.
18 - Bu üç belanın yüzünden insanların üçte biri öldü; hani o beygirlerin ağzından çıkan ateş, duman ve kükürtten.
19 - Beygirlerin kuvveti ağızlarında ve kuyruklarındadır. Çünkü kuyrukları yılanlar gibidir. Onlarla çeki çektiriyorlar.
20 - Geri kalan insanlar, hani bu belalarda öldürülmeyenler, kendi elleriyle işlediklerinden tövbe etmediler. Öyle ki, artık devam etmesinler kötü ruhlara tapmaya, ne de altından, gümüşten, bakırdan, taştan, tahtadan yapılmış putlara. Onlar ne görebilirler, ne işitebilirler, ne de yürüyebilirler.
21 - Ve insanlar yaptıkları katilliklerinden, büyücülüklerinden, zinalarından ve hırsızlıklarından da tövbe etmediler.