Açıklama (Vahiy) 6:1-14

Yedi mühür serisi 1 – Dört beygir

Giriş:

• Açık 4: Allahın krallık odasıo: taht, 4 yaratık, 24 ihtiyar, sayısız melekler

• Açık 5: Ferman kağıdı, mühürler, kimse layık değil, Davud cinsinden aslan

• Bölüm 4: durgun, bölüm 5: hareketli; 4 – sonsuz ve ededi durum, 5 Allahın kurtuluş planı. 4 EA – 5 YA

• ve en sonunda Yuhanna Allahın kral iskemlesinin ortasında bir kuzu görüyor. Yahuda aslanı diye işitiyor, ama sonra kuzuyu görüyor. Ve bütün Açıklama kitabı bu iki sözün arasında geçiyor: biz alışıkız İsa'yı bir kuzu olarak görelim... ama zaman gelecek bu kuzu aslan kesilecek

• konu nedir? O ferman ne gösteriyor? Allahın planı, mirası, bu dünyanın tapusu... bu dünya kimindir: Şeytanın mı? Allahın düşmanları mı kontrol ediyor... yoksa kuzu mu?

• Bu ferman kurtuluş fermanı dedik. Ama merkezde sen değilsin, senin sonsuz yaşamın değild... merkezde Allahın şanı, herkesin dikkati orada.

• Ve şimdi görecez ki, Kuzu bu mühürleri teker teker kırıp açacak. Bu ne demek oluyor? Bir mirasçı bir vasiyet alınca, ancak o zarfı açınca geçerli kılıyor.

• Peki, bu ne zaman oluyor? İsa bunu yaptı mı, yapmaya başladı mı, yoksa çok sonra mı yapacak? Ve burada imanlıların arasında fikirler ayrılıyor: kimilerine göre İsa henüz kral değildir, dünyayı kontrol etmiyor.

• Sanki dakkada bir ara zamanında bulunuyoruz: Mesih beklermiş kilisenin işi tamamlansın, kilise göke alınsın ... işte, o zaman harekete geçecekmiş.

• Ama bence bu doğru değil: İsa göke alınınca kral oldu ve gökten krallık sürüyor. Daha yeryüzünde iken dedi: “Gökte ve yeryüzünde bütün kuvvet bana verildi.” (Matta 28:18). Madem öyle, İsa onu hemen kullanmaya başladı.

• Son zamanlar, İsa'nın göke alınmasıyla başladı. Artık son zamanların içinde yaşıyoruz. Ve bu son zamanlar için iki tane fikir son derece önemli:

(1) 7 ve 3½

• yedi bildiğimiz gibi, tamamlık sayısı, mükemellik sayısı, Allahın eksiksizlik sayısıdır.

• ama 3½ onun yarısı: kırık bir sayı, tamam değil, bekliyoruz bir şeyler olsun da, tamamlansın.

• Yedi oldu mu, rahatlıyorsun, oh ne güzel artık hiç bir şey eksik değil. Allah yedinci günde işlerinden rahat etti. Değil yoruldu diye, ama işleri tamamlandı, yapılacak bir şey kalmamıştı.

• Ama 3½ oldu mu huzursuzsun, eksiklik var; büyük özlemle bekliyorsun, bir şey olsun. Onun için bu 3½ sene İsa'nın birinci ve ikinci gelişinşn arasındaki zamanı gösteriyor. Çünkü daha yediye varamadık: dört gözle bekliyoruz İsa gökten gelsin... o zaman yedi olacak !

• Bu beklenti zamanı için değişik adlar var: 'üç buçuk yıl', '42 ay', '1260 gün' ve “zamanlar, zaman ve yarım zaman”. Bu son sözü Daniel ve Açıklamada görüyoruz:

• 3 tane seri var: 7 mühür, 7 borazan ve 7 tas. Ve bu serilerde Allahın cezalarını görüyoruz. Rab dünyayı, dünyadaki insanlara bela veriyor: hem tövbe etsinler diye, hem de kendi halkını salsınlar diye (nasıl Mısır'da oldu).

• Birinci ve ikinci seri, yani 7 mühür ve yedi borozan serisinde aynı kalıbı görüyoruz: 4 – 2 – 1, ya da 3 ½ un iki katı: zamanlar dört, zaman 2, ve yarım zaman bir.

• Dört mühür açılacak, ve her açtığında bir beygir ortaya çıkıp dünyaya bela getiriyor. Sonra iki bela daha geliyor, ama yedinci mühürde bir şey olmuyor. Neden? Çünkü yedinci mühürün içinde 7 borazan öttürülüyor.

• Sanki nasıl İsrail halkı Eriha kasabasında altı gün birer defa kasaba duvarının etrafında dolandı... ama yedinci gün yedi defa dolandı. Son günün içinde bir yedi serisi daha vardı.

• Ve aynı kalıbı görüyoruz 7 borazan serisinde: ilk 4 tane borazan çalınınca, her sefer gökten bir şey düşüyor ve dünyaya bela getiriyor. Sonra iki borazan daha ve yedinci borazanın içinde 7 tas bulunuyor.

• Aslında burada ne oluyor? Allah kendi yargısını erteliyor. Dünyanı insanlarına ne kadar da ağır bela getiriyorsa, onların tövbe edip kurtulmaları içindir:

1.Tim 2:4

“O istiyor, bütün insanlar kurtulsunlar ve hakikatı anlayacak derecesine gelsinler.”

• O mühürlerde ve borazanlarda anlatılan belalar aslında ceza değildir, birer uyarıdır.

• Ama 7 tas serisine gelince görüntü değişiyor: orada hiç soluk almadan birden yediye kadar yargı var. Orada artık Allahın korkunç cezalamasını görüyoruz. Tövbe etme zamanı, iman etme zamanı geçti artık. Fırsat yok dönmeye, sen treni karçırdın. Sadece korkunç ceza kalıyor.

(2) Doğum ağrıları (sancıları)

• Bir bebek dünyaya geldiği zaman, bu hemen olmuyor. Daha haftalar önceden bebek haber veriyor: “Hey, benim doğmam yakınlıyor. Hazırlık yapın”

• Düşün bir kere: öyle olmaszaydı, ne kadar korkunç olurdu. Sen bir ana olarak işine bakıyon, ve hiç beklemeden, ansızın bulunduğun yerde bebek yere düşüyor. Lap diye. Tabii ki, öyle olmaz.

• Doğum sancıları haftalarca, aylarca önce ilk defa ouyor ve gittikçe daha sık, hem de daha kötü oluyor. En sonunda her 10 dakka, her 5 dakka, her 2 dakka, her dakka ve en sonunda son bir efortla bebek dışarı çıkıyor.

• Matta 24:7-8 “Millet millete karşı kalkacak, krallık krallığa karşı kalkacak. Kimi yerlerde kıtlıklar ve zelzeleler olacak. 8 Bütün bunlar sade doğum sancılarının başıdır.”

• Demek, dünyanın sonu da öyle olacak, daha doğrusu oluyor dakkada. İsa'nın ikinci gelişinden yüzlerce sene önce savaşlar, hastalıklar ve öbür belalar meydana geliyor. Sonra gene duruyor, yüzlerce sene bir şey yok. Ama gittikçe çoğalacak, gittikçe daha sık olacak, gittikçe daha fena olacaklar.

• Ve en sonunda İsa gökten dönecek, herkese görünecek ve yeni çağ, Allahın sonsuz hükümeti öyle doğacak.

A. 1. mühür (a.1-2)

1 Ve gördüm, Kuzu o yedi mühürden bir tanesini nasıl açtı. O zaman işittim, dört malüğün biri "Gel" dedi, ve onun sesi gök gürüldemesine benzerdi. 2 Bir de baktım, ve işte, beyaz bir beygir. Kim onun sırtına binmişti, onda bir yay vardı. Ona bir taç verildi, ve yensin diye, kazanan biri gibi çıktı.

• birçok kişi için bu 4 beygir ayrı olaylar kastediyor, sanki Allah dünyanın sonunda değişik şeytanlar salacak.

• ama bu 4 beygir arka arkaya geliyorlar ve belli bir gelişme gösteriyorlar: beyaz beygir ortaya çıktığı için 2. beygir harekete geçiyor. Ancak 2. beygirinden sonra 3. beygir ortaya çıkabilir. v.s.

• bunlar bir savaş zamanında halkta neler olduğunu anlattırıyor. Her zaman sıralaması aynıdır beyaz, kırmızı, kara ve soluk renkli

• Beygir – bu en başta önemli. Normal insanlar beygir kullanmazdılar, yayan yürürdüler ya da en fazla eşeğe binerdiler. Beygirler ancal zenginler, soylular ve en fazla askerler içindi.

• Onun için Rab Yasa 17. bölümde İsrail krallarına yasak etti, çok beygin çoğaltırsınlar. Öyle ki kendi savaş gücüne güvenmesinler.

• Ve o beyaz begire binmiş olanın işi hemen belli oluyor: zafer kazansın. Büyük bir emperatorluk kursun. Normal olarak devletlerin arasında bir denge var: küçük savaşlar oluyor, ama kimse büyük savaş istemez. Ama arasıra daha güçlü, daha şanlı bir kişi çıkıp bütün dünyayı ele geçirmeye bakıyor.

• Açık 19'da İsa öyle gösteriliyor: beyaz beygirle, gökün ordusuyla geliyor. Demek burada da mu İsayı gösteriyor? Hayır, o Mesih değil, ama Antihristtir, Anti-Mesih – Mesihe karşı duran ve aynı zaman Mesihi kopya eden

• Mesihın krallığı bu dünyadan değildir, ama insanlara barış ve yaşam getiriyor. Antimesihin krallığı bu dünyanın gücüyle kuruluyor ve ölüm getiryor

• Ama diyebilirsiniz. “Her zaman büyük krallıklar vardı, her zaman olacak. Onun neresi Antihrist” - İsadan sonra birçok kişi kalkıp ideoloji adına dünyaya sözde barış ghetirmek amacıyla dünyaya savaş getirdiler.

• Ve o adamn elinde kılıç yok, ama bir yay var. Beygire binmiş, yayı kullanan savaşçılar Yuhanna'nın zamanında İranlıları (Persleri) gösteriyor, Roma Emperatorluğunun en büyük düşmanları. Ve sonra Orta Asyadan gelen halkları gösteriyor.

• 5. yüzyılda'da Attila ve Hun Emperatorluğu. Bütün Roma Emp. onun önünde titriyordu

• 7. yy'da Muhammed ve İslam orduları – o apaçık bir Antimesihtir

• 13. yy'da Cengiz Han ve Mongol Emp.

• 14. yy'da Timur Lenk – insanların 5% öldü

• 15. yy'da Osmanlılar – padişahların ünvanı 'Gazi' = islamiyet için savaşan ve 'Fatih' düşüncesi = islamiyet için yeni devletleri ele geçirmek

• 19. yy'ın başında Napoleon ve Fransız devrimi bütün Avrupa'yı sarstı.

• 20. yy'da Faşizm ve Komunizm 200 milyon kişinin ölüme sebep oldu

• Biz alışıkız serbest insanlar olarak yaşayalım, alışıkız istediğimiz zaman istediğimiz yerde toplantı yapalım. Ya o serbestlik senden alınırsa?

• O zaman bugünkü duruma özlersin; o zaman Rabbi arayacaz.

B. 2. mühür (a.3-4)

3 Ne vakıt ikinci mühürü açtı, işittim nasıl ikinci malük, "Gel" dedi. 4 Ve başka kırmızı bir beygir çıktı. Kim onun sırtına binmişti, ona verildi, yeryüzünden barışı kaldırsın. Öyle ki, birbirlerini öldürsünler. Ve ona büyük bir kılıç verildi.

• İkinci beygir kırmızıdır, kanın rengi. Gelişmenin ikinci adımı: savaş. Tarihin başından savaşlar vardı, ama dünyanın sonu yaklaştıkça bu savaşın pulsu ve şiddeti gittikçe artacak.

• Biz öyle bir barış zamanın içinde yaşıyoruz ki, savaşı hayal etmek bile zor. BG'da son gerçek savaş Balkan Savaşları ve 1.Dünya Savaşı idi ... 100 sene önce. Artık 4 kuşak geçmiş. Dedelerinizin dedeleri son savaşta küçük kızanlar idi. Ve biz sanıyoruz hep öyle gidecek.

• Ama o her an değişebilir. Hatırlıyorum, 20 sene önce Yugoslavya rahat bir devlet idi. Mareşal Tito o karışık devlet, nerede 10dan fazla halk bir arada yaşıyordu, serbest ve huzurlu bir devlet olarak yönetiyordu.

• Ama o ölünce birden patlama oldu. Bütün halklar birbirlerini yok etmeye başladılar. Sırplar, Hırvatlar, Bosnaklar, Kosovolular. Komşu komşuya düşman oldu. Sırp erkek, kendi karısı ve kızanlarının yattığı eve bomba atıyor.

• Viyanada Bosnadan kaçan bir kadınla konuştum: savaş seslerini duyunca ve o korkunç görüntüleri görünce saçları bir gecede bembeyaz oldu.

• Bu nasıl oldu? “Ona verildi, yeryüzünden barışı kaldırsın. Öyle ki, birbirlerini öldürsünler. Ve ona büyük bir kılıç verildi.” - onu kim yaptı? KUZU o mühürü açtı. KUZU o kılıcı verdi

• Dua ediyoruz: “Rab, hastalık olmasın, Rab açlık görmeyelim, Rab bütün problemleri kaldır” ... ve anlamıyoruz, Rabbin kendisi o şeylerin sebebidir, o yaptı !!!

• İsa'dan önce de savaşlar vardı... ama o savaşların çoğu ne için yapılırdı: güç, şöhret, para ve toprak – Ama Mesihten sonra en korkunç savaşlar yapılıyor ideoloji üzerine: bir ideoloji dünyaya sözde barış ve huzur getirecek... ama en sonunda, savaş ve ölüm.

• Rus devriminde 6 milyon kişi öldü, Birinci Dünya Savaşı: 15 milyon, İkinci Dünya Savaşı 70 milyon, Rusya'da Stalin 40 milyon ve Çin'de Mao Tse Dong 60 milyon.

• Ya 3. Dünya savaşı kaç yüz milyon ölü getirecek?

• Biz barışı ve rahat yaşamayı bir hak gibi kabul ediyoruz. Ama Rab onu bir sekundada alabilir bizden. O zaman önemli konular meydana çıkacak: düğün mü, bagaj mı, eğlence mi ... o zaman tek bir konu var: hayatta kalayım, canımı kurtarayım. İşte, o zaman dua etmeyi öğrenecez.

C. 3. mühür (a.5-6)

5 Ne vakıt üçüncü mühürü açtı, işittim nasıl üçüncü malük, "Gel" dedi. Bir de baktım ve işte, kapkara bir beygir. Ve onun sırtına kim binmişti, onun elinde bir kantar vardı. 6 Ve işittim, sanki dört malüğün ortasından bir ses geldi. Dedi ki, "Bir kile buğday bir dinara, ve üç kile arpa bir dinara. Ama zeytinyağa ve üzümlere dokunma."

• Savaşın sonucu kıtlıktır. Üçüncü beygir kapkara, onun elinde kantar var. 3. bela ekonomik bela.

• Düşmanın orduları bütün yiyentileri çalmışlar ekinleri yakmışlar. O kadar kişi öldü ki, tarlada işleyecek olan insanlar kalmadı. Yiyentiler pahalı oluyor.

• Bir kile buğday ... demek bir somun ekmek alabilirsin... bir dinar: bu bir işçinin ya da bir askerin günlüğü. Bir düşün 10-12 saat ağır iş yaptın vegünün sonunda ancak kendi kendini besleyecek kadar yiyecek alabilirsin. Karın kızanların yemesinler mi? Ancak bir ekmek alırsın, öyle ki yarına bir daha işleyebilesin !!

• Dedem 1929 dünya ekonomik krizi – bütün hafta işledi, cumartesi kamyon geliyor, taze basılmış para – hemen bütün haftanın borçlarını ödedi ... bir gün sonra paranın değeri kalmadı.

• Biz alıştık bolluğa, alıştık dükkanlarda 30 çeşit yoğurt ve 20 çeşit tuvalet kağıdı bulunsun. Özellikle gurbette yaşayan kardeşlerimiz bu bolluğu daha fazla tatıyorlar. Ama bu bir hak değildir, Rabbin merhametidir. O da bir anda onu bizim elimizden alabilir.

• Ne zaman uyanacaz. Ne zaman anlayacaz bu hayatta en önemli konular nedir? Hayatımız çoğu defa oyucanklarla geçiyor, hep onlarla meşguluz. Ama Rab krizaları getirdi mi, o zaman asıl konulara uyanacaz.

• Amos 3:6 "RAB'bin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?" - kötü tercüme: aslında “Bir kasabanın başına bir felaket gelebilir mi ki, Rab o felaketi yapmasın”

D. 4. mühür (a.7-8)

7 Ne vakıt dördüncü mühürü açtı, işittim, nasıl dördüncü malük "Gel" dedi. 8 Bir de baktım, ve işte, kül renginde bir beygir. Ve onun sırtına kim binmişti, onun adı 'ölüm'dür. Ölüler devleti onun peşinden geldi. Ona dünyanın bir çeyreğinin üzerine hak verildi. Öyle ki, kılıçla ve kıtlıkla, salgınlıkla ve dünyanın yırtıcı hayvanlarıyla öldürsün.

• Bütün bunlar ne kadar da korkunç ise, çok daha korkunç bir mesele var:

15 Dünyanın kralları, büyük adamlar, zenginler, binbaşları, sözü geçenler, bütün köleler ve bütün serbest kişiler - onlar hepsi mağaralarda ve balkanların kayalarında saklandılar. 16 Ve balkanlara ve kayalara dediler: "Üzerimize düşün, saklayın bizi kral iskemlesinde Oturan'ın bakışından ve Kuzu'nun öfkesinden. 17 Çünkü onların öfkesinin o büyük günü geldi artık, ve kim ayakta kalabilir?"