Bugün: 18. 07. 2024
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Hakimler 2:1-23

1 - RAB'bin meleği Gilgal'dan Bokim'e gitti ve İsrailliler'e şöyle dedi: "Sizi Mısır'dan çıkarıp atalarınıza söz verdiğim toprağa getirdim. 'Sizinle yaptığım antlaşmayı hiçbir zaman bozmayacağım' dedim.

2 - Dedim ki, 'Bu topraklarda yaşayanlarla antlaşma yapmayın; sunaklarını yıkın.' Ama sözümü dinlemediniz. Bunu neden yaptınız?

3 - Onun için şimdi, 'Bu halkları önünüzden kovmayacağım; onlar böğrünüzde diken, ilahları da size tuzak olacak' diyorum."

4 - RAB'bin meleği sözlerini bitirince bütün İsrail halkı hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

5 - Bu yüzden oraya Bokim adını verdiler ve orada RAB'be kurban sundular

6 - Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.

7 - Yeşu yaşadıkça ve RAB'bin İsrail için yaptığı büyük işleri görmüş olup Yeşu'dan sonra sağ kalan ileri gelenler durdukça halk RAB'be kulluk etti.

8 - RAB'bin kulu Nun oğlu Yeşu yüz on yaşında öldü.

9 - Onu Efrayim'in dağlık bölgesindeki Gaaş Dağı'nın kuzeyine, kendi mülkünün sınırları içinde kalan Timnat-Heres'e gömdüler

10 - Bu kuşaktan olanların hepsi ölüp atalarına kavuştuktan sonra, RAB'bi tanımayan ve O'nun İsrail için yaptıklarını bilmeyen başka bir kuşak yetişti.

11 - İsrailliler RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar, Baallar'a tapındılar.

12 - Kendilerini Mısır'dan çıkaran atalarının Tanrısı RAB'bi terk ettiler. Çevrelerinde yaşayan ulusların değişik ilahlarına bağlanıp onlara tapınarak RAB'bi öfkelendirdiler.

13 - Çünkü RAB'bi terk edip Baal'a ve Aştoretler'e tapındılar.

14 - Bunun üzerine RAB İsrail'e öfkelendi. Onları, her şeylerini alan yağmacıların eline teslim etti; artık karşı koyamadıkları çevredeki düşmanlarının kölesi yaptı.

15 - RAB söylediği ve ant içtiği gibi, onlara karşı olduğundan, savaşa her gittiklerinde yenilgiye uğradılar. Büyük sıkıntı içindeydiler.

16 - Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.

17 - Ama hakimlerini de dinlemediler. RAB'be vefasızlık ederek başka ilahlara tapındılar. RAB'bin buyruklarını yerine getiren ataları gibi davranmadılar, onların izlediği yoldan çabucak saptılar.

18 - RAB onlar için ne zaman bir hakim çıkardıysa, onunla birlikte oldu; hakim yaşadığı sürece onları düşmanlarının elinden kurtardı. Baskı ve zulüm altında inledikleri zaman RAB onlara acıyordu.

19 - Ne var ki, hakimleri ölür ölmez yine başka ilahlara bağlanıyor, onlara kulluk edip tapınıyorlardı. Bu yolda atalarından beter oldular. Yaptıkları kötülüklerden ve inatçılıktan vazgeçmediler.

20 - RAB bu yüzden İsrail'e öfkelenerek şöyle dedi: "Mademki bu ulus atalarının uymasını buyurduğum antlaşmayı bozdu ve sözümü dinlemedi,

21 - ben de Yeşu öldüğünde bu topraklarda bıraktığı ulusların hiçbirini artık önlerinden kovmayacağım.

22 - Ataları gibi özenle RAB'bin yolundan gidip gitmeyeceklerini görmek için onları bu uluslarla sınayacağım."

23 - RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.


Apostolların İşleri 6:1-15

1 - O günlerde öğrenciler gittikçe çoğalırdılar. Toplulukta her gün dul kadınlara yemek dağıtırılırdı. Bir ara, Grekçe konuşan Yahudiler, ana dilini konuşan Yahudilerden için ağlaşmaya başladılar, "Bizim dul kadınlarımıza dikkat çevirilmiyor" diye.

2 - O vakıt onikiler, öğrencilerin bütün toplantısını çağırdılar ve şöyle konuştular: "Bizim için uygun değil, Allahın sözünü brakıp masalarda hizmet edelim.

3 - Ama siz aranızdan yedi adam seçin. Onlar lazım iyi olarak tanınsınlar, hem de Kutsal Ruh ve anlayışla dolu olsunlar. Onları bu işin başına koyacaz.

4 - Biz gene, kendimize hep dua etmeye ve Allahın sözüne hizmet etmeye verelim."

5 - Bütün topluluk bu lafa razı geldi. Böylelikle şu kişileri seçtiler: Stefanus (iman ve Kutsal Ruh'la dolu olan bir adam), Filip, Prohorus, Nikanor, Timon, Parmenas ve Nikolas (Antakya kasabasından gelen ve Yahudiliğe dönmüş olan biri).

6 - Bunları apostolların önüne getirdiler. Onlar da dua ettikten sonra ellerini bu kişilerin üzerine koydular.

7 - Allahın haberi yayılmaya devam etti. Yeruşalim kasabasında öğrenciler çok fazla çoğalmaya başladılar. Allahevindeki görevlilerden bile bir sürü kişi imana boyun eğmeye başladılar.

8 - Bu arada, Stefanus Allahın bereketi ve kuvvetiyle dolurdu ve halkın önünde büyük mucizeler ve nişanlar yapardı.

9 - Ama kölelikten serbest brakılanların kendi duahanesi vardı. Orada hem Kireneliler, hem de Aleksandriyalılar, bir de Kilikiya ve Asya sancaklarından kişiler vardı. Onların arasından bazıları kalkıp Stefanus'la tartışmaya başladılar.

10 - Ama Stefanus'un konuşmasındaki anlayışa ve Ruh'a karşı koyamadılar.

11 - Ondan sonra, el altından kişileri puşuturdular şöyle konuşsunlar: "Biz işittik, bu adam nasıl Musa'ya ve Allaha karşı küfür konuşuyor."

12 - Ve halkı, akıldanecileri ve kanun muallimlerini kışkırtırdılar. Stefanus'a saldırıp onu yaka paça parlamentonun önüne götürdüler.

13 - Ve yalancı şahitleri öne getirdiler. Onlar da şöyle konuştu: "Bu adam durmadakka bu kutsal yere karşı ve Allah kanununa karşı konuşuyor.

14 - Çünkü işittik nasıl dedi, o Nasıralı İsa bu yeri yok edecekmiş ve Musa'nın bize verdiği adetlerini değiştirecekmiş."

15 - Parlamentoda oturanlar da, hepsi gözlerini Stefanus'un üzerine diktiler. Ve gördüler, onun yüzü bir melek yüzüne benzerdi.