Bugün: 18. 03. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Sül.Özdeyişleri 4:1-27

1 - Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.

2 - Çünkü size iyi ders veriyorum, Ayrılmayın öğrettiğimden.

3 - Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,

4 - Babam bana şunu öğretti: "Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.

5 - Bilgeliği ve aklı sahiplen, Söylediklerimi unutma, onlardan sapma.

6 - Bilgelikten ayrılma, o seni korur. Sev onu, seni gözetir.

7 - Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.

8 - Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.

9 - Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir."

10 - Dinle oğlum, sözlerimi benimse ki, Uzasın ömrün.

11 - Seni bilgelik yolunda eğitir, Doğru yollara yöneltirim.

12 - Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.

13 - Aldığın terbiyeye sarıl, bırakma, Onu uygula, çünkü odur yaşamın.

14 - Kötülerin yoluna ayak basma, Yürüme alçakların yolunda,

15 - O yoldan sakın, yakınından bile geçme, Yönünü değiştirip geç.

16 - Çünkü kötülük etmedikçe uyuyamaz onlar, Uykuları kaçar saptırmadıkça birilerini.

17 - Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.

18 - Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.

19 - Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.

20 - Oğlum, sözlerime dikkat et, Dediklerime kulak ver.

21 - Aklından çıkmasın bunlar, Onları yüreğinde sakla.

22 - Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.

23 - Her şeyden önce de yüreğini koru, Çünkü yaşam ondan kaynaklanır.

24 - Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.

25 - Gözlerin hep ileriye baksın, Dosdoğru önüne!

26 - Gideceğin yolu düzle, O zaman bütün işlerin sağlam olur.

27 - Sapma sağa sola, Ayağını kötülükten uzak tut


Galatyalılar 3:1-29

1 - Ey siz Galatiyalılar, ne kadar da sersemsiniz! Acaba, size kim büyü yaptı? Size İsa Mesih haça gerilmiş olarak bildirildi, sanki gözlerinizin önünde olmuş.

2 - İstiyorum, sizden tek bir şey öğreneyim: kanunun işlerini yapmakla mı Ruhu aldınız, yoksa imanla seslemekle mi?

3 - Siz o kadar sersem misiniz? Ruhta başladınız, ve şimdi bedende mi bitirmeğe bakıyorsunuz?

4 - Bunca çekileri boşuna mı çektiniz - sahiden de boşuna mıydı?

5 - Allah size Ruhu verdi ve aranızda mucizeler yapıyor. Onu neye dayanarak yapıyor? Kanunun işlerini yaptığınız için mi, yoksa imanla seslediğiniz için mi?

6 - Aynı nasıl İbrahim de Allaha iman etti ve ona doğruluk sayıldı.

7 - Onun için emin olun ki, iman edenler İbrahim'in evlatları oluyor.

8 - Ve Kutsal Kitap önceden bildirdi ki, Allah bütün milletleri imanla doğru sayacak. Hem de önceden İbrahim'e 'iyi haber'i bildirdi. Ona dedi: 'Sende bütün milletler mubarek sayılacak.'

9 - Böylelikle imanla yaşayanlar, iman eden İbrahim'le birklikte mubarek sayılıyorlar.

10 - Kim bakıyor kanunun işlerini yapmağa, onlar hepsi lanetlidir. Çünkü şöyle yazılmıştır: 'Kanunun kitabında ne yazılmışsa - kim onları tekine kadar tutmazsa ve onları yerine getirmezse lanetlidir.'

11 - Şimdi, Allahın önünde hiç kimse kanunla doğru sayılmayacak. Bu apaçık bir şey. Çünkü 'Doğru adam imanla yaşayacak.'

12 - Yalnız, kanunun imanla hiç bir işi yok. Tam tersi: 'Onu yerine getiren kişi onunla yaşayacak.'

13 - Mesih bizim için lanet oldu, ve böylelikle bizi kanunun lanetinden satın alıp kurtardı. (Çünkü şöyle yazılıyor: 'Her kim bir ağaca asılırsa lanetlidir.')

14 - Maksat şu: hem Mesih İsa'da İbrahim'in bereketi bütün milletlerin üzerine gelsin, hem de biz iman etmekle Ruhu alalım, ki Allah ondan için söz vermişti.

15 - Kardeşler, dünyaca konuşayım size. İnsanların arasında bile bir anlaşma şöyle oluyor: kesin yazıldıktan sonra, kimse onu bozamaz ya da başka şartlar koyamaz.

16 - Şimdi, Allahın sözü İbrahim'e ve onun tohumuna verildi. Demiyor 've onun tohumlarına' sanki birçokları imiş. Hayır, diyor 'Senin tohumuna' sanki sade bir kişi imiş gibi. O da Mesihtir.

17 - Şunu demek istiyorum: Allah önce anlaşmayı kesinleştirdi. Kanun dörtyüz otuz sene sonra verildi, ama önceden verilen sözü bozamaz.

18 - Çünkü eger miras bir kanuna dayansaydı, artık Allahın bir sözüne dayanmamış olurdu. Ama Allah onu İbrahim'e söz vermekle verdi.

19 - Öyle ise, kanun ne için verildi? Allah onu günahları belli etmek için kattı ve istedi, kanun devam etsin o 'tohum' gelene kadar, hani Allah Ondan için sözünü verdiydi. O kanun meleklerin yolu ile ve bir aracının yardımı ile verildi.

20 - Şimdi, bir aracı yalnız bir taraf için lazım değil ki. Öbür yandan, Allah tek bir taraftır.

21 - O zaman, kanun Allahın verdiği sözlerine ters mi düşüyor? Hayır, olamaz öyle şey. Çünkü eger yaşam getirebilen bir kanun verilmiş olsaydı, o vakıt doğruluk sahiden de kanuna dayanacaydı.

22 - Ama Kutsal Kitap herkesi günahın mapusçusu yaptı. Öyle ki, Allahın verdiği söz iman edenlere, hani İsa Mesihe iman edenlere verilsin.

23 - Ama iman gelmezden önce kanun bize bekçilik yapardı. Daha sonra iman açıklanacaydı. Ama o zamana kadar kapalıydık.

24 - Böylelikle kanun bizim için bir terbiyeci oldu, bizi Mesihe getirsin. Öyle ki, ondan sonra imanla doğru sayılalım.

25 - Ama şimdi, iman geldikten sonra, artık o terbiyecinin altında değiliz.

26 - Artık Mesih İsa'ya iman etmekle, hepiniz Allah evlatlarısınız.

27 - Çünkü sizden her kim İsa'ya vaftiz olmuşsa, o Mesihi giyimiş oluyor.

28 - Artık ne Yahudi var, ne de Grek var. Ne köle var, ne de serbest kişi var. Ne erkek var, ne de dişi var. Çünkü hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.

29 - Ve madem Mesihinsiniz, o zaman İbrahim'in soyundansınız. Allahın verdiği sözüne göre mirasçısınız.