İsrailin kralları - 12. vaaz
Lepralı Naaman

Giriş:

- Rab peygamber Elişa'yı çağırmıştı ve geçen hafta onun mucizelerini gördük. Bütün peygamberlerden en çok mucize işleyen o idi.

- bugün bir adamla kaşılaşıyoruz, adı Naaman

2.Krallar 5:1

Suriye Kralı'nın ordu komutanı Naaman efendisinin gözünde saygın, değerli bir adamdı. Çünkü RAB onun aracılığıyla Aramlılar'ı zafere ulaştırmıştı. Naaman yiğit bir askerdi, ama bir deri hastalığına yakalanmıştı.

- Naaman Suriyenin en büyük generalı idi - o senelerde Suriye gittikçe daha önemli bir devlet olurdu ve İsrail, yani Severna İsraille, sürekli savaş halinde idi - birkaç sene savaş, sonra gene anlaşma

- bu sözler gösteriyor, Rab artık sade İsraille değil, bütün dünya ile ilgilenmeye başladı - İsa bunu Luka 4:27'de andı

Hem de, Elişa peygamberinin zamanında İsrail'de çok lepralılar vardı. Ama onların hiç biri paklanmadı, ancak Suriyeli Naaman paklandı."

- Naaman çok büyük, zengin ve güçlü bir adam idi - sade asker değil, aynı zaman minister gibi bir şey, lraldan sonra ikinci güç

- Naaman sözünü geçirmeye alışık bir adam idi: İsanın zamanındaki yüzbaşı gibi konuşuyordu:

Matta 8:9

Çünkü ben de buyruk altında bir adamım; ve benim buyruğumda da askerler var. Birisine 'Git' dedim mi, gidecek. 'Gel' dedim mi, gelecek. Hizmetçime de 'Şunu yap' dedim mi, onu yapacak.

- ama hayatında bir problem vardı, onu haledemedi: bir deri hastalığı ya da lepra, cüzam

- eminim, dünyanın en iyi doktorlarına gitti, her bir ilacı denedi - sonra o fayda getirmeyince bütün tanrılara dua etti, kurban kesti, adaklar yaptı - ama gene fayda yok

- sonra her türlü bakımcıya, falcıya ve hocaya başvurdu: hepsi ona umut verdi “Şunu iç, bununla yıkan, bu duayı oku - ama en sonunda gene bir şey yok

- bu hastalık gittikçe yayılırdı, belki daha görünmeyen bir yerde idi, ama zamanla suratında belli olacaktı, o zaman artık Naaman lazımdı çekilsin görevden ve herşey biteceydi

- ve en korkuncu: bu hastalık yayılınca ölüm getireceydi - bu değil küçük bir benka, ya da leke - bu korkunç bir şey idi.

- işte günah insanın en korkunç hastalığıdır: küçük başlıyor ve gittikçe yayılıyor - önce ona dikkat çevirmiyorsun, ama onun ciddilğini anlayana kadar artık geç oldu - sen günahın pençesindesin

- işte günah insanı Allahtan ayrıyor: Musanın kanununa göre, lepralı bir adam murdar sayılırdı ve Allahın huzurna çıkamazdı, sanki uğratılmış bir kişi idi, onun için umut yoktu

- işte günah kesin ölüm getiriyor:

“Günah işleyen can ölecektir” (Hezekiel 18:20)

“Günahın karşılığı ölümdür” (Romalılar 6:23)

- doktor olmayan bir kişi kolayca aldanıyor: sımptom ve hastalık arasındaki fark anlamıyor: simptom dışarda görünen hastalığın efektidir, ama hastalığın kendisi değildir. Eğer beyninde bir tumor varsa, kafan çok ağıracak - ve biz o zaman ne yapıyoruzÇ alıyoruz bir analgin, o hastalığın simptomu yok olsun

- ama faydası yok, lazım o hastalığın kaynağı yok edilsin

- günah temasında da aynı: kişiler simptomlarla uğraşıyorlar: sarfoşluk, gezgincilik, sahtekarlık, yalan, küfür... bütün bunlar sade simptomdur - ama asıl hastalık daha derin, onun kaynağını kimse bulamıyor: o insanın yüreğidir

- demek şimdi Naaman'ıon başına gelen şeyler bizim için büyük bir derstir: Rab onun hastalığını nasıl iyileştirirse, bizi günahtan da öyle kurtarıyor

2.Krallar 5:2-3

Suriyeliler İsrail'den küçük bir kızı tutsak almışlardı. Bu kız Naaman'ın karısının hizmetine verilmişti. 3 Bir gün hanımına, "Keşke efendim Samiriye'deki peygamberin yanına gitse! Peygamber onu deri hastalığından kurtarırdı" dedi.

- Bu kızın ne yaptığını fark ettiniz mi? - o iyi haberi yayıyor - kız bir müjdeci, evangelizator

- kız herhalde büyük büyük konuşmalar yapamazdı, o daha kızandı, okumuş değildi - o kızda büyük mucize yapma gücü de yoktu

- ama elinden ne geldi, onu yaptı: insanlara kurtuluş yolunu gösterdi: ufacık, öenmsiz o köle kız aracı oldu, bu kocaman general ve devlet adamı kurtulsun

- işte, biz hep Pavlus ve Petrus gibi misyonerleri görüyoruz, sanki Rab sade onlarla işliyor - ama en çok kişi bu kızın kullandığı metodla Rabbe geldiler

- Romalı tarihçiler yazıyor nasıl emperatorun evinde bile kişiler imana geldi, o da birkaç hizmetçi kadınlar şahitlik yaptı.

- tabii ki, Naamanın zamanında sadece bedensel hastalık için mesele olurdu, ama bugün biz insanlara iyi haberi yayabiliriz sonsuz yaşam hakkında

- özellikle bizim durumumuzda artık iyi haberi yaymak çok daha önemli oldu

2.Krallar 5:4-7

Naaman gidip İsrailli kızın söylediklerini efendisi krala anlattı. 5 Aram Kralı şöyle karşılık verdi: "Kalk git, seninle İsrail Kralı'na bir mektup göndereceğim." Naaman yanına on talant gümüş, altı bin şekel altın ve on takım giysi alıp gitti.

6 Mektubu İsrail Kralı'na verdi. Mektupta şunlar yazılıydı: "Bu mektupla birlikte sana kulum Naaman'ı gönderiyorum. Onu deri hastalığından kurtarmanı dilerim." 7 İsrail Kralı mektubu okuyunca giysilerini yırtıp şöyle haykırdı: "Ben Allah mıyım, can alıp can vereyim? Nasıl bana bir adam gönderip diyor, onu deri hastalığından kurtar? Görüyor musunuz, açıkça benimle kavga çıkarmaya çalışıyor!"

- Suriye kralı sandı Elişa İsrail karlının hizmetinde işliyor. Nasıl İzevel'in masasından 450 Baal peygamber ve 400 Aşera peygamberi yediyseler

- ama tabii ki, Elişa satılık değildir. Kendi kralı bile onu kontrol edemez - tam tersi: Rab onu yolladı kralı kontrol etsin diye

- Naaman yapıcı ve güçlü olduğu için Rabbe öyle geliyor: gururlu bir general gibi: yalnız olarak, tsivilen gitmedi: bir devlet ziyareti yaptı, nasıl Prens Çarlz geldi Plovdive

- boş elle gitmedi: kocaman bir hediye hazırladı: 120 kg gümüş, 10 kg altın ve 10 tane en pahalı giysiler - buna hediye mi diyelim, yoksa rüşvet mi

- alçakgönüllü olarak da gelmedi: bütün askerleriyle, kocaman beygir arabalarıyla geldi - o sokaklardan hızlı geçerken herkes eyvahlanırdı

- ama bütün bunlar ona Allah adamının karşısında fayda etmez, hatta bütün bunlar asıl problemini gösteriyor: gurur

- Naamana lazım olan nedir: değil sade yeni bir deri, ama yeni bir yürek - o lazım alçalsın

- şimdi Elişa tam onu yapacaktır

8 İsrail Kralı'nın giysilerini yırttığını duyan Tanrı adamı Elişa ona şu haberi gönderdi: "Neden giysilerini yırttın? Adam bana gelsin, İsrail'de bir peygamber olduğunu anlasın!" 9 Böylece Naaman atları ve savaş arabalarıyla birlikte gidip Elişa'nın evinin kapısı önünde durdu. 10 Elişa ona şu haberi gönderdi: "Git, Yordan Irmağı'nda yedi kere yıkan. Tenin eski halini alacak, tertemiz olacaksın."

- Elişa onu karşılamaya bile gitmiyor, sade hizmetçisinden ona haber gönderiyor - aslında çok ayıp bir şey

- sanki senin evinin önüne büyük kara bir limuzina park ediyor, sağında solunda motorlu polisler, bodigardlar - limuzinanın içinden kocaman bir general çıkıyor - ve sen ona kapı bile açmıyorsun, adam bütün zaman sokakta duruyor

- Rab Naaman'ı kullandı kendi tarihi ve planı içinde - ama Rab Elişa'ya yakındır, onun dostudur

- postakilerde gezen o kaçık peygamberler, zengin, güçlü ve şanlı generaller ve politıkacılardan daha yüksek bir durumdalar.

- İbraniler 11 Allah adamları için şöyle konuşuyor:

33 Onlar, imanla başka krallıkları yendiler, doğru işler yaptılar, Allahtan verilen sözler aldılar, aslanların ağızlarını kapattılar. 34 Yakıp bitiren ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından kaçtılar, zayıf iken kuvvet buldular, dövüşürken yiğitlik yaptılar, yabancı orduları darmadağın ettiler. 35 Kadınlar ölülerini ölümden geri aldılar. Başkaları gene, serbest brakılmaya razı gelmeyip işkence edildiler. Öyle ki, daha iyi bir dirilişe kavuşsunlar. 36 Başkaları eğlentiye alındılar. Kamçılar, zincirler ve mapusla denendiler. 37 Taşlandılar, bıçkılarla ortadan kesildiler, kılıçlarla parçalandılar. Ziyanlık içinde, ezilmiş ve uğratılmış vaziyette, koyun ve keçi postakilerini giyiyip avare avare gezdiler. 38 Dünya onlara layık değildi!


- Naaman de neymiş!


11 Gelgelelim Naaman oradan öfkeyle ayrıldı. "Sandım ki dışarı çıkıp yanıma gelecek, Tanrısı RAB'be yalvaracak, eliyle hastalıklı derime dokunup beni iyileştirecek" dedi, 12 "Damaskus'un Avana ve Farpar ırmakları İsrail'in bütün ırmaklarından daha iyi değil mi? Oralarda yıkanıp paklanamaz mıydım sanki?" Sonra öfkeyle dönüp gitti.

- Naaman o gururlu hareketlerde devam ettikçe Rab onu iyileştirmeyecek - ve bizim de bugünlerde en büyük engelimiz gururdur.

- gurur yüzünden kişiler İsaya iman etmek istemiyorlar:

- bir kişi İsa Mesihin iyi haberini işittiği zaman, en başta reaktsyası aynıdır: bu olamaz - sade iman et kurtulacan - ama lazım daha büyük bir tseremonya yapayım, büyücüler gibi birtakım söz mırmırdanmasını beklerdi, elini koyuyp birhangi şou yapsın

- ama asıl mucize yapan birtakım hareket değil, Rabbin sözüdür - mucize gücü ondadır, değil bizim sözlerde ya da rituallarda

- İsaya iman etmek bize o Yordan ırmağının çamurlu suyu gibi geliyor: prost,

- Naaman henuz anlamdı ki, İsrailin tanrısı olan Rab öbür tanrılara benzemiyor, o diridir - onu birtakım hareketlerele yola getiremezsin

13 Naaman'ın görevlileri yanına varıp, "Efendim, peygamber senden daha zor bir şey istemiş olsaydı, yapmaz mıydın?" dediler, "Oysa o sana sadece, 'Yıkan, temizlen diyor." 14 Bunun üzerine Naaman Tanrı adamının sözü uyarınca gidip Yordan Irmağı'nda yedi kez suya daldı. Teni eski haline döndü, bebek teni gibi tertemiz oldu.

- işte suyun içinde bir mucize oluyor: o su Naaman'ı yıkamadı, onu iyileştirmedi - zaten çamurluydu - onu iyileştiren Allahın sözünü işitmek ve itaat etmek

- tabii ki, vaftiz için bir örnektir:

1.Petrus 3:21

Bunun karşılığı gibi, şimdi de vaftiz sizi kurtarıyor. Değil onda bedenin pisliği çıkartırılsın. Hayır, İsa Mesihin dirilişine dayanarak, kişi Allaha bakıp temiz bir duygu istiyor.

- vaftiz kurtarıyor: bugün birçok kişi bu sözleri ciddiye almıyorlar: “Ama vaftiz bizi kurtarmıyor, iman etmekle kurtuluyoruz”

- ayet diyor: vaftiz kurtarıyor: tabii ki, onun suyu değil, ama sen 'temiz bir duygu' istiyorsun?

- senin izobşto duygun kaldı mı? Yanlış bir şey yaptığın zaman rahatsız oluyor musun?

- yoksa herşeyi maytaba mı alıyorsun. Nasıl birisi demiş, Musanın on emiri varmış (mesela: zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan söylemeyeceksin) - ama onbirincisi en büyük: Yakalanmayacaksın

- insan hayatını öyle aydıyor: yap yapacağını, sade yakalanma - sözde imanlı bile onu kimse görmedi mi, ne kadar iman kalıyor

- ama ne zaman Kutsal Ruh sana dokunuyor, senin duygun diriliyor, günaha karşı hassas olmaya başlıyorsun ve en ufak konularda soruyorsun: Acaba Rabbin istediği nedir bu temada?

- o zaman kişi vaftizde imanını gösteriyor: ne zaman Naaman suyun altına daldı, orada onun gururu gömüldü

Romalılar 6:4,6

bizden kaç kişi Mesih İsa'ya vaftiz olduysak, onun ölümüne vaftiz olduk. 4 Baba Allah, kendi şanlılığı için Mesihi ölülerden diriltirdi. Biz de Onunla birlikte vaftizle ölüme gömüldük. Öyle ki, aynı onun gibi yepyeni bir hayat sürelim.

Biliyoruz, evelki kişiliğimiz Onunla birlikte haça gerildi, öyle ki, eski günah tabiyetimiz ortadan kaldırılsın ve artık günaha esir olmayalım.

- eski tabiat, eski kişil dediğimiz, demek değil eski alışkanlıklar: hep aynı laflar kullanılıyor: içkicilik, gezgincilik, beterlik - eski tabiatın, eski kşiliğin özü: GURUR - BEN yapacam

- Naaman artık yeni bir insan oldu: yok artık o gururlu general, alçakgönüllü bir insan olmuştu

2.Krallar 5:15-19

15 Naaman adamlarıyla birlikte Tanrı adamının yanına döndü. Onun önünde durup şöyle dedi: "Şimdi anladım ki, İsrail dışında dünyanın hiçbir yerinde Tanrı yoktur. Lütfen, bu kulunun armağanını kabul et." 16 Elişa, "Hizmetinde olduğum yaşayan RAB'bin adıyla ant içerim ki, hiçbir şey alamam" diye karşılık verdi. Naaman direttiyse de, Elişa almak istemedi.

17 Bunun üzerine Naaman, "Madem armağan istemiyorsun, öyleyse buradan iki katır yükü toprak almama izin ver" dedi, "Çünkü bu kulun artık RAB'bin dışında başka ilahlara yakmalık sunu* ve kurban sunmayacaktır. 18 Ama RAB kulunu bir konuda bağışlasın. Efendim tapınmak için Rimmon Tapınağı'na girip kendisine eşlik etmemi isteyince, tapınakta onunla birlikte yere kapandığımda RAB bu kulunu bağışlasın." 19 Elişa ona, "Esenlikle git" dedi.

- Elişa hiç bahşiş almıyor: hem demesinler “Te kendini Suriyelilere sattı. Allahın gücünü kullanıyor kendi faydası için”

- İsa'nın birinci denemesi buydu: “Bu taşları ekmeğe çevir” - İsa da bu denemeyi hep hissetti: ondaki güçlerini kendi faydası için kullansın

- ama ikinci bir sebep daha var: Naaman lazımdı iyice anlasın ki, Rabbin kurtuluşu farklıdır, bedavadır - sen onu kazanmak için hiçbir şey yapamazsın - hediye verseydi, zamanla gene gurura düşeceydi

- Naaman'ın bilgisi ve anlayışı henüz çok zayıftır: toprak istiyor - onu kendi avlusunda yayacaktı, öylelikle orası İsrailin toprağı olacaktı - eski anlayış buydu: her halkın bir tanrısı vardı ve her tanrının kontrol ettiği bir toprağı vardı

- ama tabii ki, İsrailin tanrısı bir toprak parçasına bağlı değil: o bütün dünyanın Rabbidir

Çıkış 9:29

Musa, "Kentten çıkınca, ellerimi RAB'be uzatacağım" dedi, "Gök gürlemeleri duracak, artık dolu yağmayacak. Böylece dünyanın RAB'be ait olduğunu bileceksin.

- bütün dünya onundur - Mısır bile, açan düşündüler o bizim tanrılaırmızın toprağı

- yeni imanlı henüz çok şeyler bilmiyor, ama o önemli değil - ve daha önemlidir, bulunduğu yerde şahitlik yapsın ne kadar bütün hareketlerinde 'eski imanlılara' uysun

- 1986 senesinde Türkiyede lagerde idik, Fransadan geldi genç bir adamla bir kız: uzun saçlı, tatirovkalı, kocaman motorla geldiler - herkes onlara yan baktı

- onlar motorcu evangelizator idi: her gittiği yerde motorcularla karşılaşırdılar, onlar gibi konuşurdular, aynı stoykaları yapardılar - ama her yerde Rabbin haberini yayardılar

- bizim 'normal' insanlar gibi olsalardı, motorcular müjdeyi işitmezlerdi

- Naaman da artık Suriyede Rab için şahitlik yapacak: “Şimdi anladım ki, İsrail dışında dünyanın hiçbir yerinde Tanrı yoktur”

- ama bugünkü olay acı bir sonla bitiyor: 'kafir' dedikleri Suriye halkından olan Naaman i,yi gösteriliyor ve peygamber hzimetçisi, hani aslında onda lazım daha fazla anlayış olsun, daha rezil bir duruma düşüyor:

2.Krallar 5:19-27

Naaman oradan ayrılıp biraz uzaklaşınca, Tanrı adamı Elişa'nın uşağı Gehazi, "Efendim, Aramlı Naaman'a çok yumuşak davrandı; getirdiği armağanları kabul etmedi" dedi, "Yaşayan RAB'bin hakkı için, peşinden koşup ondan bir şey alacağım." 21 Böylece Gehazi Naaman'ın peşine düştü. Naaman ardından birinin koştuğunu görünce, arabasından inip onu karşıladı ve, "Ne oldu?" diye sordu.

22 Gehazi, "Bir şey yok" dedi, "Yalnız efendimin bir ricası var. Biraz önce Efrayim'in dağlık bölgesinden iki genç peygamber geldi. Efendim onlara bir talant gümüşle iki takım giysi vermen için beni gönderdi." 23 Naaman, "Lütfen iki talant al!" dedi ve ısrarla iki talant gümüşü iki torbaya koyup bağladı. Ayrıca iki uşağına da birer takım giysi verdi. Uşaklar Gehazi'nin önüsıra bunları taşıdılar. 24 Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.

25 Sonra gidip efendisi Elişa'nın huzuruna çıktı. Elişa, "Neredeydin, Gehazi?" diye sordu. Gehazi, "Kulun hiçbir yere gitmedi" diye karşılık verdi. 26 Bunun üzerine Elişa, "O adam arabasından inip seni karşılarken ruhum seninle değil miydi?" diye sordu, "Şimdi gümüş ya da giysi, zeytinlik, bağ, koyun, sığır, erkek ve kadın köle almanın zamanı mı?

27 Bu yüzden Naaman'ın deri hastalığı sonsuza dek senin ve soyunun üzerinde kalacak." Böylece Gehazi Elişa'nın huzurundan kar gibi beyaz bir deri hastalığıyla ayrıldı.

- yazık Gehaziye: bunca zaman Rabbin büyük peygamberine hizmet etti, ama onun karakterinden bir şey kapmadı

- Gehazi lazımdı sevinsin, açan Rabbi adı şanlandı, Rabbin adı artık Suriyede konuşulacak - ama onun kafası bambaşka şeylerde: gümüş ve rubalarda

- çok ustaca yaklaşıyor: altın istemiyor, sade gümüş ve ruba - hemen de bir sebep uydurdu, yalan söyledi: “Değil bzim için, ama misafirler için” - sanki dedi: Rabbin hizmeti için

- nasıl bunu yapabildi: gözleri sanki büyülendi - nasıl gördü Naaman'ın konvoyunu, arabaları, zenginliği, kostümlerin güzelliğini bitti, kafası izkluçva oldu

- rahat düşünmek yok artık, başka temalar kalktı - yok artık Rab, yok artık peygambere hizmet etmek, yok artık iyi haber yayılsın: tek düşünce: o mallar lazım benim olsun

- ama tabii ki, Elişaya geçmiyor: Rab ona herşeyi açıkladı - Gehazi ne kadar da dikkatla davranıyor, ne kadar da yalan uyduruyor, hakikat meydana çıkıyor ve cezasını alıyor

- ama Elişa'nın cevabı bizi düşündürsün: "Şimdi gümüş ya da giysi, zeytinlik, bağ, koyun, sığır, erkek ve kadın köle almanın zamanı mı?”

- şimdi ruhsal savaş zamanı - şimdi kendimizi sıkma zamanı - şimdi ruhsal konulara konsantrıra olma zamanıdır - ve sen bunu anlamadın

- bütün İsrail bir ruhsal savaş içindedir ve sen malları düşünüyorsun, kendi şanını ve keyfini düşünüyorsun

- sanıyorum Rab şimdi de aynısını bize söylüyor:

1.Yuhanna 1:18

Evlatlar, bu son saattır. Siz duydunuz ki, o Mesih düşmanı gelecek. Ve şimdiden bile bir sürü Mesih düşmanları türedi. İşte, ondan için biliyoruz, bu son saattır.