İbraniler Mektubu - 6. vaaz
İbr 3:7-19
İmansız olmayalım
- bugün İbraniler kitabından okumak istiyorum. İbranilerde bol bol uyarılar bulunuyor. Preduprejdenia. Ama nasıl oluyor, insanlar uyarıları ciddi almakta o kadar zorluk çekiyorlar?
- Kimi kere uyarıları anlamıyoruz: İngiltere'nin Kırby kasabasında bir hayvanat bahçesi var (zoopark). Onlar sık sık lazımdı ziyaretçilere para ödesinler, çünkü maymunlar insanlardan bazı eşyalar çaldılar.
- ve en sık çalınan neydi: gözlükler. Oranın direktoru da araştırmaya başlamış, nasıl oluyor da, maymunlar, insanların gözlüklerini çalarmış?
- sonra anladılar meseleyi: zaten ziyaretçiler dikkat etsinler die bir tabela koymuşlardı: Maymunlardan dikkat edin, gözlüklerinizi çalabilirler. Ama o yazı o kadar ufak yaptılar ki, insanlar onu okumak için kafese iyice yaklaştılar ve maymunlar daha da fazla onların gözlüklerini çaldılar.
- Evet, çok şükür Rabbimiz bizi uyarmaya kalktı mı, kocaman tabelalar kullanıyor. Daha çok uzaktan anlaşılıyorlar. Uyarılara dikkat etmedik mi sebep biziz, değil Allahın uyarısı güzel anlaşılmasın.
- Tam öyle: bilmiyorum sende nasıl oluyor, ama ben nerede görürsem bir yazı: “Dikkat, yağlı boya! Değmeyin!” - bende tam tersi oluyor. İstiyorum parmağımı koyayım oraya, bakayım, gerçekten öyle mi, diye.
- İlahiyatçıların, yani Bogoslovların arasında bir tartışma var: Gerçek imanlı kaybolabilir mi? Öyle bir slogan var: “Bir kere kurtuldun mu, hep kurtulmuş kalacan!” - acaba o doğru mu?
- Bir imanlı Rabden vazgeçti mi, diyorlar: “Te gördün mü, o zaten baştan kurtulmuş değildi”
- bu tartışmanın sonu yok. Ama bugün EA'ya, İsrail halkının tarihine bakalım. İncil bize gösteriyor ki, orada ne yazıldıysa, yani tarihte ne olduysa, bizim ders almamız için, bizim faydamız için oldu (1.Kor 10:11).
7 Aynı Kutsal Ruh'un dediği gibi:
"Bugün Onun sesini işittiniz mi,
8 Sakın yüreklerinizi sertleştirmeyin.
Hani, nasıl yaptıydınız, ne vakıt Allaha kafa kaldırdınız,
ıssız yerlerde Onu denediğiniz gün.
9 O vakıt dedeleriniz beni denediler,
kırk sene boyunca da neler yaptığımı gördüler.
10 Onun için o kuşağa karşı öfkelendim ve dedim:
'Bunlar yüreklerinde hep sapıyorlar.
Benim yollarımı anlamadılar.'
11 Böylelikle öfkelenip yemin ettim,
'Onlar benim rahatlık yerime ayak basmayacaklar!'"
- bu olayı okuyalım:
Sayılar 20:2-13
“Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musa'yla Harun'a karşı toplandı. 3 Musa'ya, "Keşke kardeşlerimiz RAB'bin önünde öldüğünde biz de ölseydik!" diye çıkıştılar, 4 "RAB'bin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi? 5 Neden bizi bu korkunç yere getirmek için Mısır'dan çıkardınız? Ne tahıl, ne incir, ne üzüm ne de nar var. Üstelik içecek su da yok!"
Musa'yla Harun topluluktan ayrılıp Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne gittiler, yüzüstü yere kapandılar. RAB'bin görkemi onlara göründü. 7 RAB Musa'ya, "Değneği al" dedi, "Sen ve ağabeyin Harun topluluğu toplayın. Halkın gözü önünde su fışkırması için kayaya buyruk verin. Onlar da hayvanları da içsin diye kayadan onlara su çıkaracaksınız."
Musa kendisine verilen buyruk uyarınca değneği RAB'bin önünden aldı. 10 Musa'yla Harun topluluğu kayanın önüne topladılar. Musa, "Ey siz, başkaldıranlar, beni dinleyin!" dedi, "Bu kayadan size su çıkaralım mı?" 11 Sonra kolunu kaldırıp değneğiyle kayaya iki kez vurdu. Kayadan bol su fışkırdı, topluluk da hayvanları da içti.
12 RAB Musa'yla Harun'a, "Madem İsrailliler'in gözü önünde benim kutsallığımı saymadınız ve bana güvenmediniz" dedi, "Bu topluluğu kendilerine vereceğim ülkeye de götürmeyeceksiniz."
13 Bu sulara Meriva suları denildi. Çünkü İsrail halkı orada RAB'be çıkışmış, RAB de aralarında kutsallığını göstermişti.
(a) halk: Musaya karşı kafa kaldırıyor = Allaha karşı gidiyor
(b) Musa ve Harun:
(1) tam itaat etmediler: Rab dedi "Konuşun", onlar gene değnekle vurdular
(2) sanki Rabbi şanlamadılar, kendileri mucize yapmak istediler ("Bu kayadan su çıkaralım mı?" - önce bir defa onu yaptılar, sanki hep yapacaklar
(3) Allaha iman etmediler: "bana güvenmediniz" - belki kafalarında şüphe vardı
(4) öfkeyle ve düşünmeden konuştular - iki defa vurdular, halka "başkaldıranlar" diye bağırdılar.
• "Naş Allah idi bu Allah...?" - "A be, o yolda fayda var mı?"
• aradığımız nedir? Bereket mi, yoksa bereket vereni mi? - bereketler hep bitecek, ama bereket verenin yanında sonsuz hayat var
12 Kardeşler, dikkat edin aranızda olmasın öyle bir kişi, hani içinde kötü ve iman etmeyen bir yürek olsun ve yaşayan Allahtan ayrılsın. 13 Ama daha 'bugün' dedikleri zaman, birbirinize günden güne kuraj verin. Aranızda olmasın öyle bir kişi, günahın oyununa gelip sertleşsin. 14 Çünkü Mesihe ortak olduk. Yeter ki, en baştaki kurajımızı hiç vazgeçmeden sonuna kadar tutalım. 15 Çünkü şöyle denildi:
"Bugün Onun sesini işittiniz mi,
Yüreklerinizi sertlesştirmeyin,
Hani Allaha kafa kaldırdığınız zaman nasıl yaptıydınız."
• 'yürek' nedir? Senin içinde en saklı karakter, kişilik, en derin refleksler
• konuştuğumuz şeyler yüreğimizin durumunu gösteriyor
Matta 15:18-20
"Ama ağzından çıkan şeyler yürekten geliyor. Te, insanı kirleten onlardır. 19 Çünkü kötü düşünceler, katillikler, zinalar, gezgincilikler, hırsızlıklar, yalancı şahitlikler ve iftiralar - işte, bunlar yürekten çıkıyorlar. 20 İnsanı kirleten şeyler bunlardır."
• Matta 6:21 - en kıymetli saydığımız şeyler yüreğimizin durumunu gösteriyor? "Çünkü zenginliğiniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak."
• Rom 2:29 - Rab dışarıdan değil, ama yürekte temizlik arıyor - "Asıl sünnetlilik de yürekte oluyor."
• 1.Pet 3:4 - asıl güzellik yürekte oluyor - " Hayır, siz yürekteki saklı kişilikle süslenin. Yavaş ve sakin bir ruhla süslenin."
• Matta 15:8 - olabilir Allaha iman etmiş gibi görünelim, ama yüreğimiz Rabden uzak olsun
• "'Bu halk beni sayıyor sade dudaklarıyla, ama yürekleri benden uzaktır."
• demek var imanlı, toplantıya gidiyor, ama yüreği 'kötü ve imansız'
• istediğini yapıyor, kimseye kulak asmıyor, Allahın sözü ona geçmiyor
Yeremya 7:24
"Ne var ki, dinlemediler, kulak asmadılar; kendi isteklerinin, kötü yüreklerinin inadı doğrultusunda yürüdüler. İleri değil, geri gittiler."
• imanlı lazım hep ilerlesin. Yerinde durmak, demek geri gitmek
• kendi hayatına bak: sen kaç sene imanlısın? Bu seneler içinde sen ileri mi gittin, yoksa geri mi? Şimdi mi Rabbe daha yakınsın, yoksa ilk iman ettiğinde? Şimdi mi daha çok işliyorsun Rab için, yoksa ilk günlerinde mi? Senin yüreğin şimdi mi Rabbe daha yakın, yoksa önce mi?
• asıl sevgi bu demektir: senin kardeşinin durumu seni ilgikendiriyor mu?
• yoksa Kain gibi mi konuşacan: "Ben kardeşimin bekçisi olmayayım!"
• kardeşine kuraj vermek için pastor olmak lazım değil, okuma yazmayı bilmek bile lazım değil
• dört toprak benzetmesi (Matta 13:1-9):
(1) yol kenarı - çok sert torpak, tohum gitmiyor = kişi işitiyor, ama derinden anlamıyor
(2) kayalı toprak - çok sıva toprak: insan yumuşak görünüyor, ama yürk sert, değişmiyor
(3) karışık toprak - iyi tohum var, toprak yumuşak, ama temiz değil, = bu kişiler Allahın sözünü iyi anlıyorlar, değişmeye hazırdırlar, ama başka meselelere de merak ediyorlar
(4) iyi toprak - hem yumuşak, hem temiz = kişi Allahın sözüne reaksiya gösteriyorve başka şeylerin peşine gitmiyor
16 Peki, Allahın sesini işittikten sonra Ona kafa kaldıranlar kim idi? Onlar hepsi Mısır'dan çıkanlar değil miydi? 17 Ve Allah kimlere karşı kırk sene boyunca öfkelendi? Değil mi, o kişilere karşı, hani günah işlediler ve bedenleri ıssız yerlerde serildi? 18 Ve Allah kimlere yemin etti, hani Onun rahatlık yerine ayak basmayacaklar diye? Değil mi, iman etmek istemeyenlere? 19 Evet, görüyoruz, imansızlıktan için oraya ayak basamadılar.
• imanlı hayat bir yolculuktur: trene binmek var - ilerlemek var - istediğimiz yere varmak var
• mesela: Burgas'a gitmek istiyorsun; yeterli değil bileti alıp trene yerleşesin - sonuna kadar trende kalmak lazım - hiç fark değil önceden nerede inesin; ha Çirpan, ha Aytos - rezultat aynı: istediğin yere varamayacan
• "bedenleri ıssız yere serildi" - korkunç ceza Allahın kendi halkına bile
• Matta 3:9 - Yahyanın lafı: kendi kendinize demeyin; "Biz İbrahimin soyundanız" - biz de demeyelim "Zaten imanlıyız"
• 1.Pet 4:17 - Allahın davalaması kendi halkından başlayacak
14 Kardeşler, size şunu buyuruyoruz: boş gezenleri sıraya çekin, yüreksizleri avuturun, zayıf olanlara kuvvet verin, herkese sabırla davranın. (1.Sel 5:14)
- “Onun için, sarkık elleri kaldırın ve bükük dizleri doğrulturun” (İbraniler 12:12)