1.Kor 1:1-9
Kaos kilisesi Korint - Giriş
Giriş:
- Her kasabanın kendi havası
var, insanlar da ona göre davranıyorlar. Mesela, Biz dada
TR'de yaşarken bize şöyle bir şey anlattılar:
Ankara'ya gidersen, orada insanlar duraklarda beklerken çok
güzel, sıralı arka arkaya dizilliyorlar. Ama
İstanbul'da bütün kaos: insanlar yığın
yığın, tamamen sırasız yerleşiyorlar.
- Neden mi? Ankara başkenttir;
hükümet, bakanlıklar orada, adım başı
devlet daireleri bulunuyor. İnsanların birçoğu
memur. O yüzden daha disiplinli, daha sıralı
yaşıyorlar.
- Korint kasabasına baktık
mı, aynısı orada da geçerli. Korint tam
Yunanistan'ın en önemli geçiş noktasında
bulunuyor. Yukarıda Atina ve Ahaya bölgesi. Aşağıda
Sparta ve Peloponez bölgesi. İkisini bağlayan çok
dar bir toprak parçası. ona Korint kıstağı
denilir, sadece 6 km geniş. Kuzeyden güneye ya da güneyden
kuzeye geçen büyün trafik Korint'ten geçiyor.
- Ayrıca, iki önemli
denizin ortasında bulunuyor: doğuda Ege Denizi var, batıda
Adriya Denizi var. Yunanistan'ın güneyinden geçmek,
gemiler için son derece tehlikeli idi. O yüzden gemileri
Korint'te boşaltırdılar, malları o darıcık
toprak parçasından öküz arabalarıyla
çekerek Korint'ten geçşrdiler.
- O hızlı ticaret
yüzünden Koirnt YA zamanında son derece zengin
olmuştu. Ama para ve gemicilerle birlikte başka bir şey
daha geldi: fuhuş, içkicilik ve materyalizm.
- Tiyatro oyunlarında en
sarhoş, en fazla zina eden kişiler olarak hep Korintlileri
gösterdiler. Hatta öyle bir söz bile uydurdular:
“korintleşmek” - “Ah. brak akşam gene
çok fazla korintleştim”
- Korint sanki YA'nın Sodom
ve Gomora'sı oldu. Bugünlerde nasıl Las Vegas
kasabası kumar, fuhuş, narkotik ve her türlü
günah için bir sembol olduysa.
- Öyle bir ortamdan imana
gelen kişiler kolay kolay düzelmeyecekler, hemen birden
kutsal olmayacaklar. Ve 1.Kor mektubundaki konulara şöyle
bir göz attık mı, onu görecez. Korint'teki
imanlılar ne gibi problemleri vardı?
- 1. ve 2. Korintlilerden önce
0.Korintlier vardı: Korintteki imanlılar Pavlus'a bir
mektupta bir sürü konularda sorular sormuşlardı...
ve 1. Kor mektubunda Pavlus o sorulara cevap veriyor:
- bölüm
1-4: topluluğun içinde bölünmeler
- bölüm
5 - zina ve gezgincilik
- bölüm
6 - kardeş kardeşe dava açıyor
- bölüm
7 - bazıları evlenmeye yasak ettiler
- bölüm
8-10 - kurban etleri yerdiler - hem de put tapınaklarında;
herkes kendi faydasına ve rahatlığına bakardı,
zayıf kardeşleri düşünmezdi
- bölüm
11 - kadınlar kafa kaldırmaya başladılar
- bölüm
11 - Rabbin sofrasını anşamazdılar, kimisi
toplantınn içinde bile sarfoş oluyrdu
- bölüm
12-14 - ruhsal vergilerle gururlandılar, sevgiyi unuttular
- bölüm
15 - bedenin dirilişini anlamazdılar; önemsiz deyip
her türlü günaha düştüler
- Off, yorulduk ya - öyle bir
topluluk için umut var mı hiç? Ben olsam onları
brakırdım. Ne halleri varsa, görsünler - ben
uğraşamam öyle kişilerle.
- Ama burada hem Pavlus'un
büyüklüğünü, hem de onun imanını
görüyoruz. Büyüklüğü, çünkü
Allahımızın büyüklüğüne
benziyor: o kendi şanını, büyüklüğünü
düşünmedi, bu yeryüzündeki kaosa indi,
bizim gibi anlayışı kıt ve değişmek
istemeyen insanlarla uğraştı.
- Ve imanlı ne kadar da zayıf
olursa, ne kadar da günah işlerse, Mesih onu brakmıyor,
terk etmiyor. Aynı onun gibi Pavlus da Korintlilerden
vazgeçedi.
- Nasıl Gal 4:19 diyor:
Ey evlatlarım! Mesih sizin içinizde
belli bir biçim alana kadar, gene sizinle doğum ağrıları çekiyorum
- Ve aynı zamanda Pavlus'un
imanını görüyoruz: o iman etti, durumlar
değişebilir, değişecek de. Nasıl Fil 1:6
diyor:
Sizde iyi bir iş Başlattıran,
onu Mesih İsa'nın gününe kadar tamamlayacak,
ondan eminim.
- Evet,
Pavlus bu mektubu kaos kilisesi Korint'e yazıyor. Madem öyle,
sanıyorum bizim topluluğumuz için bile umut var:
A. Selamlar (1:1-3)
1 Ben Pavlus, Allahın isteğine göre
çağrılan İsa Mesihin bir apostolu, ve Sostenis
kardeş,
Korint kasabasında olan Allahın
topluluğuna: Mesih İsa'da kutsal kılındınız
ve kutsal olmaya çağrıldınız. Hem siz, hem
de her yerde Rabbimizin adını, onların Rabbi ve bizim
Rabbimiz, İsa Mesihin adını çağıran
herkes.
3 Babamız Allahtan ve Rab İsa
Mesihten size merhamet ve barış olsun.
1. kimden: bir apostoldan
- Pavlus
hemen mektubun başında kendi yetkisini vurguluyor: Petrus
beni Korint'e göndermedi, Yakup'tan izin almadım... Allah
beni apostol yaptı. Onun için benim sözlerime
dikkat etmelisiniz.
- Pavlus'un
yanında başka birisi o mektubu yazıyor: Sostenis. Onu
gene Apostolların İşleri kitabından tanıyoruz.
En başta sinagogun güdücüsü olan Krispus
imana geliyor: büyük bir şey - sanki bir cami hocası
İsayı kabul ediyor. (18:8)
- Krispus'un
arkasından Sostenis sinagogun güdücüsü
oluyor. O zaman halkı puşuturuyor ve Pavlus'a dava açmak
istiyor. Ama hakem davayı reddediyor ve bu sefer halk
Sostenis'i dövmeye başlıyor. (18:12-17)
- Ve
şimdi görüyoruz, o aynı Sostenis Pavlus'un
yanında duruyor, hatta Pavlus için sekreterlik yapıp
o 1.Kor mektubunu kendi eliyle yazıyor. Kutsal Ruh gerçekten
harika işler yapıyor.
2. kime yazıldı: Allahın
topluluğuna
- bu
söz çok biliniyor: ekklesia. Bu demek: bir yerin içinden
çağrılanlar. Grek kasabalarında ekklesia bir
araya çağrılan öne gelen erkekler demektir.
Şehir parlamentosu diyebiliriz. Önemli konulara karar
vermek için önemli kişiler evlerinden çağrılıp
toplantı yaptılar.
- aynı biçimde Mesihçiler de ekklesiadır. Onlar da bir
yerden çağrılıyor, bir araya gelip
toplansınlar, önemli bir iş bitirsinler.
- Ve Pavlus şimdi söylüyor nasıl ve ne amaçla
çağrıldık: Mesih İsa'da kutsal kılındınız ve kutsal olmaya çağrıldınız. - Nasıl
- Nasıl: Mesih İsa'da çağrıldık. Demek bu çağrı bütün imanlılar içindir; değil bazı özel imanlılar, daha ruhsal olanlar, kiliseye hizmet
edenler... hayır - bütün imanlılar.
- Sen İsa'nın müjdesini kabul ettiğin zaman, tövbe
ve imanla karşılık verdin mi, Kutsal Ruh seni yeni
doğuş derecesine getirdi mi, o zaman o aynı KR seni
kutsal kılıyor.
- Bu ne demek: sen artık ayrı bir kişi oluyorsun.
Halkından, cinsinden, mahallenden uzaklaşıyorsun.
Artık başka bir halktansın, başka bir
cinstensin, Rabbin hizmetindesin.
- Hemen hatasız, kusursuz, mükemmel olmuyorsun.... sende daha
çoook lekeler, zyıflıklar ve pürüzler
var. Ama kutsalsın !
- Kutsal olmanın birinci tarafı hemen oluyor: “kutsal
kılındınız” - şak diye, bir sekundada
kutsalsın. Rab seni öyle görüyor.
- Ve ikinci soru: neye çağrıldık? Amaç
nedir? - Kutsal olmaya! Ee, nasıl değil mi, zaten kutsal
kılındık. Daha ne istiyor?
- Hem kutsal kılındık (geçmiş zaman), hem de
kutsal oluyoruz, yavaş yavaş daha kutsal oluyoruz. -
Kutsal kılındık, ama şimdi kutsallaşıyoruz.
Birincisi bir göz kırpmasında yapılan Rabbin işi
- öbürü bütün hayat süren bizim
sorumluluğumuz.
- Görüyor musunuz, nasıl Pavlus mektubun başında, hemen ilk
ayetlerde Korint'teki imanlılara bir ders veriyor: sizin işiniz
daha kutsal olmaktır. Allahın gözünde
kutsalsınız... şimdi de insanların önünde
kutsal olun.
Hem siz, hem de her yerde Rabbimizin adını,
onların Rabbi ve bizim Rabbimiz, İsa Mesihin adını
çağıran herkes.
- Ama
bu mektubun sözleri sadece Korint'teki imanlılar için
değil... bütün imanlılar için yazıldı.
Pavlus bu konularda bir kez son olarak bir karar vermek istiyor. Her
imanlı kulak versin.
- Ama aynı zaman burada Pavlus Korintlilere bir laf atıyor: Hey, sanmayın sizin kilisenizde olup bitenler bilinmiyor. Bütün topluluklar size bakıyorlar. Ona göre işlerinizi düzeltirin, kendinize çeki düzen verin!
- Mektubun girişin sonunda adet idi, mektubu alan kişiye iyilik hoşluk dileyesin. Mesela: Sağlıklı olasın ! Allah evlatlarını bereketlesin! İşlerin iyi gitsin, malların çabuk satılsın! v.s.
- Ama Pavlus bunu bile kullanıyor, imanlılara bir ruhsal ders
vermek için.
3 Babamız Allahtan ve Rab İsa Mesihten size merhamet ve barış olsun.
- Ne diliyor: merhamet ve barış. Birinci söz Greklerin
selamı idi: HARİS derdiler- ikinci söz Yahudilerin
selamı idi: ŞALOM derdiler. Pavlus burada selam sözünde
bile iki kültürü birleştirmek
istiyor. Kilisede ne Greksiniz, ne de Yahudisiniz. Eski kan bağlantılarımız anlamsız kalıyor, yeni insanlarsınız.
- Grekler Haris derken, mutluluk, bolluk, sevinç dilerdiler. Sanki
diyor: “Tanrılar sana güzel bahşişler
versin”.
- Yahudiler gene 'Şalom' derken, daha ağırbaşlı, daha
kalıcı bir durum diliyorlar: hayatında bir huzur
olsun. Ne insanlarla, ne de Allahla çekişme olmasın.
- Onu hayatımızda istiyor muyuz? Sanki insan yaşlandıkça
o dersi anlıyor: önce - bol bol 'haris' istiyoruz; güzel
bahşişler istiyoruz, bize mutluluk veren oyuncaklar
istiyoruz:
- “Oo, bakıyorum Audi Quatro 8 aldın kendine. Demek Allah seni
bereketledi” “Seni de bereketlesin, kardeşim - seni
de”. Ve hayatımız bu harislerin peşinde
koşmakla geçiyor.
- Ama yaşlanınca anlıyoruz ki, aslında önemli
olan 'şalom'dur. - huzur, içeriden gelen bir rahatlık.
“Yaptın, ettin, aldın, denedin, doydun artık”.
Peki, huzurun var mı? Şalomun var mı? O zaman
anlıyorsun hayatında aslında önemli konular
neydi.
- Haris mi istiyoruz? Şalom mu istiyoruz? Pavlus bize onların
kaynağını da gösteriyor: "babamız
Allah ve Rabbimiz İsa Mesih"ten
geliyorlar ikisi.
Yakup 1:17
Her güzel bahşiş, her kusursuz
vergi, yukarıdan geliyor, Işıklar Babası'ndan
geliyor.
- Evet, asıl aramamız gerekn herdiyeler, oyuncaklar, gökteki
babamızın verdiği şeylerdir. Onların
peşinden gidelim.
- Ya şalom'u nereden alacaz?
Yuhanna 14:27
Size barış (şalom)
brakıyorum, size benim barışımı
veriyorum. Dünyanın verdiği barışı size
vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın, ne de
korkmasın.
- Evet,
Pavlus kendini tanıttırdı mektubu alanları belli
etti. Ve şimdi bekliyoruz, hemen konuya girsin. Ben Pavlus'un
yerinde olsam, bekleyemeyecem tema dalayım. “Bakın
çocuklar! Bu bu bu meselelerfe lazım tövbe
edesiniz, değişiklik yapasınız.
- Ve
Pavlus onu yapacak; hiç merak etme, Korint kilisesine nasıl
lazımsa, hani sert konuşacak. Ama en başta Pavlus'un
başka işi var: onlar için Rabbe şükür
etmek. Ve bu beni şaşırtıyor. O kadar yaramaz,
günahlı, zayıf ve anlayışsız imanlılar
için nasıl şükür edersin? Bakalım bu
nasıl olacak...
B. Şükranlar (1:4-9)
4 Ben Allahıma her vakıt şükür
ediyorum hepinizden için, ve size Mesih İsa'da verilen
Allahın merhameti için.
- Biz genellikle Allaha ne için şükür ediyoruz:
sağlımız için, ekmeğimiz için,
evlatlarımız için, belki işimiz var diye,
işsiz değiliz... aramızda eeen ruhsal olan belki de
kurtuluşumuz için Rabbe şükür ediyor.
- Ama başka imanlılar için? Bunu çok seyrek
duyarsın. Hani, belki ne zaman sana bir iyilik yaptılar,
yardım ettiler, ya da seni överlerse. - Ama 'zor'
kardeşlerimiz için? Hani seni seslemeyenler, apaçık
hata yapanlar. Ya da adam gurur yapıyor, seninle birlik olmak
istemiyor.
- Ama Pavlus burada hiç ayrım yapmıyor. Roma'daki
topluluk için aynı sözlerle şükür
ediyor
Rom 1:8
En peşin İsa Mesihte Allahıma
hepiniz için şükür ediyorum; çünkü
sizin imanınız bütün dünyada konuşuluyor.
- Eh, bu kolay... Roma'daki topluluk sanki örnek durumda idi. Sıralı, herkes onları överdi. Onlar için
Rabbe şükredersin. Ama Korint'teki kaos kardeşler
için?
- 'Kardeş' diyoruz, ama kimse kardeşlerini seçemiyor:
arkadaşlarını, ahbaplarını seçebilirsin,
ama sana kardeşlerini veren anan babandır. Ve hangisi daha
iyidir: seni sinir eden kardeşlerin olsun? ya da: hiç
bir kardeşin olmasın, yapayalnız olasın? - İşte
imanlı kardeşlerimize gelince de aynıdır.
- Biz
BG'da imanlıların sayısı konusunda bolluk içinde
yaşıyoruz: her nereye gidersin 'kardeşler' var. Ve
biliyoruz, “nerede çokluk orada bokluk” !
İmanlıların arasında hep problemler olacak, sana
garanti veriyorum.
- Tek
bir yer var, nerede kişilerin arasında problem yok...
biliyon mu nerede: mezarlıkta. Orada herkes kavgasız
yanyana duruyor.
- Onun
için: kardeşinin kıymetini bil. TR'de öyle
kardeşlerle karşılaştık... hatırlıyorum
Alp adında bir kardeş. Kocaman İzmit kasabasında,
200.000 kişinin arasında tek imanlı idi.
- Ben
yeni imana geldiğim zaman kocaman İzmir'de, hani 2 milyon
kişi arasında belki 5 tane türk imanlı vardı.
- Özellikle
askerlik yapan kardeşlerimiz yalnızlıktan ve
baskılardan depresyona dalırdılar. Tek bir kişiyi
ziyaret etmek için 1000 km otobüsle yolculuk ederdik.
- Öyle
durumlarda kardeşler için şükretmeyi
öğrenirsin !
Ve bakalım, Pavlus hangi konularda
şükür ediyor:
5 Öyle ki, her meselede Onda zengin
oldunuz: hani sözlerde ve anlayıştan yana zengin
oldunuz.
- En başta söyledik, nasıl Korint kasabası trafikten zengin oldu. Bütün emperatorluktan geldiler, Korint'teki biznis fırsatlarından faydalansınlar. Ama imanlılar da zengin oldu: sözlerde ve anlayıştan yana.
- Burada aslında Pavlus Korint'teki kaos kardeşlerine diyor ki: Rab size Mesihte çok fazla bilgi verdi: gerek yok başka bir filozof gelsin, size yeni öğretişler getirsin. Siz Mesihteki zenginliği araştırın, zaten onun için ömrünüz yetmeyecek.
- Ruhsal bilgi iyi bir şeydir. Daha fazla bilgi kazanmak iyi bir
istektir. Pavlus burada kardeşleri bu konuda övüyor.
- Birçok
kardeşlerimiz ruhsal bilgiyi hor görüyorlar, sanki
cahil kalmak daha iyidir. Aslında kendi tembelliğine
ruhsal bir süs veriyorlar. Sanki cahiillik otomatik
alçakgönüllülük yaratıyor.
6 Ve artık gösteriyorsunuz ki,
Mesihten için yapılan şahitlik doğrudur. 7 Hani
şöyle: sabırla bekliyorsunuz, Rabbimiz İsa Mesih
ortaya çıksın, ve Ruh vergilerinden hiç bir
eksiğiniz yoktur.
Korint'teki halk nasıl bilecek, iyi haberin doğru olduğunu?
(1) sabırla Mesihin gelişini bekliyorsunuz: Korint'teki
Mesihçiler artık bu dünyanın önemli
saydığı şeylerin peşine gitmiyorlar, onlara
umut bağlamıyorlar. Onların tek umudu Mesihin
dönüşüdür.
(2) Kutsal Ruhun vergileri: tamam, o konuda Korint kilisesinin çok
hataları vardı: zayıf, ruhsal konularda büyümemiş
imanlı bebekler gibi, o ruhsal vergileri kullanırdılar
kendi faydaları için, gurur yapardılar....
- Bunlar hepsi çok yanlış. Ama ruhsal vergilerin kendileri
iyidir, ve onların peşinden gitmeliyiz.
- Biz çok defa yanlış hareketlere bakıp diyoruz:
“Eh, daha iyi hiç uğraşmayalım. Öyle
şeyler olmasın aramzıda”
- Ama Pavlus öyle konuşmuyor:
1.Kor 14:5
İstiyorum, hepiniz dilde konuşasınız;
ama daha fazla istiyorum, peygamberlik edesiniz.
1.Kor 14:1
Sevginin peşinden koşun ve uğraşın,
ruh vergileri alasınız. En çok gene, peygamberlik
edesiniz.
1.Sel 5:19-20
"Kutsal Ruhu söndürmeyin!
Peygamberlikleri bir kenara atmayın!"
- Bu aslında büyük bir şey: Rab kendi evlatlarına,
hem de en basitlerine, işçiler, köleler, ev
kadınlara öyle ruhsal bir güç beriyor ki,
eskiden ancak en büyük Allah adamlarında vardı.
- Ve biz o vergileri kullanıyoruz, Mesiihin ruhsal bedenini, yani
topluluğu, ilerletirelim, besleyelim.
Efes 4:16
Bütün beden Ondan fırsat alıyor.
Hani şöyle: bağlı olan her parça bir şey
katıp bedeni bir arada tutuyor ve birleştiriyor. Her bir
parça tek tek tertipli işliyor. Böylelikle bütün
beden kendi kendini sevgide büyütürüyor ve
yetiştiriyor.
- Pavlus diyor, bu bir şahitliktir: bu serseri amatörler takımı,
kendi kendini Allahın tapınağı haline getiriyor.
Allah onların arasııda yaşıyor, diridir...
değil o kocaman put tapınaklarında, ne de Yahudilerin
kalıplaşmış sinagog hizmetinde.
Son:
- Ve daha mektubun başında Pavlus onlara umut veriyor. Daha
sonra onlara çok ağır sözler söyleyecek,
onların cahilliğini ortaya koyacak. Ama herşeye
rağmen, Pavlus umut doludur... en yaramaz, en problemli
topluluk bile düzelbilir.
Çünkü
8 O da size sona kadar kuvvet verecek. Öyle
ki, Rabbimiz İsa Mesihin gününde kusursuz olasınız.
Evet, şu
anda Mesihin işi budur: gelini, yani bizleri, hazırlıyor
düğün için
9 Allah sadikandır. O kendisi sizi
çağırdı, onun Oğlu, bizim efendimiz İsa
Mesihle beraberliğiniz olsun diye.
- Allah
sadikandır, sadıktır -
nasıl bir kadın kocasının
bütün yaramazlıklarına, dayaklarına,
içikiliğine, gezgibciliklerine katlanırsa bir
umutla, hani bir gün değişecek diye. Nasıl o dua
ederse sadikan, sadakatlı... günden güne. Ve kocası
bir gün öyle bir duruma geliyor, tamamen değişiyor.
- Grek mitolojisinde kral Odiseos var, o meşhur: savaştan sonra
tanrılar onunla oylnuyorlar be 20 sene memlektine dönemiyor.
Herkes diyor, “Aa o öldü artık”, ama onun
karısı kraliçe Penelope kocasına sadikandır,
hep umut ediyor dönecek.
- Her taraftan soylu kişiler geliyor, onunla evlensinler diye
Penelope'ye baskı yapıyorlar: 107 erkek. Ama o hep bir
bahane uyduruyor evlenmesin, kocasının dönüşünü bekliyor.
- Hatta sonra diyor: “Ben kaynatam için bir çarşaf
örecem. Hazır oldu mu, aranızdan kendime bir koca
seçecem”. Gündüz örüyor, ama
geçeleyin ipliklerin çoğunu yeniden söküyor.
- En sonunda, 20 sene geçtikten sonra, kocası Odiseos dönüyor bir dilenci kılığında, kimse onu tanımasın,
onu öldürmesinler diye. Ve en sonunda karısıyla
eblemnek istyenleri kovuyor, yenide karısına kavuşuyor.
- Rab EA'da İsrail halkına da öyle sadık kaldı,
sadikan davrandı. Ama onlar Penelope gibi sadık
kalmadılar.
2Ti 2:12-13
Eger dayanırsak, Onunla birlikte krallık
sürecez. - Eger Onu inkâr edersek, O da bizi inkâr
edecek. Ama sadikan kalmasak, o gene desadikan kalıyor. Çünkü
kendi kendini inkâr edemez.