Bugün: 18. 03. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Çıkış 28:1-43

1 - Bana kâhinlik etmeleri için İsrailliler arasından ağabeyin Harun'u, oğulları Nadav, Avihu, Elazar ve İtamar'ı yanına al.

2 - Ağabeyin Harun'a görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.

3 - Bilgelik verdiğim becerikli adamlara söyle, Harun'a giysi yapsınlar. Öyle ki, bana kâhinlik etmek için kutsal kılınmış olsun.

4 - Yapacakları giysiler şunlardır: Göğüslük, efod, kaftan, nakışlı mintan, sarık, kuşak. Bana kâhinlik etmeleri için ağabeyin Harun'a ve oğullarına bu kutsal giysileri yapacaklar.

5 - Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar

6 - Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.

7 - Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.

8 - Efodun üzerinde efod gibi ustaca dokunmuş bir şerit olacak. Efodun bir parçası gibi lacivert, mor, kırmızı iplikle, altın sırmayla, özenle dokunmuş ince ketenden olacak.

9 - İki oniks taşı alacak, İsrailoğulları'nın adlarını, doğuş sırasına göre altısını birinin,

10 - altısını ötekinin üzerine oyacaksın

11 - İsrailoğulları'nın adlarını bu iki taşın üzerine usta oymacıların mühür oyduğu gibi oyacaksın.

12 - Taşları altın yuvalar içine koyduktan sonra İsrailliler'in anılması için efodun omuzluklarına tak. Harun, anılmaları için onların adlarını RAB'bin önünde iki omzunda taşıyacak

13 - Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap.

14 - Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir

15 - Usta işi bir karar göğüslüğü yap. Onu da efod gibi, altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yap.

16 - Dört köşe, eni ve boyu birer karış olacak; ikiye katlanacak.

17 - Üzerine dört sıra taş yuvası kak. Birinci sırada yakut, topaz, zümrüt;

18 - ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;

19 - üçüncü sırada gökyakut, agat, ametist;

20 - dördüncü sırada sarı yakut, oniks ve yeşim olacak. Taşlar altın yuvalara kakılacak.

21 - On iki taş olacak. Üzerlerine mühür oyar gibi İsrailoğulları'nın adları bir bir oyulacak. Bu taşlar İsrail'in on iki oymağını simgeleyecek

22 - Göğüslük için saf altından örme zincirler yap.

23 - İki altın halka yap, göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koy.

24 - İki örme altın zinciri göğüslüğün köşelerindeki halkalara tak.

25 - Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanın üzerinden geçirerek efodun ön tarafına, omuzlukların üzerine bağla.

26 - İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.

27 - İki altın halka daha yap; efodun önündeki omuzluklara alttan, dikişe yakın, ustaca dokunmuş şeridin yukarısına tak.

28 - Göğüslüğün halkalarıyla efodun halkaları lacivert kordonla birbirine bağlanacak. Öyle ki, göğüslük efodun ustaca dokunmuş şeridinin yukarısında kalsın ve efoddan ayrılmasın.

29 - Harun Kutsal Yer'e girerken, İsrailoğulları'nın adlarının yazılı olduğu karar göğüslüğünü yüreğinin üzerinde taşıyacak. Öyle ki, ben, RAB halkımı sürekli anımsayayım.

30 - Urim'le Tummim'i karar göğüslüğünün içine koy; öyle ki, Harun ne zaman huzuruma çıksa yüreğinin üzerinde olsunlar. Böylece Harun İsrailoğulları'nın karar vermek için kullandıkları Urim'le Tummim'i RAB'bin huzurunda sürekli yüreğinin üzerinde taşıyacak

31 - Efodun altına giyilen kaftanı salt lacivert iplikten yap.

32 - Ortasında başın geçmesi için bir boşluk bırak. Yırtılmaması için boşluğun kenarlarını yaka gibi dokuyarak çevir.

33 - Kaftanın kenarını çepeçevre lacivert, mor, kırmızı iplikten nar motifleriyle beze, aralarına altın çıngıraklar tak.

34 - Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.

35 - Harun hizmet ederken bu kaftanı giyecek. En Kutsal Yer'e, huzuruma girip çıkarken duyulan çıngırak sesi onun ölmediğini gösterecek.

36 - Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi 'RAB'be adanmıştır' sözünü oy;

37 - lacivert bir kordonla sarığın ön tarafına bağla.

38 - Harun onu alnında taşıyacak. İsrailliler kutsal bağışlarını getirirken suç işlemişlerse, suçlarını Harun taşıyacak; onlar önümde kabul görsün diye levha sürekli Harun'un alnında bulunacak.

39 - İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.

40 - Harun'un oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.

41 - Bu giysileri ağabeyin Harun'a ve oğullarına giydir; sonra bana kâhinlik etmeleri için onları meshedip ata ve kutsal kıl.

42 - Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.

43 - Harun'la oğulları Buluşma Çadırı'na girdiklerinde ya da Kutsal Yer'de hizmet etmek üzere sunağa yaklaştıklarında, suç işleyip ölmemek için bu donları giyecekler. Harun ve soyundan gelenler için sürekli bir kural olacak bu


Yuhanna 7:1-53

1 - Ve bu meselelerden sonra İsa Celile sancağında gezdi. İstemezdi, Yahudiye sancağında gezsin, çünkü Yahudiler Onu öldürmeye baktılar.

2 - Yahudilerin 'Yapraktan Evler Bayramı' da yakınlamıştı.

3 - Onun için, İsa'nın kardeşleri Ona dediler: "Buradan ayrıl, Yahudiye sancağına git. Öyle ki, senin öğrencilerin de görsün, sen ne gibi işler yapıyorsun.

4 - Çünkü bir kişi tanınmak istedi mi, kesinlikle hiç bir şey saklı yapmaz. Eger sende bu işleri yapmak varsa, kendini dünyaya göster."

5 - Çünkü Onun kardeşleri bile Ona iman etmezdiler.

6 - İsa da onlara dedi: "Benim vaktım henüz gelmedi. Ama sizin için vakıt her zaman uygundur.

7 - Olamaz dünya sizden azetmesin. Ama benden azetmiyor, çünkü ben dünyadan için şahitlik yapıyorum, onun işleri kötüdür diye.

8 - Bu bayrama siz çıkın. Ben bu bayrama çıkmam, çünkü benim vaktım henüz gelmedi."

9 - Bu şeyleri onlara söyledi, ne vakıt Celile sancağında kalırdı.

10 - Ama Onun kardeşleri yola çıktıktan sonra, O da bayrama çıktı. Ama açık açık gitmedi, sanki saklı olarak gitti.

11 - Onun için Yahudiler Onu bayramda aradılar ve "Nerede O?" diye sordular.

12 - Kalabalık da İsa'dan için çok mırmırdandı. Kimisi, "O iyi bir adam" derdiler. Kimisi gene, "Hayır, O halkı aldatırıyor" derdi.

13 - Ama hiç kimse Ondan için açık açık konuşmazdı, çünkü Yahudilerden korktular.

14 - Ama bayramın ortasında İsa Allahevine girip ders vermeye başladı.

15 - Yahudiler de şaşıp kaldılar ve dediler ki, "Bu adam hiç okumadı. Nereden geliyor onun bu kadar okumuşluğu?"

16 - İsa onlara cevap verip dedi: "Benim öğretişim aslında benim değildir, beni göndermiş Olanındır.

17 - Bir kişide istek var mı, Onun istediğini yerine getirsin, o vakıt anlayacak, bu öğretiş Allahtan mıdır, yoksa ben kendimden mi konuşuyorum.

18 - Kim kendisinden konuşursa, kendi şanlılığını arıyor. Ama kim kendisini gönderen kişinin şanlılığını ararsa, o hakikatçıdır ve onda hiç haksızlık bulunmaz.

19 - Musa size Allah kanununu vermedi mi? Gene de, sizden kimse Allah kanunu yerine getirmiyor. Siz neden beni öldürmeye bakıyorsunuz?"

20 - Kalabalık Ona cevap verip dedi: "Sende kötü ruh var! Kim bakıyor seni öldürsün?"

21 - İsa onlara cevap verip dedi: "Ben tek bir iş yaptım, hepiniz de şaşıp kaldınız.

22 - Siz cumartesi gününde bile insanı sünnet ediyorsunuz, çünkü sünneti size Musa verdi (ki, aslında o Musa'dan kalma değildir, dedelerden kalmadır).

23 - Demek, Musa'nın kanunu bozulmasın diye, cumartesi gününde bile adam sünnet oluyor. Madem öyle, ben bir cumartesi gününde insanı büsbütün iyileştirdim mi, neden bana kızıyorsunuz?

24 - Siz artık görünüşe göre karar vermeyin, doğrulukla karar verin."

25 - Onun için kimi Yeruşalimliler Ona dediler: "Bu adam aynısı değil mi, hani bakıyorlar Onu öldürmeye?

26 - Ve bakın, açıkta konuşuyor ve gene de Ona bir şey demiyorlar. Yoksa güdücüler Onu sahiden de Mesih olarak kabul ettiler mi?

27 - Biz bu adamdan için biliyoruz, nereden gelmiştir. Ama Mesih geldi mi, kimse bilmeyecek, o nereden geliyor."

28 - İsa o anda Allahevinde ders verirdi ve yüksek sesle şöyle konuştu: "Siz hem beni tanıyorsunuz, hem de biliyorsunuz, ben nereden geldim. Ben kendimden gelmedim. Ama beni Gönderen doğrudur. Ve siz Onu tanımıyorsunuz.

29 - Ama ben Onu tanıyorum, çünkü ben Ondanım ve beni göndermiş Olan Odur."

30 - O sebepten baktılar, Onu yakalasınlar. Gene de kimse Ona ellerini sürmedi, çünkü Onun vaktı henüz gelmemişti.

31 - Ama kalabalıktan çok kişi Ona iman etti ve dediler: "Acaba, Mesih geldi mi, bu adamdan daha mı fazla mucizeler yapacak?"

32 - Ferisiler işittiler, nasıl kalabalık İsa'dan için bu şeyleri fısıldardı. Ve Ferisiler ve Allahevinin başgörevlileri Onu yakalamak için adamlar yolladılar.

33 - İsa onlara dedi: "Sizinle az bir vakıt daha kalacam, sonra da, beni Gönderene dönecem.

34 - Beni arayacanız ama bulamayacanız. Ve ben nerede olursam, oraya siz gelemezsiniz."

35 - Onun için Yahudiler aralarında şöyle konuştular: "Bu da nereye gidecek ki, biz onu bulamayalım? Gitmesin o Yahudilere, hani Greklerin arasında yaşıyorlar? Gitmesin Grekleri öğretirmeye.

36 - Onun yaptığı laf da neydi: 'Siz beni arayacanız ama bulamayacanız' ve 'Ben nerede olursam, oraya siz gelemezsiniz'?"

37 - Ve bayramın son gününde, ki en büyük gün odur, İsa kalkıp yüksek sesle şöyle konuştu: "Bir kişi susadı mı, bana gelsin ve içsin.

38 - Kim bana iman ederse, onun içinden diri su ırmakları akacak. Tıpkı Kutsal Kitabın yazdığı gibi."

39 - Bunu da Ruh'tan için söyledi. Ona iman edenler de o Ruhu almak üzere idi. Ve Kutsal Ruh henüz ortada yoktu, çünkü İsa henüz şanlanmamıştı.

40 - Kalabalıktan çok kişi bu sözü işitince dediler ki, "Sahiden de o peygamber budur."

41 - Başkaları gene, "Bu Mesihtir" dediler. Gene başkaları şöyle konuştu: "Öyleyse Mesih, Celile sancağından mı geliyor?

42 - Kutsal Kitap demiyor mu, Mesih olacak Davud'un cinsinden, ve Davud'un köyü olan Beytlehem'den?"

43 - Böylelikle kalabalığın içinde İsa'dan için bir ayrılık çıktı.

44 - Onlardan bazıları Onu yakalamak istediler. Gene de kimse Ona el sürmedi.

45 - Böylelikle kollayıcı askerler Allahevinin başgörevlilerine ve Ferisilere geri döndüler. Onlara dediler: "Onu neden getirmediniz?"

46 - Nöbetçi askerler de şöyle cevap verdiler: "Hiç bir insan hiç bir zaman bu adam gibi konuşmamıştır."

47 - Ferisiler onlara şöyle cevap verdiler: "Siz de mi aldandınız?

48 - Güdücüler ya da Ferisilerden bir kişi bile Ona iman etsin?

49 - Ama bu kalabalık zaten Allah kanununu bilmiyor. Onlar lanet olsunlar!"

50 - Nikodimus (o geceleyin İsa'ya gelmişti ve onlardan biri idi) onlara diyor ki,

51 - "Bizim kanunumuz herhalde vermiyor, bir kişi davalansın, eger o kişiye önce kulak verilmemişse, o ne yaptı diye anlaşılmamışsa."

52 - Ona cevap verip dediler: "Sen de Celile sancağından olmayasın? Araştır ve gör: Celile'den henüz peygamber çıkmamıştır."

53 - Ve herkes evine döndü.