Bugün: 27. 01. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH
Yaratılış 28:1-22
1 - İshak Yakup'u çağırdı, onu kutsayarak, "Kenanlı kızlarla evlenme" diye buyurdu,
2 - Hemen Paddan-Aram'a, annenin babası Betuel'in evine git. Orada dayın Lavan'ın kızlarından biriyle evlen
3 - Her Şeye Gücü Yeten Tanrı seni kutsasın, verimli kılsın, soyunu çoğaltsın; soyundan halklar türesin.
4 - İbrahim'i kutsadığı gibi seni ve soyunu da kutsasın. Öyle ki, Tanrı'nın İbrahim'e verdiği topraklara ‑üzerinde yabancı olarak yaşadığın bu topraklara‑ sahip olasın.
5 - İshak Yakup'u böyle uğurladı. Yakup Paddan-Aram'a, kendisinin ve Esav'ın annesi Rebeka'nın kardeşi Aramlı Betuel oğlu Lavan'ın yanına gitmek üzere yola çıktı.
6 - Esav İshak'ın Yakup'u kutsadığını ve evlenmek üzere Paddan Aram'a gönderdiğini öğrendi.
7 - Ayrıca Yakup'u kutsarken, babasının, "Kenanlı kızlarla evlenme" diye buyurduğunu, Yakup'un da annesiyle babasını dinleyip Paddan Aram'a gittiğini öğrendi
8 - Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.
9 - İsmail'in yanına gitti. İbrahim oğlu İsmail'in kızı, Nevayot'un kızkardeşi Mahalat'la evlenerek onu karılarının üzerine getirdi
10 - Yakup Beer-Şeva'dan ayrılarak Harran'a doğru yola çıktı.
11 - Bir yere varıp orada geceledi, çünkü güneş batmıştı. Oradaki taşlardan birini alıp başının altına koyarak yattı.
12 - Düşte yeryüzüne bir merdiven dikildiğini, başının göklere eriştiğini gördü. Tanrı'nın melekleri merdivenden çıkıp iniyorlardı.
13 - RAB yanıbaşında durup, "Atan İbrahim'in, İshak'ın Tanrısı RAB benim" dedi, "Üzerinde yattığın toprakları sana ve soyuna vereceğim.
14 - Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki bütün halklar senin ve soyunun aracılığıyla kutsanacak.
15 - Seninle birlikteyim. Gideceğin her yerde seni koruyacak ve bu topraklara geri getireceğim. Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."
16 - Yakup uyanınca, "RAB burada, ama ben farkına varamadım" diye düşündü.
17 - Korktu ve, "Ne korkunç bir yer!" dedi, "Bu, Tanrı'nın evinden başka bir yer olamaz. Burası göklerin kapısı."
18 - Ertesi sabah erkenden kalkıp başının altına koyduğu taşı anıt olarak dikti, üzerine zeytinyağı döktü.
19 - Oraya Beytel adını verdi. Kentin önceki adı Luz'du
20 - Sonra bir adak adayarak şöyle dedi: "Tanrı benimle olur, gittiğim yolda beni korur, bana yiyecek ve giyecek sağlarsa,
21 - esenlik içinde babamın evine dönersem, RAB benim Tanrım olacak.
22 - Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim."
Matta 27:1-66
1 - Sabah olunca, Allahevinin bütün güdücüleri ve halkın akıldanecileri, İsa'ya ölüm cezasını vermek için, bir toplantı yaptılar.
2 - Onu bağlayıp götürdüler ve sancakbeyi Pilatus'a teslim ettiler.
3 - İsa'yı ele veren Yahuda ne vakıt gördü, İsa'ya ölüm cezası verildi diye, pişman oldu. O otuz gümüş parasını alıp Allahevinin güdücüleri ve akıldanecilere geri çevirdi.
4 - Ve dedi: "Günah işledim. Suçsuz bir kişiyi ele verdim!" Onlar gene dedi: "O, işimize girmiyor? Sen onun çaresine kendin bakacan."
5 - Ve gümüş paralarını Allahevinin içine fırlattırdı ve oradan çekildi. Ve gidip kendini astı.
6 - Ama Allahevinin güdücüleri o gümüş paraları alıp dediler: "Bunları Allahevinin kasasına atmak helal değildir, çünkü kanlı paradır."
7 - Sonra toplanıp karar verdiler, o parayla 'Çömlekçinin tarlası' diye bir yer satın alsınlar. Oraya yabancılar için bir mezarlık yaptılar.
8 - Onun için o tarlanın adı bugüne kadar 'Kan Tarlası' diye kaldı.
9 - O vakıt peygamber Yeremiya'nın söylediği şu söz yerine geldi: "İsrailoğulları bir adama fiyat koydular. Otuz gümüş parasıydı, onun fiyatı. Onu aldılar
10 - ve çömlekçinin tarlası için verdiler, aynı nasıl Rab bana buyurmuştu."
11 - İsa, sancakbeyin önünde dururdu. O da İsa'yı sorguya çekti: "Sen misin Yahudilerin kralı?" İsa da ona dedi: "Söylediğin gibidir."
12 - Allahevinin güdücüleri ve akıldaneciler Onu suçladılar. Ama İsa hiç karşılık vermedi.
13 - Sonra Pilatus Ona dedi: "Sen hiç duymuyor musun, sana karşı ne kadar çok şahitlikler yapıyorlar?"
14 - Ama İsa ona tek bir suçlamadan için bile cevap vermedi. Sancakbeyi ona şaştı.
15 - Şimdi, her sene bu bayramda sancakbeyin bir adeti vardı: halk hangi mapusçuyu istesin, onlara serbest brakırdı.
16 - O günlerde Bar-Abbas adında çok tanınmış bir mapusçu vardı.
17 - Halk bir araya geldikten sonra, Pilatus onlara sordu: "Kimi istiyorsunuz, size serbest brakayım: Bar-Abbas'ı mı, yoksa İsa'yı mı, hani ona 'Mesih' diyorlar."
18 - Çünkü bilirdi ki, İsa'yı sade kıskançlıktan için teslim ettiler.
19 - Ve davalama masasında otururken, onun karısı ona haber yolladı: "Bu doğru adamla sakın işin olmasın. Ben ondan için dün gece rüyamda çok çeki çektim."
20 - Ama Allahevinin güdücüleri ve akıldaneciler kalabalığı puşurturdular, Bar-Abbas'ı istesinler ve İsa'yı yok etsinler.
21 - Ama sancakbeyi onlara cevap verip dedi: "Ne istiyorsunuz: o ikisinden size hangisini serbest brakayım?" Ve "Bar-Abbas'ı" dediler.
22 - Pilatus onlara sordu: "Madem öyle, 'Mesih' denilen o İsa'yla ne yapayım?" Hepsi, "Haça gerilsin!" dediler.
23 - Pilatus sordu: "Ne için? O ne kötülük yaptı ki?" Ama daha da fazla bağırmaya devam ettiler: "Haça gerilsin!"
24 - Pilatus gördü ki, bir yere varamıyor, hem de halk ayaklanmaya başlıyor. O vakıt su alıp halkın önünde ellerini yıkadı ve dedi: "Bu adamın kanından suçsuzum. Siz o işe bakın."
25 - Halk da cevap verip dedi: "Onun kanının ışımı bizim ve evlatlarımızın üstünde olsun!"
26 - Sonra Pilatus onlara Bar-Abbas'ı serbest braktı. İsa'yı gene, kamçılatırdı ve sonra haça gerilmeye teslim etti.
27 - Sancakbeyin askerleri İsa'yı alıp 'Pretoriyum' denilen saray avlusuna getirdiler. Bütün bölük asker Onun etrafına toplandı.
28 - Onu soydular ve Ona kırmızı bir kaftan giydirdiler.
29 - Tikenli dallardan bir taç örüp Onun kafasına koydular. Onun sağ eline bir kamış tıktılar. Onunla eğlenmek için, önünde diz çöküp, "Selam, Yahudilerin kralı!" dediler.
30 - Ona tükürdüler, ve o kamışı alıp onunla kafasına vurmaya başladılar.
31 - Onunla eğlendikten sonra, kaftanını çıkardılar ve gene kendi rubalarını Ona giydirdiler. Ondan sonra Onu haça gerilmeye götürdüler.
32 - Dışarı çıkarken, Simun adında Kireneli bir adam buldular. Onu zorladılar, İsa'nın haçını taşısın.
33 - Golgota denilen bir yere geldiler (onun anlamı: Kuru kafa yeri).
34 - İsa'ya ilaçlı şarap verdiler içsin. Ondan tatınca, onu içmek istemedi.
35 - Onu haça gerdiler. Ve çöp atıp Onun rubalarını aralarında paylaştılar.
36 - Sonra oraya oturup İsa'nın üzerine bekçilik yaptılar.
37 - Onun kafasının yukarısına suçunu yazdılar: BU İSA'DIR, YAHUDİLERİN KRALI.
38 - Aynı zamanda iki haydut Onunla birlikte haça gerildi; birisi Onun sağında, birisi Onun solunda.
39 - Oradan geçenler kafalarını sallayıp İsa'ya küfür ettiler.
40 - Şöyle dediler: "Hey, sen Allahevini yıkıp onu üç günde yeniden kaldıracak adam! Kendini kurtar bakalım. Haydi, haçtan insene, madem Allahın Oğlusun!"
41 - Aynı onun gibi, Allahevinin güdücüleri, hem de kanun muallimleri ve akıldaneciler de Onunla eğlendiler:
42 - "Başkalarını kurtardı da, kendini kurtaramıyor! Ee, İsrail'in kralıdır! Şimdi haçtan insin de, Ona iman edelim.
43 - Allaha güveniyor. 'Allahın Oğlu benim' derdi. Madem Allah Ondan hoşlanıyor, şimdi Onu kurtarsın."
44 - Onunla birlikte haça gerilen haydutlar da Ona aynı küfürler yaptılar.
45 - Ve öğlen saat onikiden saat üçe kadar bütün devletin üzerine karanlık çöktü.
46 - Saat üç olunca, İsa yüksek sesle şöyle bağırdı: "Eloy, Eloy, lama savahtani?", (onun Türkçesi: "Allahım, Allahım, beni ne için braktın?").
47 - Orada duranlardan bazıları bunu işitince dediler: "Bu adam İlyas'ı çağırıyor."
48 - Dakkada onlardan biri koşup bir sünger aldı, onu sirke ile doldurdu, onu bir kamışın ucuna taktı ve İsa'ya içirdi.
49 - Ama öbürleri dediler: "Bakalım, İlyas sahiden de gelip onu kurtaracak mı?"
50 - Ve İsa bir daha yüksek sesle bağırıp canını verdi.
51 - Ve işte, Allahevindeki ayırma perdesi yukarıdan aşağıya kadar yırtılıp iki parça oldu. Yer sarsıldı ve kayalar parçalandı.
52 - Mezarlar açıldı ve ölmüş olan birçok kutsal adamların bedenleri dirildi.
53 - Onlar İsa'nın dirilişinden sonra mezarlarından çıkıp kutsal kasabaya girdiler ve birçok kişiye göründüler.
54 - İsa'ya bekçilik yapan yüzbaşı ve onun yanındaki adamlar zelzeleyi ve olup bitenleri gördüler. O vakıt çok fazla korkmaya başladılar ve dediler: "Bu adam sahiden de Allahın Oğlu idi!"
55 - Birçok kadın da uzaktan baktılar. Onlar Celile sancağından gelip İsa'ya hizmet etmek için Onun arkasından gittiler.
56 - Onların arasında şunlar da vardı: - Mejdelli Meryem - Meryem (Yakub'un ve Yusuf'un anası) - Zebedi oğulların anası.
57 - Akşam olunca, Arimateyalı Yusuf adında zengin bir adam geldi. Kendisi de İsa'nın öğrencisi olmuştu.
58 - Bu adam Pilatus'a gidip İsa'nın ölüsünü istedi. Pilatus da buyurdu, ona verilsin.
59 - Yusuf bedeni alıp bir temiz keten bezine sardı.
60 - Yusuf kendine kayanın içine yeni bir mezar oydurmuştu. İsa'nın bedenini oraya koydurdu. Mezarın kapısının önüne kocaman bir kaya yuvarladı ve oradan ayrıldı.
61 - Bu arada Mejdelli Meryem oradaydı, öbür Meryem de mezarın karşısında oturdu.
62 - Ertesi gün, hani hazırlık gününden bir sonraki gün, Allahevinin güdücüleri ve Ferisiler toplanıp hep birlikte Pilatus'a gittiler.
63 - Şöyle dediler: "Efendimiz, hatırlıyoruz, bu aldatırıcı daha hayatta iken dedi ki, 'Üç gün sonra gene dirilecem'.
64 - Onun için, buyur et, mezar üçüçüncü güne kadar kollansın. Olmasın da, öğrenciler gelip ölüyü çalsınlar, sonra da halka desinler: 'O, ölülerden dirildi'. Yoksa, ikinci aldatırma birincisinden daha da kötü olacak."
65 - Pilatus onlara dedi: "Buyurun, bir grup kollayıcı asker sizin olsun. Gidin, elinizden ne kadar gelirse, mezarı kollayın."
66 - Gidip mezarı kolladılar. Kollayıcı askerlerden başka, kayanın üzerine bir mühür koydular.