Bugün: 30. 06. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Yeşaya 61:1-11

1 - Egemen RAB’bin Ruhu üzerimde. Çünkü yoksullara müjde iletmek için beni O meshetti. Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, Tutsaklara serbest bırakılacaklarını, Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını,

2 - RAB'bin lütuf yılını, Tanrımız'ın öç alacağı günü ilan etmek, Yas tutanların hepsini avutmak, Siyon'da yas tutanlara yardım sağlamak

3 - -Kül yerine çelenk, Yas yerine sevinç yağı, Çaresizlik ruhu yerine Onlara övgü giysisini vermek- için RAB beni gönderdi. Öyle ki, RAB'bin görkemini yansıtmak için, Onlara 'RAB'bin diktiği doğruluk ağaçları' densin.

4 - O zaman eski yıkıntıları yeniden inşa edecek, Çoktan viraneye dönmüş yerleri yeniden kuracak, Kuşaklar boyu yıkık kalmış kentleri onaracaklar.

5 - Yabancılar sürülerinizi güdecek, Irgatınız, bağcınız olacaklar.

6 - Sizlerse RAB'bin kâhinleri, Tanrımız'ın görevlileri diye çağrılacaksınız. Ulusların servetiyle beslenecek, Zenginlikleriyle övüneceksiniz.

7 - Utanç yerine iki kat onur bulacaksınız, Aşağılanma yerine payınızla sevineceksiniz, Böylece ülkenizde iki kat mülk edineceksiniz; Sevinciniz sonsuz olacak.

8 - Çünkü ben RAB adaleti severim, Nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, Onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım.

9 - Soylarından gelenler uluslar arasında, Torunları halklar arasında tanınacak. Onları gören herkes RAB'bin kutsadığı soy olduklarını anlayacak.

10 - RAB'de büyük sevinç bulacağım, Tanrım'la yüreğim coşacak. Çünkü çelenkle süslenmiş güvey gibi, Takılarını kuşanmış gelin gibi, Bana kurtuluş giysisini giydirdi, Beni doğruluk kaftanıyla örttü.

11 - Toprak filizlerini nasıl çıkartır, Bahçe ekilen tohumları nasıl yetiştirirse, Egemen RAB de doğruluk ve övgüyü Bütün ulusların önünde öyle yetiştirecek.


Matta 9:1-38

1 - İsa bir kayığa binip gölü geçti. Böylelikle kendi kasabasına vardı.

2 - Ve işte, Ona döşek üzerinde yatan inmeli bir adam getirdiler. İsa onların imanını görünce inmeliye dedi: "Evladım, kurajlan, senin günahların af edildi".

3 - Ve işte, kimi kanun muallimleri kendi kendilerine şöyle konuştular: "Bu adam Allaha küfür konuşuyor".

4 - Ama İsa onların düşüncelerini anlayıp dedi: "Neden içinizde kötü düşünüyorsunuz?

5 - Çünkü hangisi daha kolay: 'Günahların af edildi' demek mi, yoksa 'Kalk, yürü' demek mi?

6 - Ama İnsanoğlu'nun var kuvveti, yeryüzünde günahları af etsin. Bunu anlayasınız diye... (bu sefer inmeliye dedi) "Kalk, döşeğini kaldır ve eve git."

7 - Adam da kalkıp evine gitti.

8 - Kalabalıklar bunu görünce hayran kaldılar ve Allahı şanladılar, insanlara öyle bir hak verdi diye.

9 - İsa oradan yoluna devam etti. Gümrük gişesinde oturan Matta adında bir adam gördü. Ona "Arkamdan gel!" diye buyurdu. Adam da kalkıp İsa'nın arkasından gitti.

10 - Ve öyle oldu ki, İsa Matta'nın evinde sofraya oturmuşken, işte, bir sürü gümrükçü ve günahkârlar gelip İsa ve Onun öğrencileriyle birlikte yemek yediler.

11 - Ferisiler bunu görünce İsa'nın öğrencilerine dediler: "Sizin mualliminiz ne için gümrükçüler ve günahkârlarla yemek yiyor?"

12 - Ama İsa bunu işitince dedi: "Değil sağlam olanlara, ama hasta olanlara doktor lazım.

13 - Siz gene, gidin ve öğrenin, şu söz ne istiyor söylesin: 'Ben merhamet istiyorum, değil kurban'. Çünkü ben gelmedim, doğru olanları çağırayım, ben geldim, günahkârları çağırayım."

14 - Sonra Yahya'nın öğrencileri İsa'ya gelip dediler: "Nasıl oluyor da biz oruç tutuyoruz, Ferisiler de oruç tutuyorlar, ama senin öğrencilerin oruç tutmuyorlar?"

15 - İsa onlara dedi: "Güveyi onların arasında iken, olamaz güveyinin arkadaşları yas tutsunlar, değil mi? Ama öyle günler gelecek ki, Güveyi onlardan alınacak. İşte, o günlerde oruç tutacaklar.

16 - Ve hiç kimse bir su yıkanmamış ruba parçası alıp eski bir rubaya yama yapmaz. Yoksa yama rubadan kopacak ve yırtık daha fena olacak.

17 - Hiç kimse de yeni şarabı eski derilere koymaz. Yoksa deriler patlayacak, şarap dökülecek ve deriler ziyan olacak. Hayır, yeni şarabı yeni derilere koyarlar. Öylelikle ikisi de kollanacak."

18 - İsa daha bu şeyleri onlara anlatırırken, bir duahane güdücüsü gelip Onun önünde yere kapandı ve dedi: "Kızım az önce öldü. Gene de gel, elini onun üzerine koy, o vakıt yaşayacak".

19 - İsa da kalkıp adamın arkasından gitti; Onun öğrencileri de öyle.

20 - Derken, bir kadın İsa'nın arkasından yetişti. Kadının oniki seneden beri kanaması vardı. Ve şimdi gelip İsa'nın rubasının kenarına dokundu.

21 - Çünkü kadın kendi kendine şöyle derdi: "Yeter ki, Onun rubalarına bir dokunayım, o vakıt iyileşecem".

22 - Ama İsa arkasına döndü ve onu görünce dedi: "Kızım, kurajlan! İmanın seni kurtardı". Ve kadın dakkada iyileşti.

23 - İsa duahane güdücüsünün evine geldi. Orada kaval çalanları ve gürültü yapan kalabalığı gördü.

24 - O zaman dedi: "Çıkın dışarı! Zaten kız ölmedi ki, sade uyuyor". Ve hepsi Ona gülmeye başladılar.

25 - İnsanlar dışarıya çıkarıldıktan sonra, İsa eve girdi, kızı elinden tuttu ve kız kalktı.

26 - Bu haber bütün oralara yayıldı.

27 - İsa oradan yoluna devam edince, iki kör adam Onun arkasından gittiler. Yüksek sesle bağırırdılar: "Davudoğlu, halimize acı!

28 - İsa bir eve girdi. O vakıt kör adamlar Ona yaklaştı. İsa da onlara dedi: "İman ediyor musunuz ki, benim var fırsatım bunu yapayım?" Ona dediler: "Evet efendimiz, iman ediyoruz".

29 - O vakıt İsa onların gözlerine dokunup dedi: "İmanınıza göre olsun".

30 - Onların gözleri açıldı ve İsa onlara çok sıkı ısmarladı: "Bakın, kimsenin haberi olmasın bu işten için!"

31 - Onlar gene, dışarı çıkıp İsa'nın adını bütün oralarda yayıdılar.

32 - İsa ve öğrencileri dışarı çıkınca, işte, Ona kötü ruhlu ve dilsiz bir adam getirdiler.

33 - Kötü ruh uğratıldıktan sonra dilsiz adam konuşmaya başladı. Kalabalıklar da şaş baş kalıp dediler: "İsrail'de hiç öyle bir şey görünmedi".

34 - Ama Ferisiler şöyle konuştular: "Kötü ruhları uğratırıyor kötü ruhların başıyla".

35 - İsa bütün kasabaları ve bütün köyleri gezdi. Onların duahanelerinde ders verdi. Krallıktan için 'iyi haberi' bildirdi ve her türlü hastalığı, her türlü viranlığı iyileştirdi.

36 - Kalabalıkları görünce onlara acıdı, çünkü sıkıntılı ve perişandılar, sanki çobansız bir sürü gibi.

37 - O zaman öğrencilerine dedi: "Harman büyük, ama işçiler az.

38 - Onun için, harmanın sahibine yalvarın ki, harmanına işçiler yollasın."