Bugün: 30. 01. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH
Yaratılış 31:1-55
1 - Lavan'ın oğulları, "Yakup babamızın sahip olduğu her şeyi aldı" dediler, "Bütün varlığını babamıza ait şeylerden kazandı." Yakup bu sözleri duyunca,
2 - Lavan'ın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.
3 - RAB Yakup'a, "Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön" dedi, "Seninle olacağım."
4 - Bunun üzerine Yakup Rahel'le Lea'yı sürüsünün bulunduğu kırlara çağırttı.
5 - Onlara, "Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor" dedi, "Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.
6 - Var gücümle babanıza hizmet ettiğimi bilirsiniz.
7 - Ne yazık ki, babanız beni aldattı, ondan alacağımı on kez değiştirdi. Ama Tanrı bana kötülük etmesine izin vermedi.
8 - Lavan, 'Ücret olarak noktalı hayvanları al' deyince, bütün sürü noktalı doğurdu. 'Ücret olarak çizgili olanları al' deyince de bütün sürü çizgili doğurdu.
9 - Tanrı babanızın hayvanlarını aldı, bana verdi.
10 - Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı ve kırçıldılar
11 - Düşümde Tanrı'nın meleği bana, 'Yakup!' diye seslendi. 'Buyur' dedim.
12 - Bana, 'Bak, bütün çiftleşen tekeler çizgili, noktalı ve kırçıl' dedi, 'Çünkü Lavan'ın sana yaptıklarının hepsini gördüm.
13 - Ben Beytel'in Tanrısı'yım. Hani orada bana anıt dikip meshetmiş, adak adamıştın. Kalk, bu ülkeden git, doğduğun ülkeye dön.'
14 - Rahel'le Lea, "Babamızın evinde hyalya payımız, mirasımız var mı?" dediler,
15 - Onun gözünde artık yabancı değil miyiz? Çünkü bizi sattı. Bizim için ödenen bedelin hepsini yedi
16 - Tanrı'nın babamızdan aldığı varlığın tümü bize ve çocuklarımıza aittir. Tanrı sana ne dediyse öyle yap.
17 - Böylece Yakup çocuklarını, karılarını develere bindirdi.
18 - Bütün hayvanları önüne kattı; topladığı mallarla, Paddan-Aram'da kazandığı hayvanlarla birlikte Kenan ülkesine, babası İshak'ın yanına gitmek üzere yola çıktı.
19 - Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.
20 - Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavan'ı kandırdı.
21 - Böylece kendine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağı'nı geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti
22 - Üçüncü gün Yakup'un kaçtığını Lavan'a bildirdiler.
23 - Lavan yakınlarını yanına alıp Yakup'un peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.
24 - O gece Tanrı Aramlı Lavan'ın düşüne girerek ona, "Dikkatli ol!" dedi, "Yakup'a ne iyi, ne kötü bir şey söyleme."
25 - Lavan Yakup'a yetişti. Yakup çadırını Gilat dağlık bölgesine kurmuştu. Lavan da yakınlarıyla birlikte çadırını aynı yere kurdu.
26 - Yakup'a, "Nedir bu yaptığın?" dedi, "Beni aldattın. Kızlarımı alıp savaş tutsağı gibi götürdün.
27 - Neden gizlice kaçtın? Neden beni aldattın? Niçin bana söylemedin? Seni sevinçle, ezgilerle, tefle, lirle yolcu ederdim.
28 - Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.
29 - Size kötülük yapacak güçteyim, ama babanın Tanrısı dün gece bana, 'Dikkatli ol!' dedi, 'Yakup'a ne iyi, ne kötü hiçbir şey söyleme.'
30 - Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?"
31 - Yakup, "Korktum" diye karşılık verdi, "Kızlarını zorla elimden alırsın diye düşündüm.
32 - İlahlarını kimde bulursan, o öldürülecektir. Yakınlarımızın önünde kendin ara, eşyalarımın arasında sana ait ne bulursan al." Yakup ilahları Rahel'in çaldığını bilmiyordu.
33 - Lavan Yakup'un, Lea'nın ve iki cariyenin çadırına baktıysa da ilahları bulamadı. Lea'nın çadırından çıkıp Rahel'in çadırına girdi.
34 - Rahel çaldığı putları devesinin semerine koymuş, üzerine oturmuştu. Lavan çadırını didik didik aradıysa da putları bulamadı.
35 - Rahel babasına, "Efendim, huzurunda kalkamadığım için kızma, yadet görüyorum da" dedi. Lavan her yeri aradıysa da, putları bulamadı.
36 - Yakup kendini tutamadı. Lavan'a çıkışarak, "Suçum ne?" diye sordu, "Ne günah işledim ki böyle öfkeyle peşime takıldın?
37 - Bütün eşyalarımı aradın, sana ait bir şey buldun mu? Varsa onu buraya, yakınlarımızın önüne koy. Onlar ikimiz hakkında karar versinler.
38 - Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç yavru düşürmedi. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.
39 - Yabanıl hayvanların parçaladığını sana göstermedim, zararını ben çektim. Gece ya da gündüz çalınan her hayvanın karşılığını benden istedin.
40 - Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.
41 - Yirmi yıl evinde böyle yaşadım. İki kızın için on dört yıl, sürün için altı yıl sana hizmet ettim. On kez alacağımı değiştirdin.
42 - Babamın ve İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın taptığı Tanrı benden yana olmasaydı, beni eli boş gönderecektin. Tanrı çektiğim zorluğu, verdiğim emeği gördü ve dün gece seni uyardı."
43 - Lavan, "Kadınlar benim kızlarım, çocuklar benim çocuklarım, sürüler benim sürülerim" diye karşılık verdi, "Burada gördüğün her şey bana ait. Kızlarıma ya da doğurdukları çocuklara bugün ne yapabilirim ki?
44 - Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım."
45 - Yakup bir taş alıp onu anıt olarak dikti.
46 - Yakınlarına, "Taş toplayın" dedi. Adamlar topladıkları taşları bir yere yığdılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
47 - Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi
48 - Lavan, "Bu yığın bugün aramızda tanık olsun" dedi. Bu yüzden yığına Galet adı verildi.
49 - Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, "Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin" dedi,
50 - Eğer kızlarıma kötü davranır, başka kadınlarla evlenirsen, yanımızda kimse olmasa bile Tanrı tanık olacaktır
51 - Sonra, "İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt" dedi,
52 - Bu yığın ve anıt birer tanık olsun. Bu yığının ötesine geçip sana kötülük etmeyeceğim. Sen de bu yığını ve anıtı geçip bana kötülük etmeyeceksin
53 - İbrahim'in, Nahor'un, babasının Tanrısı aramızda yargıç olsun. Yakup babası İshak'ın taptığı Tanrı'nın adıyla ant içti.
54 - Sonra dağda kurban kesip yakınlarını yemeğe çağırdı. Yemeği yiyip geceyi dağda geçirdiler.
55 - Lavan sabah erkenden kalktı; torunlarını, kızlarını öpüp kutsadıktan sonra evine gitti
Markos 2:1-28
1 - Birkaç gün sonra gene Kefernahum kasabasına döndü. Ve 'O evdedir' diye haber oldu.
2 - O kadar halk toplandı ki, artık hiç yer kalmamıştı, kapının yanında bile. O da onlara Allahın haberini anlatırdı.
3 - Ve Ona inmeli bir adamı getirdiler. Adamı dört kişi taşıdı.
4 - Ama kalabalıktan için İsa'ya yaklaşamadılar. İnmeli adam bir döşeğin üstünde yattı, ve o vakıt tavandaki kerpiçleri çıkarıp bir delik açtılar ve o döşeği aşağı indirdiler.
5 - İsa onların imanını görünce, inmeli adama dedi: "Evladım, senin günahların af edildi."
6 - Ama bazı kanun muallimleri orada otururdular ve içlerinden şöyle alıp vermeye başladılar:
7 - "Bu adam nasıl öyle konuşabilir? Allaha küfür konuşuyor. Allahtan başka kim günahları af edebilir?"
8 - İsa ruhunda hemen anladı ki, onlar içinden öyle alıp verdiler. Ve onlara dedi: "İçinizden niye öyle alıp veriyorsunuz?
9 - Hangisi daha kolay? İnmeli adama, 'Günahların af edildi' mi diyeyim, yoksa ona 'Kalk, döşeğini topla ve yürü!' mü diyeyim?
10 - Ama haberiniz olsun, İnsanoğlu'un var kuvveti yeryüzünde günahları af etsin. Onun için..." (bu sefer inmeli adama konuştu)
11 - "Sana diyorum: kalk, döşeğini kaldır ve evine git."
12 - Ve adam dakkada kalktı, döşeğini kaldırıp herkesin gözünün önünde dışarı çıktı. Ondan için hepsi şaş baş kaldılar ve "Öyle bir şey hiç görmedik!" deyip Allahı övmeye başladılar.
13 - İsa gene göl kenarına gitti. Bütün halk Onun yanına geldi, İsa da onlara ders verdi.
14 - Geçerken Alfeyus'un oğlu Levi'yi gördü. O gümrük gişesinde otururdu. Ve ona dedi: "Benim arkamdan gel!" Levi de kalkıp onun arkasından gitti.
15 - Ve şöyle bir şey oldu: İsa, Levi'nin evinde oturup yemek yerdi. O vakıt bir sürü gümrükçü ve günahkârlar gelip İsa ve Onun öğrencileri ile birlikte yemeğe oturdular. Çok kişi idiler ve İsa'nın arkasından gitmeye başladılar.
16 - Ama kanun muallimleri ve Ferisiler gördüler, nasıl İsa günahkârlarla ve gümrükçülerle yemek yedi. Ve Onun öğrencilerine dediler: "Nasıl olur da, günahkârlarla ve gümrükçülerle yemek yiyor?"
17 - İsa onların konuşmalarını işitti ve dedi: "Sağlam kişilerin ihtiyaçları yok doktora, ama hasta olanların ihtiyacı var. Ben de gelmedim, doğru olanları çağırayım; ben geldim günahkârları çağırayım."
18 - Yahya'nın öğrencileri, hem de Ferisilerin öğrencileri vardı. Onlar oruç tutardılar. Ve gelip İsa'ya sordular: "Yahya'nın öğrencileri ve Ferisilerin öğrencileri oruç tutuyorlar. Ya senin öğrencilerin neden oruç tutmuyorlar?"
19 - İsa da onlara dedi: "Güveyi onların aralarında iken, düğüncüler oruç tutabilirler mi? Hayır, güveyi onların aralarında iken, oruç tutamazlar ki!
20 - Ama öyle günler gelecek, güveyi onlardan alınacak. Ve o zaman, evet o günde oruç tutacaklar.
21 - Ve hiç kimse bir su yıkanmamış ruba parçası alıp eski bir rubaya yama yapmaz. Yoksa yeni parça eski rubadan kopacak ve yırtık daha fena olacak.
22 - Hiç kimse de yeni şarabı eski derilere koymaz. Yoksa şarap derileri patlatıracak; hem şarap, hem de deriler ziyan olacak. Hayır, yeni şarap yeni derilere!"
23 - Ve öyle oldu ki, bir cumartesi günü ekin tarlaların arasından geçti. Öğrencileri de bir yol açıp ekin başlarını koparmaya başladılar.
24 - Ferisiler de İsa'ya dediler: "Bak, bunlar cumartesi gününde neden helal olmayan işler yapıyorlar?"
25 - İsa da onlara dedi: "Siz de hiç okumadınız mı, Davut zorda kalınca ve acıkınca ne yaptı - hem kendisi, hem de onunla beraber olanlar?
26 - Nasıl Allahevine girdi (o günlerde onun güdücüsü Abiyatar idi). Ve nasıl Allah için ayırılmış ekmekleri yedi (onları yemek sade Allahevinin hizmetçilerine helaldır)? Hem de onunla beraber olanlara da verdi?"
27 - Ve onlara şöyle konuştu: "Cumartesi günü insan için yapıldı; değil insan cumartesi günü için yapılsın.
28 - Demek İnsanoğlu cumartesi gününün de efendisidir."