Bugün: 16. 01. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM
Nehemya 6:1-19
1 - Surları onardığım, gediklerini kapadığım haberi Sanballat'a, Toviya'ya, Arap Geşem'e ve öbür düşmanlarımıza ulaştı. O sırada kapı kanatlarını henüz takmamıştım.
2 - Sanballat ile Geşem bana haber göndererek, "Gel, Ono Ovası'ndaki köylerden birinde buluşalım" dediler. Bana kötülük yapmayı düşünüyorlardı.
3 - Onlara haberciler göndererek, "Büyük bir iş yapıyorum, gelemem" dedim, "Yanınıza gelirsem işi bırakmış olurum; niçin iş dursun?"
4 - Bana dört kez bu haberi gönderdiler, ben de hep aynı yanıtı verdim.
5 - Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.
6 - İçinde şunlar yazılıydı: "Çevredeki uluslar arasında Geşem'in de doğruladığı bir söylenti var. Sen ve Yahudiler ayaklanmayı düşündüğünüz için surları onarıyormuşsunuz. Anlatılanlara göre kral olmak üzeresin.
7 - Yahuda Kralı olduğunu Yeruşalim'e duyurmak için peygamberler bile atamışsın. Bütün bunlar kralın kulağına gidecek. Onun için, gel de görüşelim."
8 - Ona şu yanıtı gönderdim: "Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun."
9 - Hepsi bizi korkutmaya çalışıyorlardı. "İşi bırakacaklar, onarım duracak" diye düşünüyorlardı. Ama ben, "Tanrım, ellerime güç ver" diye dua ettim.
10 - Bir gün Mehetavel oğlu Delaya oğlu Şemaya'nın evine gittim. Evine kapanmıştı. Bana, "Tanrı'nın evinde, tapınakta buluşalım" dedi, "Tapınağın kapılarını kapatalım, çünkü seni öldürmeye gelecekler. Gece seni öldürmeye gelecekler."
11 - Ona, "Ben kaçacak adam değilim" dedim, "Benim gibi biri canını kurtarmak için tapınağa sığınır mı? Gelmeyeceğim."
12 - Anladım ki, onu Tanrı göndermemiş. Bu sözleri bir peygamber gibi, benim kötülüğüm için söylemişti. Toviya ile Sanballat onu satın almışlardı.
13 - Bu yolla gözümü korkutup bana günah işleteceklerini düşünüyorlardı. Böylece beni kötülemek için ellerine fırsat geçmiş olacaktı.
14 - Ey Tanrım, Toviya'yla Sanballat'ın yaptığı kötülüğü unutma diye dua ettim, "Beni korkutmak isteyen kadın peygamber Noadya'yla öbür peygamberlerin yaptıklarını da unutma."
15 - Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elul'da bitti.
16 - Bütün düşmanlarımız bunu duydu, çevremizdeki ulusları korku sardı. Böylece düşmanlarımız özgüvenlerini büsbütün yitirdiler. Çünkü bu işi Tanrımız'ın yardımıyla başardığımızı anladılar
17 - O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.
18 - Birçok Yahudalı Toviya'ya bağlı kalacağına ant içmişti. Çünkü Toviya, Arah oğlu Şekanya'nın damadıydı. Oğlu Yehohanan da Berekya oğlu Meşullam'ın kızını almıştı.
19 - Soylular Toviya'nın iyiliklerini bana anlatıyor, benim söylediklerimi de ona iletiyorlardı. Toviya beni yıldırmak için sürekli mektup gönderiyordu.
Apostolların İşleri 16:1-40
1 - Böylelikle Derbe ve Listra kasabalarına da geldi. Ve işte, orada Timoteyus adında bir öğrenci vardı. İmana gelmiş bir Yahudi kadının oğlu idi. Ama babası bir Grek idi.
2 - Listra ve Konya'daki kardeşler Timoteyus'tan için iyi şeyler konuşurdular.
3 - Pavlus istedi, o kendisiyle yolculuk yapsın. Ve oralardaki Yahudilerden için Timoteyus'u alıp sünnet ettirdi. Çünkü hepsi bilirdiler, onun babasının Grek olduğunu.
4 - Kasabalardan geçerken, o buyrukları bildirdiler, hani Yeruşalim'deki apostollar ve ihtiyarlar karar verdiler. Ve dediler, onları tutsunlar.
5 - Böylelikle topluluklar imanda kuvvetlenip her gün daha kalabalık oldular.
6 - Pavlus ve arkadaşları Frigiya ve Galatiya topraklarından geçtiler, çünkü Kutsal Ruh onlara engel oldu haberi Asya sancağında bildirsinler.
7 - Derken, Misiya sancağına geldiler. Oradan da Bitiniya sancağına geçmek istediler, ama İsa'nın Ruh'u onlara müsaade etmedi.
8 - Ve Misiya sancağını geçip Troas kasabasına indiler.
9 - O zaman Pavlus geceleyin bir görüntü gördü: Makedoniyalı bir adam ayakta durup Pavlus'u şöyle çağırdı: "Makedoniya'ya gel ve bize yardım et!"
10 - Pavlus bu görüntüyü gördüğü gibi, hemen Makedoniya'ya gitmeye kalktık. Çünkü anladık ki, Allah bizi çağırdı, onlara 'iyi haberi' bildirelim.
11 - Onun için Troas'tan gemiye binip doğrudan Samotraki adasına gittik. Ertesi gün de Neapolis kasabasına devam ettik.
12 - Oradan gene, Filipi kasabasına geçtik. O, Romalıların kurduğu bir kasaba ve Makedoniya sancağının o parçasının en önemli kasabasıdır. Orada birkaç gün kaldık.
13 - Cumartesi günü kasabanın kapısından dışarı çıkıp bir dereye gittik. Düşündük ki, orada bir dua yeri olacak. Oturup orada toplanmış olan kadınlarla konuşmaya başladık.
14 - Tiyatira kasabasından Lidiya adında bir kadın vardı. Ergivan kumaşlarla ticaret yapardı, ve Allaha tapan biri idi. O seslerken, Rab onun yüreğini açtı, öyle ki, Pavlus'un söylediklerine ön versin.
15 - Kendisi hem de bütün hanesi vaftiz oldu. Ondan sonra bizi zorlayıp şöyle dedi: "Eger siz beni Rabbe sadikan olan biri sayarsanız, o zaman evime gelip bende kalın." Böylelikle bizi razı ettirdi.
16 - Bir gün, dua yerine giderken, bir hizmetçi kız bizimle karşılaştı. O kızın içinde bir bakımcılık ruhu vardı. Büyücülük yapmakla sahiplerine çok para kazandırırdı.
17 - Pavlus'la bizim arkamıza taklaşıp hep şöyle bağırırdı: "Bu adamlar en yüksek Allahın hizmetçileridir. Size kurtuluş yolunu bildiriyorlar."
18 - Birkaç gün bunu devam etti. Pavlus da ondan çok rahatsız oldu. Ve dönüp ruha dedi: "İsa Mesihin adıyla sana buyuruyorum: ondan çık!" Ruh da dakkada ondan çıktı.
19 - Kızın efendileri görünce, hani onların ekmek kapısı kapandı, Pavlus'la Silas'ı tutup çarşının orta yerine devlet adamlarının önüne çektiler.
20 - Akıldanecilerin yanına götürüp şöyle dediler: "Bu adamlar Yahudilerdir ve kasabamızı karmakarışık yaptılar!
21 - Ve öyle adetler yayıyorlar ki, onları kabul etmek, hele tutmak bize helal değil. Ne de olsa Romalıyız."
22 - Halk da hep birlikte Pavlus'la Silas'a karşı ayaklandı. Akıldaneciler de onların rubalarını soyunturup buyruk verdiler, sopalarla dövülsünler.
23 - Onları iyice dövdükten sonra, mapusa attılar. Mapusun bekçisine de buyurdular, onlara çok sıkı baksın.
24 - O da, madem kendisine öyle buyuruldu, onları mapusun en içindeki odaya attı, ayaklarını da delikli kütüklerin içine kilitledi.
25 - Ama gece yarısına doğru Pavlus ve Silas dua edip Allahı türkülerle övmekte idiler. Öbür mapusçular da onları seslediler.
26 - Birdenbire büyük bir zelzele oldu ve mapusun temelleri sallandı. Dakkada bütün kapılar açıldı ve herkesin zincirleri çözüldü.
27 - Mapusun bekçisi uykusundan kalktı, mapusun kapılarını açık gördü ve sandı, bütün mapusçular kaçmış. Bunun üzerine kılıcını çekti ve tam kendini öldüreceydi.
28 - Ama Pavlus yüksek sesle şöyle bağırdı: "Sakın canına kıyma, çünkü hepimiz buradayız!"
29 - Bekçi lamba getirtti, içeri girdi ve korkudan titreyerek Pavlus'la Silas'ın önüne düştü.
30 - Onları dışarı çıkarıp dedi: "Efendiler, kurtulmak için ne lazım yapayım?"
31 - Ona dediler: "Rab İsa'ya iman et, o zaman kurtulacan, hem sen hem de hanen."
32 - Ondan sonra o adama, hem de onun evindekilere Rabbin haberini anlatırdılar.
33 - Adam da onları daha gecenin o saatinde aldı ve onların yaralarını yıkadı. Hemen arkasından hem o, hem de onunkileri vaftiz oldu.
34 - Pavlus'la Silas'ı kendi evine getirip onların önüne yemek koydu. Adam gayet fazla sevindi, çünkü bütün hanesiyle birlikte Allaha iman etti.
35 - Sabah olunca, akıldaneciler polislerini gönderip, "O adamları serbest brakın" diye buyurdular.
36 - Mapus bekçisi de bu sözleri Pavlus'a anlatırıp dedi: "Akıldaneciler sizi serbest brakmak için haber yolladılar. Onun için, şimdi dışarı çıkıp rahat gidin."
37 - Ama Pavlus onlara şöyle dedi: "Biz Roma vatandaşlarıyız! Hiç dava açmadan, bizi herkesin önünde dövdüler, hem de mapusa attılar. Şimdi de bizi saklıdan mı salacaklar? Olmaz öyle şey! Hayır kendileri gelsinler, bizi çıkarsınlar."
38 - Polisler de bu sözleri akıldanecilere bildirdiler. Onlar da duyunca, hani Pavlus'la Silas Roma vatandaşlarıdır, korkmaya başladılar.
39 - Ve gelip onlara yalvardılar. Onları çıkardıktan sonra rica ettiler, kasabadan ayrılsınlar.
40 - Mapustan çıkıp Lidiya'nın evine girdiler. Kardeşlerle görüşünce onlara kuraj verdiler ve böylelikle oradan ayrıldılar.