Matta 16:13-28

Allahın evinde oturan kimdir?

13 Böylelikle İsa Kayseriye Filipi topraklarına geldi. Orada öğrencilerine şöyle sormaya başladı: "İnsanlar ne diyor, İnsanoğlu kim imiş?"

A. "İnsanoğlu"

bu ad tabii ki, bir ünvandır, bir lağaptır. Kişi kednine bir lağap taktı mı, onunla beğendiği bir özelliği vurgulamak istiyor.

Mesela: Yuhanna ve Yakup, iki kardeş, "Boanerges" Şimşekoğlu, adını taşırmışlar: sinirli, kibritli, öfkesini dizginlemeyen bir kişi

Peki "İnsanoğlu" nasıl bir ad?
İsa en fazla bu ad kullandı: İncil'de tam 81 defa !!

1. alçalma adı

İlk başta tabii ki, aklımıza gelen sıradan bir kişi, sadece insan olan anlamıdır. Mesela Mezmur 8 diyor

Mezmur 8:3-4

Seyrederken ellerinin eseri olan gökleri,
Oraya koyduğun ayı ve yıldızları, 
Soruyorum kendi kendime: "İnsan ne ki, onu anasın,
Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?" 

Öyle değil mi? Ne zaman gökyüzüne bakıyoruz, yıldızlara falan, kendimizi çok ufak ve önemsiz hissediyoruz... İnsanoğlu işte.

Ya da Hezekiel peygamber: Rab ona hitap ederken, hep 'İnsanoğlu' diyor. Yani, Rab onu peygamber olarak seçtiği halde, böbürlenmesin, Kafası şişmesin: "Sen unutma ki, başka insanlardan fazla bir şey değilsin... onlar gibi, sen de bir İnanoğlusun.

Ve gerçekten bir tarafta İsa bu anlamda bir İnsanoğludur, bizden hiç farkı yoktur:

İbraniler 2:17-18

Onun için lazımdı, İsa her meselede kardeşlerine benzer olsun. Öyle ki, Allahın önünde merhametli ve sadikan bir başgörevli olsun ve böylelikle halkın günahlarını bağışlatırsın. 18 Çünkü kendisi de acı çekip denemeden geçti. İşte, onun için deneme içinde olanlara yardım edebilir.

İbraniler 4:15-16

Bizim başgörevlimiz değil öyle birisi, hani bizim zayıflıklarımızı anlamasın, ya da aynısını hisetmesin. Hayır, O her meselede aynı bizim gibi denendi - yalnız, hiç günah işlemedi. 16 Madem öyle, Allahın merhamet dolu kral iskemlesinin önüne kurajla çıkalım. Öyle ki, bağışlanalım ve merhamete kavuşalım. Evet, muhtaçlığımızda bize yardım eden budur

İlk yüzyıllarda 'doketizm' adında sahte bir öğretiş çıktı: İsa'nın, Tanrı olarak, yeryüzünde bir beden içinde yaşaması mümkün değildi. O sadece bir insana benzerdi, bize öyle göründü.

Ama buna karşı İncil bize kesin olarak diyor ki,

Yuhanna 1:14

"Ve söz beden aldı (ya da beden OLDU), aramızda yaşadı. Biz de Onun şanlılığını gördük."

Mesih yeryüzüne gelirken, o sadece kısa bir gezi değildi. O şimdi bile, ölüp dirildikten sonra, hatta göğe döndükten sonra gene de insanlığını brakmadı:

1.Tim 2:5

Çünkü tek bir Allah var ve insanlar ile Allahın arasında da tek bir aracı var: O da insan olan Mesih İsa'dır.

Evet, İsa "İnsanoğu'dur... yüzde yüz insandır. Ve bir tarafta "İnsanoğlu" adı İsa'nın alçalmasını, hatta onun düşkünlüğünü hösteriyor.

Birçok kişi İsa'yı sadece öyle tanıyorlar... sadece sıradan bir insan: mucize işlememiş, mezardan dirilmemiş, göğe binmemiş, öevresinden yanlış anlaşılmış bir kişi.

Almanya'nın en etkileyici yazarı, jurnalisti ve medya kralı Rudolf Augstein 1972 bir kitap yazdı: "Jesus - Menschensohn", yani "İsa - İnsanoğlu". Ve onda bu adı alıp İncilin öğretişlerini hepsi çürütmeye çalıştı. Adam bütün yazılarında uğraştı Hristiyanlığı yıksın. Ve o amaçla bu 'İnsanoğlu' adını kullandı.

Ve gerçekten Kutsal Kitap'ı iyi bilmezsek, İsa'nın bu adı kullanmasını öyle anlayacaz. Sanki İsa demek istiyor: "Çocuklar, beni fazla büyütmeyin. Ben ancak sizin gibi bir insanım"

2. yücelik adı

Ama İnsanoğlu lağabının ikinci bir anlamı var. O da tam tersi, İsa'nın yüceliğini, hatta Tanrılığını gösteren bir addır. Bunu anlamak için Daniel kitabının 7. bölümüne bakmalıyız:

Daniel 7:9-14

"Ben bakarken Tahtlar kuruldu, Eskiden beri var Olan yerine oturdu. Giysileri kar gibi beyaz, Başındaki saçlar yün gibi apaktı. Tahtı alev alev, Tekerlekleri kızgın ateş gibiydi. 10  Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu. Binlerce binler O'na hizmet ediyordu; On binlerce on binler Önünde duruyordu. Mahkeme kuruldu, Kitaplar açıldı. 

Daniel görümünde Tanrının kendisini görüyor, nasıl dünyanın kralı olarak gökte taht odasında oturuyor. Bütün kutsallık ve korkunç bir şanla gösteriliyor.

Milyonlarca kiş, daha doğru bütün insanlık Onun önünde toplandı ve şimdi Tanrı onları yargılayacak: mahkeme günü.

11  "Boynuzun söylediği övüngen sözleri duyunca baktım, yaratık gözümün önünde öldürüldü, bedeni kızgın ateşe atıldı, yok oldu. 

Daha önce Daniel bir canavar gördüm, Allaha karşı giden, Ona kafa kaldıran bir krallık kurmaya çalıştı. O şimdi yargılanıyor. Bu aslında Anti-Mesih dedğimiz dünya kralı için konuşan ayetlerdir.

Ama şimdi başka bir kişi çıkıyor: İnsanoğlu

13  "Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm.

İşte bir kişi o canavarı yendi, o Antimesihi yok etti, zaferli çıktı. O şimdi taht odasına giriyor.

Ama nasıl: bir beygire binermiş gibi, bulutlara bindi; bulutları aydıyor ve şimdi Tanrının huzuruna giriyor.

Biz bugün uçağa binip bulutlardan geçiyoruz, alıştık... Ama Eski Antlaşma'da durum belli idi: Kimin gücü vardı bulutlara binsin? Kim onları beygir gibi aydayabilirdi? Sadece Allahımız, Yahve denilen Tanrı.

Demek bu İnsanoğlu dediğimiz kişi, hem dünyanın kralı, hem de Tanrını kendisidir.

Eskiden beri var Olan'ın yanına doğru ilerledi, O'nun önüne getirildi.  14  Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır." 

İşte, İsa kendine 'İnsanoğlu dedirtince, ikinci anlam oydu. Demek bu adın içinde iki anlam, iki görüş vardı: hem alçalmış, en düşük durumda olan sıradan bir insan ...

... hem de eşi, benzeri olmayan, herkesten kat kat daha üstün olan dünyanın kralı, ahrette yargılayacak olan hakem ve Tanrının kendisi.

İsa bu lağabı seçerken, çok iyi anladı onun anlamı nedir:

Yuhanna 5:26-27

Çünkü nasıl Baba'nın kendisinde yaşam varsa, aynı öyle Oğul'a da verdi, kendisinde yaşam olsun. 27 Ve Ona hak verdi, davalasın, çünkü 'İnsanoğlu' Odur.

Ve en sonunda İsa'ya bu ad için ölüm cezasını verdiler:

Matta 26:63-66

Ama İsa hep sustu. Allahevinin güdücüsü Ona dedi: "Yaşayan Allahın adına sana yemin ettiriyorum - söyle bize, Mesih sen misin, Allahın Oğlu sen misin?"

64 İsa ona dedi: "Sen kendin söyledin. Gene de size söylüyorum: bundan sonra İnsanoğlu'nu göreceniz, nasıl en kuvvetli Olanın sağında oturacak, ve nasıl gökteki bulutların üstünde gelecek."

65 Bunun üzerine Allahevinin güdücüsü rubalarını yırttı ve dedi: "Adam Allaha küfür etti. Artık ne ihtiyacımız kaldı şahitlere? Siz kendiniz işittiniz, nasıl Allaha küfür etti. 66 Kararınız ne?" Cevap verip, "Ölümü hak etti!"

Fark ettiniz mi, nasıl İsa Daniel 7'den okudu: ben bulutların üstünde gelecem.

Ve şimdi İsa 12 öğrencisi ile Kayresýe Filipi bölgesine çekiliyor. Yani İsrailin en uzak köşesine gidiyor. Aslında Celile'den çıkıp Suriye'ye gidiyor. Orası sakin, kalabalıklardan uzak. Orada öğencilerine çok önemli bir haber vermek istiyor.

Ve iki soru soruyor: (1) insanlara göre ben kimim ve (2) size göre ben kimim

Bu soru zaten hayatında en büyük sorudur. Ve bir gün her insan buna bir cevap vermek zorunda kalacak. Bir gün Allahın önüne dikildiğimiz zaman, O bize sormayacak: "dİNİN NE İDİ?". Sormayacak "Sevapların günahlarından ağır mı basıyor?"

Hayır, tek soru "İsa kimdir?" - senin sonsuz hayatın bir dine bağlı değildir, ama Allahla olan ilişkine bağlıdır. Cenazende bir kişi sormayacak insanlara "Merhumu nasıl bilirdiniz?" Ve kimse cevap vermeyecek "İyidi, iyidi". Ama Rab merhuma şunu soracak: "Sen İsa'yı nasıl tanıdın?"

Ve o zaman sonsuz hayatın senin cevabına bağlı olacak. Önce bakalım elalem İsa için ne derdi?

B. İnsanların cevapları

14 Ona dediler: "Kimisi 'Vaftizci Yahya' diyor. Başkaları da 'İlyas' diyorlar. Gene başkaları 'Yeremiya', ya da 'eski peygamberlerden biri' diyorlar.

1) İsa, Yahya imiş

Böyle cevap verenler, gazeteleri okumayan kişiler. Değil mi, aslında Yahya 2 1/2 sene önce İsa'yı vaftiz etti. Demek İsa Yahya olamaz.

Ama tabii ki, haberler çoğu zaman söylentiler idi. İnsanlar sadece duydular "Yahya öldürüldü" ve sonra "İsa her tarafını gezdi ve popüler oldu.

Kral Hirodes bile buna inandı:

Markos 6:14

Kral Hirodes İsa'dan için işitti, çünkü Onun adı çok yayılmıştı. Ve dedi: "Olmasın da, vaftizci Yahya ölülerden dirilsin! Te onun için adamda kuvvet var, bu mucizeleri yapsın."

Yahya ölülerden dirilmiş, İsa olarak görevine devam edermiş. Ve kontrast çok büyük: Yahya hiç mucize yapmadı, İsa gene yüzlerce mucize işledi.

Sen bir gün öyle mi cevap verecen? "Ben İsa'ya inanıyorum. O çok güçlü bir kişi, yüzlerce insana şifa verdi. Bu mu?

yoksa ikinci cevap mı senin olacak?

2) İsa, İlyas imiş

Neden İlyas? Hatırlarsanız İlyas nasıl öldü ... hopaaa... KK'ı bilenler hemen doğru cevabı verecekler. İlyas ÖLMEDİ. Ölmeden göğe alındı, öyle değil mi?

Demek onun görevi yarıda kaldı. Bir gün dönebilir. Ve EA'nın en son kitabına bir göz atarsak ne okuyoruz:

Mal 4:5-6 

"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim. 6  O babaların yüreklerini çocuklarına, çocukların yüreklerini babalarına döndürecek.

Demek son günlerde Rab Allah İlyas'ı gönderecek Mesihin yolunu hazırlamak için. Ve İsa dedi ki, o Yahya imiş. Değil bedensel anlamda, sanki aynı beden dünyaya çıkacak. Ama ruhsal anlamda: zaten Yahya tıpkı ilyas gibi giyinirdi, çölde yaşardı, kralı suölayıp azarlardı.

Bunu düşünenler sanki İsa'ya bakıp dediler: "Sen en büyük Allah adamısın, ama Mesih değilsin. Mesihin yolunu hazırlıyorsun".

Ve konu oluyor krallık için: İsa çok güzel konuştu, mucize yaptı. Hepsi OK... ama Romalıları kovmadı, İsrailin krallığını yeniden kurmadı, güçlü bir devlet oluşturmadı.

Ve bugüne kadar birçok kişi aynı cevap veriyor: İsa'nın işleri sanki krallığa hazırlıktır. Öğretişleri en yüksek standarttır. Ama maalesef İsa toplumu değiştiremedi. Yeryüzünde gene haksızlıklar, savaşlar, gereksiz ölümler oluyor. Onun için İsa'ya inanamıyorum"

3) İsa, Yeremya imiş

Neden Yeremya dediler?

Musa'nın son kitabında, Yasanın Tekrarı, bölüm 18'de şöyle tyazıyor:

Yasa 18:18-20

'Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. 19  Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım. 20  Ancak, kendisine buyurmadığım bir sözü benim adıma söylemeye kalkışan ya da başka ilahlar adına konuşan peygamber öldürülecektir."

Burada Rab iki önemli değişiklik buyuruyor:

İsrail halkı Sina Dağı'nda iyice korkmaya başladı:

Yasa 18:16

Horev'de toplandığınız gün Tanrınız RAB'den şunu dilemiştiniz: 'Bir daha ne Tanrımız RAB'bin sesini duyalım, ne de o büyük ateşi görelim, yoksa ölürüz.

Rabbi uzaktan bile görünce herkes panikaya düştü: ateş, duman, şimşekler, uğultular, boru sesleri ... ölüm korkusu.

Ve Musa'ya yalvardılar: "Rab bize bir daha bu biçimde konuşmasın !" Ve karşılık olarak Rab onlara bir aracı veriyor: peygamberler.

Bu ayetlerde Rab en başta peygamberlik görevini başlatıyor. Ben peygamberlere konuşacam - onlar da aynı sözleri söze iletecekler".

Ve böylece Musa'dan sonra EA'da 54 peygamber adlı adınca geçiyor, ve daha onlarca peygamber adsız olarak geçiyor. (peygamberlerin 7'si kadın idi).

Ama aynı zaman bu ayette özel bir peygamber ortaya çıkacak. Musa diyor "benim gibi". Ve İsa'nın zamanındaki Yahudi hocalar "Bu Yeremyadır" dediler. Ve başladılar Musa ile Yeremya'yı karşılaştırmaya:

• Musa 40 sene peygamberlik yaptı, Yeremya 40 sene peygamberlik yaptı.

• Musa'ya karşı kendi halkı ayaklandı, Teremya'ya karşı da kendi halkı ayaklandı, baskı ettiler

• Musa bir ırmağa atıldı, Yeremya gene bir zindana atıldı.

• Musa'nın ablası onu oradan çıkardı, Yeremya'yı oradan çıkaran gene hizmetçisi idi

• Musa kendi halkını azarladı, Yeremya da kendi halkını azarladı

Sonra, Yahudilerin inancına göre (bu EA'da yazmıyor), ne zaman Babil kralı Nebukadnezar Yeruşalim'in üzerine yürüdü, Yeremya kalkıp Antlaşma Sandığı'nı Nebo Dağında bir mağarada saklamış. Bazıları o yere bir nişan koymak istemiş, Yeremya da onu yasaklamış:

“Tanrı, halkını yeniden bir araya getirip merhametini gösterene kadar bu yer bilinmez kalacaktır.”

Ve o yüzden İsa'nın zamanında ruhsal bir uyanış başlayınca birçok kişi onu Yeremya'nın bu lafına bağladı (ki, asıl Yeremya bunu söylemedi) ve dediler "Yeremya'nın ruhu İsa üzerine gelmiş"

Ama Yasa 18:18'de bildirilen peygamber aslında kimdir, merak ediyor musunuz?

Çünkü müslümanlar bu ayeti gösterip "Te, Musa Muhammed'in geleceğini müjdeledi" diyorlar. Ve balıyprlar uzun listeler yazmaya, nasıl Muhammed Musa'ya benziyor, ama İsa benzemiyor. Mesela

- Musa bir devlet kurdu, Muh bir devlet kurdu - ama İsa devlet kurmadı
- Musa savaştı, Muh savaştı - ama İsa savaşmadı
- Musa evlendi, Muh evlendş - ama İsa evlenmedi. çocuk sahibi olmadı ... v.s.

Hepsi güzel ama asıl konularda Muhammed hiç de Musa'ya benzemedi:

Yasanın Tekrarı, yani Musa'nın son kitabı, onun ölümünü anlattıktan sonra onun hayatını özetlerken şöyle yazıyor

Yasa 34:10-12 

O günden bu yana İsrail'de Musa gibi RAB'bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı. 11  RAB onu Mısır'da firavuna, görevlilerine ve bütün ülkesine bir sürü belirtiler, şaşılası işler yapması için göndermişti. 12  Musa İsrailliler'in gözleri önünde güçlü, büyük ve ürkütücü işler yapmıştı. 

Evet, Musa'nın hizmeti için iki büyük özellik sıralanıyor:

(1) Musa, Rable yüzyüze görüştü ... muhammed sadece bir melek gördü. Onlar Cebrail olduğunu derler, ama biz biliyoruz nasıl bir melek idi !!!

(2) Musa, hayatında bir sürü mucize ve güçlü işler yaptı. yılan meselesi - 10 bela - denizi yarmak - kayadan su çıkarmak - zegirli acı suları içilir durumuna getirmek - dua ile orduları yenmek v.s.

Buna karşı Muh tek bir mucize yapamadı. Halk ondan istedi, ama dedi: "Ben de sizin gibi Allahtan mucize bekliyorum" Senelerce bekledi, ama ona verilmedi. En sonunda onu kabul etti: "Ben peygamber değilim, ancak bir uyarıcıyım".

Ama var bir kişi gerçekten Musa'ya benziyor. Onu öğreniyoruz, ne zaman Petrus Pentikost gününde halka konuştu. O kişi Yeremya değildir, İsa'dır.

Apo 3:22-24

Musa şöyle dedi: "Rab Allah senden için senin kardeşlerinden benim gibi bir peygamber kaldıracak. O size her ne söylerse, her meselede Ona kulak asacaksınız. 23 Ve öyle olacak ki, o peygambere kulak asmayan her kişi, halkın arasından kesilecek'

24 Ve aynı onun gibi konuşmuş olan bütün peygamberler, Samuel ve ondan sonrakilerden bu yana, hepsi bu günleri bildirdiler.

İsa her zaman gökteki babasını gördü ...

Yuh 5:19

Onun için İsa onlara cevap verip dedi: "Size çok doğru bir şey söyleyeyim: Oğul kendisinden hiç bir iş yapamaz, eger Babasını o işi yaparken görmezse.

Yuh 8:28

Bunun üzerine İsa onlara dedi: "İnsanoğlu'nu yukarı kaldırdınız mı, işte, o vakıt anlayacanız ki, ben Var Olan'ım. Ve anlayacanız, kendimden bir şey yapamam. Ama Babam bana ne öğretirmişse, onu konuşuyorum. 29 Beni göndermiş Olan benimle birliktedir. Baba beni yalnız brakmadı. Çünkü her zaman Onu memnun eden şeyleri yapıyorum."

İsa sayısız mucize işledi

Apo 2:22

İsrailli adamlar! Şu sözlere kulak verin: Nasıralı İsa, öyle bir adamdı ki, Allah size gösterdi, aslısı Odur. Onun için Allah, sizin aranızda İsa'nın eliyle mucizeler, şaşılacak işler ve nişanlar yaptı. Siz kendiniz bunu çok iyi biliyorsunuz.

4. İsa, peygamberlerden biri imiş

işte, bu artık en düşüncesiz cevap. Ve eminim İsrail halkının çoğu bu cevabı seçtiler "peygamber" "birhangi Allah adamı"

Normal insan gündelik hayatın temalarıyla o kadar fazla uğraşıyor ki, gerçek nedir diye sormaz. Ruhsal konulara ilgi duymaz

Yuh 4'te İsa samiriyeli kadınla konuşurken onun özel hayatını biliyor: "Kocanı çağır" - "Kocam yok ki" - "Doğru söyledin: 5 tan ekoca yaptın, ve şimdi beraber yaşadığın adam kocan değildir"

Yahu, bir kişi bana gizli günahlarımı yüzüme vurursa, ben dilsiz kesilecem, utançtan gık diyemeyecem. Belli ki, ladın da rahatsız oldu ve hemen temayı değiştirmeye baktı:

"Görüyorum, sen bir peygambersin. Şey, hep merak ettiğim bir konu vardı: Allahı nerede tapmalıyız? Bizimkiler Gerizim tepesei diyorlar, sizinkiler gene Siyon tepesi diyorlar"

İşte, İsa'ya peygamber diyenlerin psiholojisi budur: İsa Allahın Oğlu olarak senin herşeyini görüyor, herşeyini biliyor. Seninle kişisel bir biçimde karşılaşmak istiyor.

İsa ne Yahya, ne İlyas, ne Yeremya, ne de bir birhangi peygamberdir ... onun hakkında okuduğun zaman Allahın kendisiyle karşılaşmış oluyorsun.

Ama o seni rahatsız ediyor: "Hayır, o kadar yaklaşma" diyorsun, ve korkudan İsa'yı peygamber çekmecesine koyuyorsun. "Of, rahatladım", peygamber olarak anlaşırız.

Büyük yazar C.S. Lewis onu çok güzel anlattı:

Bir gün Allahı önünde duracan ve O sana soracak: "Sence İsa kimdir?" - O zaman O sana 3 seçenek verecek:

Ya İsa sahtekar idi: bile bile kendini Tanrı yaptı, herkesi aldattı, mucizeleri sahte idi

yada İsa kaçık idi, deli idi: normal bir insan iken, kebdini Allah sandı (nasıl da tımarhaneler doludur öyle insanlarla)

yada gerçekten RAB idi: yani değil sadece beklenen Mesih, askeri kurtarıcı olsun, ama Tanrının kendisi idi

Buna gelecek hafta bakacaz. Bu hafta elalem cevaplarına baktık, ama haftaya bakacaz, İsa'nın öğrencileri ne cevap verdi...