Bugün: 21. 07. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM
Yeremya 16:1-21
1 - RAB bana şöyle seslendi:
2 - Kendine karı alma, burada oğulların, kızların olmasın.
3 - Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki:
4 - Ölümcül hastalıklardan ölecekler. Onlar için yas tutulmayacak, gömülmeyecekler. Cesetleri toprağın üzerinde gübre gibi kalacak. Kılıçla, kıtlıkla yok olacaklar; cesetleri kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak."
5 - Çünkü RAB diyor ki: "Cenaze yemeğinin verildiği eve gitme, dövünmek için gitme, başsağlığı dileme. Çünkü ben bu halktan esenliğimi, sevgimi, sevecenliğimi geri çektim" diyor RAB.
6 - Bu ülkede büyükler de küçükler de ölecek, gömülmeyecekler. Onlar için yas tutan, dövünüp bedenini yaralayan, başını tıraş eden olmayacak.
7 - Ölene yas tutanı avutmak için kimse onunla yemek yemeyecek. Anne babasını yitirene kimse avunç kyasesini sunmayacak.
8 - Şölen evine de gitme, onlarla oturma, yiyip içme.
9 - Çünkü İsrail'in Tanrısı, Her Şeye Egemen RAB diyor ki: Burada sevinç ve neşe sesine, gelin güvey sesine senin günlerinde gözünün önünde son vereceğim.
10 - Bütün bunları bu halka bildirdiğinde, 'RAB neden başımıza bu büyük felaketi getireceğini bildirdi? Suçumuz ne? Tanrımız RAB'be karşı işlediğimiz günah ne?' diye sorarlarsa,
11 - De ki: 'Atalarınız beni terk etti' diyor RAB, 'Başka ilahların ardınca gittiler, onlara kulluk edip taptılar. Beni terk ettiler, Kutsal Yasam'a uymadılar.
12 - Sizse atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız. Beni dinleyeceğinize, kötü yüreğinizin inadı uyarınca davrandınız.
13 - Bu yüzden sizi bu ülkeden sizin de atalarınızın da bilmediği bir ülkeye atacağım. Orada gece gündüz başka ilahlara kulluk edeceksiniz, çünkü size lütfetmeyeceğim.'
14 - Artık insanların, 'İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için' demeyeceği günler geliyor" diyor RAB.
15 - "Bunun yerine, 'İsrail halkını kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için' diyecekler. Çünkü atalarına vermiş olduğum topraklara onları geri getireceğim.
16 - Birçok balıkçı çağırmak üzereyim. Onları yakalayacaklar diyor RAB, "Ardından birçok avcı çağıracağım. Her dağın, her tepenin üzerinden, kaya kovuklarından avlayacaklar onları.
17 - Bütün yaptıklarını görüyorum; hiçbiri benden gizli değil. Günahları da gözümden kaçmıyor.
18 - İlkin suçlarını, günahlarını iki katıyla onlara ödeteceğim. Çünkü tiksindirici cansız ilahlarıyla ülkemi kirlettiler, mülkümü iğrenç putlarıyla doldurdular.
19 - "Ya RAB, sen benim gücüm, Kalem, sıkıntı gününde sığınağımsın. Dünyanın dört bucağından Uluslar sana gelip, 'Atalarımız yalnız yalanları, Kendilerine hiçbir yararı olmayan Değersiz putları miras aldılar' diyecekler,
20 - İnsan kendine ilah yapar mı? Onlar ilah değil ki!'
21 - Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.
Markos 2:1-28
1 - Birkaç gün sonra gene Kefernahum kasabasına döndü. Ve 'O evdedir' diye haber oldu.
2 - O kadar halk toplandı ki, artık hiç yer kalmamıştı, kapının yanında bile. O da onlara Allahın haberini anlatırdı.
3 - Ve Ona inmeli bir adamı getirdiler. Adamı dört kişi taşıdı.
4 - Ama kalabalıktan için İsa'ya yaklaşamadılar. İnmeli adam bir döşeğin üstünde yattı, ve o vakıt tavandaki kerpiçleri çıkarıp bir delik açtılar ve o döşeği aşağı indirdiler.
5 - İsa onların imanını görünce, inmeli adama dedi: "Evladım, senin günahların af edildi."
6 - Ama bazı kanun muallimleri orada otururdular ve içlerinden şöyle alıp vermeye başladılar:
7 - "Bu adam nasıl öyle konuşabilir? Allaha küfür konuşuyor. Allahtan başka kim günahları af edebilir?"
8 - İsa ruhunda hemen anladı ki, onlar içinden öyle alıp verdiler. Ve onlara dedi: "İçinizden niye öyle alıp veriyorsunuz?
9 - Hangisi daha kolay? İnmeli adama, 'Günahların af edildi' mi diyeyim, yoksa ona 'Kalk, döşeğini topla ve yürü!' mü diyeyim?
10 - Ama haberiniz olsun, İnsanoğlu'un var kuvveti yeryüzünde günahları af etsin. Onun için..." (bu sefer inmeli adama konuştu)
11 - "Sana diyorum: kalk, döşeğini kaldır ve evine git."
12 - Ve adam dakkada kalktı, döşeğini kaldırıp herkesin gözünün önünde dışarı çıktı. Ondan için hepsi şaş baş kaldılar ve "Öyle bir şey hiç görmedik!" deyip Allahı övmeye başladılar.
13 - İsa gene göl kenarına gitti. Bütün halk Onun yanına geldi, İsa da onlara ders verdi.
14 - Geçerken Alfeyus'un oğlu Levi'yi gördü. O gümrük gişesinde otururdu. Ve ona dedi: "Benim arkamdan gel!" Levi de kalkıp onun arkasından gitti.
15 - Ve şöyle bir şey oldu: İsa, Levi'nin evinde oturup yemek yerdi. O vakıt bir sürü gümrükçü ve günahkârlar gelip İsa ve Onun öğrencileri ile birlikte yemeğe oturdular. Çok kişi idiler ve İsa'nın arkasından gitmeye başladılar.
16 - Ama kanun muallimleri ve Ferisiler gördüler, nasıl İsa günahkârlarla ve gümrükçülerle yemek yedi. Ve Onun öğrencilerine dediler: "Nasıl olur da, günahkârlarla ve gümrükçülerle yemek yiyor?"
17 - İsa onların konuşmalarını işitti ve dedi: "Sağlam kişilerin ihtiyaçları yok doktora, ama hasta olanların ihtiyacı var. Ben de gelmedim, doğru olanları çağırayım; ben geldim günahkârları çağırayım."
18 - Yahya'nın öğrencileri, hem de Ferisilerin öğrencileri vardı. Onlar oruç tutardılar. Ve gelip İsa'ya sordular: "Yahya'nın öğrencileri ve Ferisilerin öğrencileri oruç tutuyorlar. Ya senin öğrencilerin neden oruç tutmuyorlar?"
19 - İsa da onlara dedi: "Güveyi onların aralarında iken, düğüncüler oruç tutabilirler mi? Hayır, güveyi onların aralarında iken, oruç tutamazlar ki!
20 - Ama öyle günler gelecek, güveyi onlardan alınacak. Ve o zaman, evet o günde oruç tutacaklar.
21 - Ve hiç kimse bir su yıkanmamış ruba parçası alıp eski bir rubaya yama yapmaz. Yoksa yeni parça eski rubadan kopacak ve yırtık daha fena olacak.
22 - Hiç kimse de yeni şarabı eski derilere koymaz. Yoksa şarap derileri patlatıracak; hem şarap, hem de deriler ziyan olacak. Hayır, yeni şarap yeni derilere!"
23 - Ve öyle oldu ki, bir cumartesi günü ekin tarlaların arasından geçti. Öğrencileri de bir yol açıp ekin başlarını koparmaya başladılar.
24 - Ferisiler de İsa'ya dediler: "Bak, bunlar cumartesi gününde neden helal olmayan işler yapıyorlar?"
25 - İsa da onlara dedi: "Siz de hiç okumadınız mı, Davut zorda kalınca ve acıkınca ne yaptı - hem kendisi, hem de onunla beraber olanlar?
26 - Nasıl Allahevine girdi (o günlerde onun güdücüsü Abiyatar idi). Ve nasıl Allah için ayırılmış ekmekleri yedi (onları yemek sade Allahevinin hizmetçilerine helaldır)? Hem de onunla beraber olanlara da verdi?"
27 - Ve onlara şöyle konuştu: "Cumartesi günü insan için yapıldı; değil insan cumartesi günü için yapılsın.
28 - Demek İnsanoğlu cumartesi gününün de efendisidir."