Bugün: 11. 08. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Rut 3:1 - 4:22

1 - Kaynanası Naomi bir gün Rut'a, "Kızım, iyiliğin için sana rahat edeceğin bir yer aramam gerekmez mi?" dedi.

2 - Hizmetçileriyle birlikte bulunduğun Boaz akrabamız değil mi? Bak şimdi, bu akşam Boaz harman yerinde arpa savuracak.

3 - Yıkan, kokular sürün, giyinip harman yerine git. Ama adam yemeyi içmeyi bitirene dek orada olduğunu belli etme.

4 - Adam yatıp uyuduğunda, nerede yattığını belle; sonra gidip onun ayaklarının üzerindeki örtüyü kaldır ve oracıkta yat. Ne yapman gerektiğini o sana söyler

5 - Rut ona, "Söylediğin her şeyi yapacağım" diye karşılık verdi.

6 - Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.

7 - Boaz yiyip içti, keyfi yerine geldi. Sonra harman yığınının dibinde uyumaya gitti. Rut da gizlice yaklaştı, onun ayaklarının üzerindeki örtüyü kaldırıp yattı.

8 - Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.

9 - Ona, "Kimsin sen?" diye sordu. Kadın, "Ben kölen Rut'um" diye yanıtladı. "Kölenle evlen. Çünkü sen yakın akrabamızsın" dedi

10 - Boaz, "RAB seni kutsasın, kızım" dedi. "Bu son iyiliğin, ilkinden de büyük. Çünkü yoksul olsun, zengin olsun, gençlerin peşinden gitmedin.

11 - Ve şimdi, korkma kızım; her istediğini yapacağım. Tüm kent halkı senin erdemli bir kadın olduğunu biliyor.

12 - Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.

13 - Geceyi burada geçir. Sabah olduğunda eğer adam senin için akrabalık görevini yaparsa ne yalya, varsın yapsın. Ama o, akrabalık görevini yapmak istemezse, yaşayan RAB'be andolsun ki, bu görevi ben üstlenirim. Sen sabaha kadar yat."

14 - Böylece Rut sabaha kadar Boaz'ın ayakları dibinde yattı. Ama ortalık insanların birbirini seçebileceği kadar aydınlanmadan önce kalktı. Çünkü Boaz, 'Harman yerine kadın geldiği bilinmemeli' demişti.

15 - Boaz Rut'a, "Sırtındaki şalı çıkar, aç" dedi. Rut şalı açınca Boaz içine altı ölçek arpa boşaltıp onun sırtına yükledi. Sonra Rut kente döndü.

16 - Rut geri dönünce kaynanası, "Nasıl geçti kızım?" diye sordu. Rut, Boaz'ın kendisi için yaptığı her şeyi anlattı.

17 - Sonra ekledi: "'Kaynanana eli boş dönme' diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi."

18 - Naomi, "Kızım, bu işin ne olacağını öğreninceye kadar evde kal" dedi. "Çünkü Boaz bugün bu işi bitirmeden rahat edemeyecek."

1 - Bu arada Boaz kentin kapısına gidip oturdu. Sözünü ettiği yakın akraba oradan geçerken ona, "Arkadaş, gel şuraya otur" diye seslendi. Adam da varıp Boaz'ın yanına oturdu

2 - Sonra Boaz kentin ileri gelenlerinden on adam topladı. Onlara, "Siz de gelin, oturun" dedi. Adamlar da oturdular.

3 - Boaz, yakın akrabadan olan adama şöyle dedi: "Moav topraklarından dönmüş olan Naomi, akrabamız Elimelek'in tarlasını satıyor.

4 - Ben de burada oturanların ve halkımın ileri gelenlerinin önünde bunu satın alman için durumu sana açayım dedim. Yakın akrabalık görevini yapmak istiyorsan, yap. Ama sen akrabalık görevini yerine getirmeyeceksen, söyle de bileyim. Çünkü bu görevi yapmak önce sana düşer. Senden sonra ben gelirim." Adam, "Yakın akrabalık görevini ben yaparım" diye karşılık verdi.

5 - Bunun üzerine Boaz, "Yalnız, tarlayı Naomi'den satın aldığın gün, ölen Mahlon'un adının bıraktığı mirasla sürmesi için dul eşi Moavlı Rut'u da almalısın" dedi.

6 - Adam, "Bu durumda yakın akrabalık görevini yapamam; yaparsam kendi mirasımı tehlikeye atmış olurum" dedi. "Bana düşen akrabalık görevini sen yüklen. Çünkü ben yapamam."

7 - Eskiden İsrail'de akrabalık görevinin yerine getirildiğini ve mülk alım satımının onaylandığını göstermek için taraflardan biri çarığını çıkarıp ötekine verirdi. Alışverişi yasallaştırmanın yolu buydu.

8 - Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, "Sen kendin satın al" diyerek çarığını çıkarıp Boaz'a verdi.

9 - Boaz, ileri gelenlere ve tüm halka, "Elimelek'in, Kilyon ile Mahlon'un tüm mülkünü Naomi'den satın aldığıma bugün siz tanık oldunuz" dedi.

10 - Mahlon'un dul karısı Moavlı Rut'u da kendime eş olarak alıyorum. Öyle ki, ölen Mahlon'un adı bıraktığı mirasla birlikte sürsün; kardeşlerinin arasından ve yaşadığı kentten adı silinmesin. Bugün siz buna tanık oldunuz.

11 - Kentin kapısında bulunan tüm halk ve ileri gelenler, "Evet, biz tanığız" dediler. "RAB senin evine gelen kadını, İsrail soyunun o iki ana direğine -Rahel ve Lea'ya- benzer kılsın. Efrat boyunda varlıklı, Beytlehem'de ünlü olasın.

12 - RAB'bin bu genç kadından sana vereceği çocuklarla senin soyun, Tamar'ın Yahuda'ya doğurduğu Peres'in soyu gibi olsun."

13 - Böylece Boaz, Rut'u kendine eş olarak aldı ve onunla birleşti. RAB'bin kutsamasıyla gebe kalan Rut, bir oğul doğurdu.

14 - O zaman kadınlar Naomi'ye, "Bugün seni yakın akrabasız bırakmamış olan RAB'be övgüler olsun. Doğan çocuğun ünü İsrail'de yayılsın" dediler.

15 - O seni yaşama döndürecek, yaşlılığında doyuracak. Çünkü onu, seni seven ve senin için yedi oğuldan bile daha değerli olan gelinin doğurdu.

16 - Naomi çocuğu alıp bağrına bastı ve ona dadılık yaptı.

17 - Komşu kadınlar, "Naomi'nin bir oğlu oldu" diyerek çocuğa ad koydular; ona, Ovet adını verdiler. Ovet, İşay'ın babası; İşay ise Davut'un babasıdır.

18 - Peres'in soyu şöyledir: Peres, Hesron'un babası;

19 - Hesron, Ram'ın babası; Ram, Amminadav'ın babası;

20 - Amminadav, Nahşon'un babası; Nahşon, Salmon'un babası;

21 - Salmon, Boaz'ın babası; Boaz, Ovet'in babası;

22 - Ovet, İşay'ın babası; İşay da Davut'un babasıdır.


Apostolların İşleri 28:1-31

1 - Hepsi kurtulduktan sonra öğrendiler, o adanın adı Malta imiş.

2 - Oradaki yerli halk bize çok yakınlık gösterip hepimizi karşıladılar. Hava soğuktu, üstelik başladı yağmur yağsın. Ve bizim için bir ateş yaktılar.

3 - Pavlus da bir demet odun toplayıp ateşe attı. O vakıt sıcaklığın içinden bir yılan fırlayıp onun eline yapıştı.

4 - Yerli kişiler ne vakıt gördüler, yılan nasıl Pavlus'un elinde asılı duruyor, birbirlerine dediler: "Bu adam herhalde katil. Denizden kurtuldu, ama intikam tanrısı onu brakmadı yaşasın."

5 - Pavlus gene, elini sallayıp hayvanı ateşin içine fırlattırdı ve hiç zarar görmedi.

6 - Onlar gene beklediler, Pavlus şişsin ya da ölüp yere düşsün. Uzun bir vakıt ona baktılar. Ama gördüler, ona birhangi zarar olmuyor. O vakıt fikirlerini değiştirip, 'O bir tanrıdır' demeye başladılar.

7 - Şimdi, o adanın güdücüsünün adı Publiyus idi. Onun da o yere yakın birtakım toprakları vardı. Bizi karşıladı ve üç gün için cani yürekten misafir etti.

8 - Ve öyle oldu ki, Publiyus'un babası hasta yatardı. Ateşi ve kanlı sürgünü vardı. Pavlus onun yanına gitti, dua etti ve ellerini onun üstüne koyup onu iyileştirdi.

9 - Bu olduktan sonra, adada kimin hastası varsaydı, hepsi geldiler ve iyileştirildiler.

10 - Bize saygı göstermek için bahşişler getirdiler. Ayrılırken de, bize her ne lazımsaydı verdiler.

11 - Adada başka bir gemi vardı, o da kışı orada geçirmişti. Gemi Aleksandriya'dan idi ve 'İkizlerin' sembolünü taşıdı. Üç ay geçtikten sonra ona binip yola çıktık.

12 - Sirakuz kasabasına gelince üç gün orada kaldık.

13 - Oradan dolanarak Regiyo kasabasına vardık. Bir gün sonra güneyden bir rüzgâr esmeye başladı ve ikinci günde Puteyoli kasabasına vardık.

14 - Orada kardeşleri bulduk. Bizi davet ettiler ve yedi gün onlarla kaldık. Böylelikle Roma'ya geldik.

15 - Oradaki kardeşler bizden için haber alınca, bizi karşılamaya geldiler, çak Apiyus Çarşısı'na ve Üç Hanlar'a kadar. Pavlus onları görünce Allaha şükür etti ve kuraj aldı.

16 - Ne vakıt Roma'ya geldik, Pavlus'a izin verildi, yalnız başına kalsın. Onun yanında sade ona bakan bir asker vardı.

17 - Ve üç gün sonra Pavlus Yahudilerin güdücülerini bir araya çağırdı. Toplandıktan sonra onlara dedi: "Beyler ve kardeşler! Ne halkımıza karşı, ne de dedelerimizin adetlerine karşı bir şey yapmadım. Gene de Yeruşalim'de beni Romalıların eline mapusçu olarak teslim ettiler.

18 - Beni araştırdılar ve sonra razı geldiler, beni serbest braksınlar. Çünkü bende yoktu birhangi sebep ölüm cezası için.

19 - Ama Yahudiler bana karşı çıkıştılar. Ve onun için mecbur kaldım, davamı emperatora teslim edeyim. Değil, halkıma karşı birhangi suç işleyim.

20 - İşte, onun için sizi çağırdım, sizinle görüşeyim ve konuşayım: ben İsrail'in umudundan için bu zincirlere vuruldum."

21 - Ona dediler: "Ne Yahudiye sancağından senden için mektuplar aldık, ne de kardeşlerden birhangisi buraya gelip senden için kötü lafta bulundu ya da kötü bir şey anlatırdı.

22 - Ama istiyoruz, senin fikrini öğrenelim. Çünkü bu sektadan için biliyoruz, her yerde ondan için kötü konuşuyorlar."

23 - Ona bir gün koydular; o vakıt çok kalabalık olarak onun kaldığı evine geldiler. Ve onlara Allahın krallığından için anlatırdı ve çok ciddi olarak şahitlik yaptı. Sabahtan akşama kadar çalıştı, hem Musa'nın Kanun kitaplarından, hem de peygamberlerin kitaplarından onları İsa'dan için inandırsın.

24 - Kimisi söylenen sözlere iman etti, kimisi gene iman etmedi.

25 - Aralarında anlaşmamazlık çıktı. Pavlus da son bir laf yaptı ve öyle ayrıldılar: "Kutsal Ruh dedelerimize peygamber İşaya'nın ağzından ne güzel konuştuydu:

26 - Bu halka git ve söyle: 'Hep işiteceniz, ama hiç anlamayacanız. Hep bakacanız, ama hiç görmeyeceniz.

27 - Çünkü bu halkın yüreği hisetmez oldu. Kulakları ile zor işitiyorlar, Gözlerini de kapatmışlar Yeter ki, gözleriyle görmesinler, kulaklarıyla işitmesinler, ve yürekleriyle anlamasınlar ve dönmesinler. Ben de onları iyileştirmeyeyim.'

28 - Onun için, size şunu bildireyim: Allahın bu kurtuluşu artık Allahsız milletlere gönderildi. Ve onlar buna kulak verecek!"

29 - Pavlus bu sözleri söyledikten sonra Yahudiler ayrıldı ve aralarında büyük bir kırkılma çıktı.

30 - Pavlus da kendine bir ev kiraladı ve tam iki sene orada kaldı. Kendisine gelen herkesi kabul etti.

31 - Tam bir kurajla Allahın krallığını bildirirdi ve Rab İsa Mesihten için ders verirdi; kimse de ona bunu yasak etmezdi.