Matta 16:13-28
Sizce ben kimim? - 3. kısım
önce İsa sordu "Halk benim kimolduğumu söylüyor: 4 cevap: Yahya, İlyas, Yeremya, bir peygamber
sonra İsa onlara direkt soruyor "Peki, sizce ben kimim?" - O zaman Petrus söz alıyor ve diyor: "Sen Mesihsin, diri Allahın Oğlusun"
18 Sana şunu da söyleyeyim: sen Petrus'sun. Bu kayanın üzerine kilisemi kuracam ve ölüler devleti bile onu yenemeyecek.
3 yıl önce İsa ne zaman Petrus'u çağırdı Onun öğrencisi olsun, Ona konuştu ve dedi:
Yuhanna 1:42
"Sen Simun Yunusoğlu'sun. Ama senin adın olacak Kifas (bu Türkçe 'Kaya' demektir)."
O zaman İsa bir peygamberlik yaptı: "Şu anda Simun'sun ama bir gün Kifas olacan (Kaya)"
Ama şimdi İsa diyor:
Matta 16:17-18
"Yunusoğlu Simun, ne mutlu sana. Çünkü bunu sana açıklayan birhangi insan değildi, ama gökte olan Babam idi. 18 Sana şunu da söyleyeyim: sen Petrus'sun.
Bu sefer Kifas demiyor, doğrudan Grekçe adını kullanıyor Petrus. Hem de demiyor "olacan", ama "sen zaten Petrus'sun".
Bu iki konuşmanın arasında ne oldu?
(1) İsa apostolları Filipi Kayseriye bölgesine götürdü. Orada herkes Grekçe konuşurdu, az Yahudiler vardı.
- Zaten bu konuşma'dan önce bir Grek kadının kizini cinlerden kurtarıyor
- Sonra İsa ekmekler ve balıklar çoğaltma mucizesini tekrarladı. Bu sefer 4000 erkek vardı - ama hepsi Yahudi olmayanlar
- ve en sonunda Petrus" adını veriyor, artık Kifas değil, ama Petrus. Böylelikle Petrus'a görev veriyor, kilisenin kapılarını açsın: hem Yahudi halkına, hem de Yahudi olmayan halklara ... Onu önce Pentşkost gününde yaptı, sonra Kornelyus'un evinde gerçekleştirdi.
(2) ama ikinci olay daha önemli: Simun İsa'yı doğru olarak tanıdı: Ona Mesih ve Allahın oğlunu dedi. Şimdi aslında bu adı hak etti. Rab ona İsa'nın kim olduğuu açıkladı ve Petrus artık yeni bir kişi olabilir...
EA'da birkaç defa görüyoruz, nasıl Rab insanların adlarını değiştirdi:
a. Avram - Avraham / Saray - Sarah ... ikisinin adlarına birer "H" harfını ekliyor. Avram = yüce Ata, Avra-HA-m = birçokların babası. Saray = prenses / Sara"H" - prensesim
b. Yakup / İsrail = Topuktutan, üçkağıtçı - Rable gürüşen, uğraşan
c. Hoşea - Yeşu "O kurtarıyor" - "Yahve kurtarıyor"
Say 13:16
Ülkeyi araştırmak üzere Musa'nın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşea'ya Yeşu adını verdi.
d. "Ben-Oni" - "Ben-Yamin"
Yar 35:16-18
Rahel doğum yaptı. Doğum yaparken çok sancı çekti. 17 O sancı çekerken, ebesi, "Korkma!" dedi, "Bir oğlun daha oluyor." 18 Ama Rahel ölmek üzereydi. Can verirken oğlunun adını Ben-Oni koydu. Babası ise çocuğa Benyamin adını verdi.
- KK'ta ad değişikliği her zaman karakter değişiliği demektir. Demek daha önce söylediği sözler sayesinde Petrus yeni bir karaktere sahip olacak.
Simun - Petrus olacak. Simun Yakup'un ikinci oğlu idi, ve ölüm yatağında Yakup ona şöyle peygamberlik yaptı:
Yar 49:7
Lanet olsun öfkelerine, çünkü şiddetlidir. Lanet olsun gazaplarına, çünkü zalimcedir. Onları Yakup'ta bölecem ve İsrail'de dağıtacağım.
Tamam, anlıyoruz ki, İsa'nın zamanına gelince Simun çok popüler bir ad idi, ama bir parça Yakup'un bu sözleri tipik idi. En başta Simun Petrus çok konuşkan, girişken nervli bir tip idi. Her yerde birinci olmak istiyor, apostyolların sözcüsü oldu, anladı anlamadı, ama ağzını açıp mutlaka bir şey söylemek zorunda.
Matra 14:28
Ama Petrus Ona cevap verip dedi: "Efendimiz eger sen isen, bana buyur da, suyun üzerinde sana geleyim."
Luka 9:33
Onlar İsa'dan ayrılınca, Petrus Ona dedi: "Efendimiz, iyi ki buradayız. Üç tane çardak kuralım: biri senin için, biri Musa için, biri de İlyas için!" (aslında ne konuştu, farkında değildi).
Yuhanna 13:8
Petrus Ona dedi: "Sen benim ayaklarımı asla yıkamayacan!" İsa ona şöyle cevap verdi: "Ben seni yıkamadım mı, bende hiç bir hakkın olmayacak." 9 Simun Petrus Ona dedi: "Rab, değil sade ayaklarımı, ama benim ellerimi ve kafamı da yıka!"
Luka 22:33
Petrus da İsa'ya dedi: "Efendimiz, ben hazırım seninle mapusa, hem de ölüme kadar gideyim."
Yuhanna 18:17
Kapıcılık yapan bir hizmetçi kız idi. O da Petrus'a dedi: "Sen de bu adamın öğrencilerinden olmayasın?". O gene, "Hayır, değilim" dedi.
Şimdiye kadar duygusal davrandın, atılgan idin... ama sende gizli bir karakter, saklı bir güç var. Aslında bir kayasın: Şimun adı İbranicedir ve "o kulak verdi" anlamındadır. Petrus adı ise grekçedir ve "taş, ufak bir kaya" demektir.
Ve Petrus'taki bu karakter değişikliği nasıl oldu? O İsa'yı Mesih olarak tantıdıktan sonra İsa o sözlerin kaynağını gösteriyor:
"ne mutlu sana. Çünkü bunu sana açıklayan birhangi insan değildi, ama gökte olan Babam idi."
Baba Tanrı Petrus'a kendi oğlunu tanıttı: Kutsal Ruh ona İsa'nın kimliğini gösterdi. Ve bu her imanlının hayatında olmalı. Bu noktaya insan kafasıyla, mantıkla varamazsın.
Mat 11:27
Baba her şeyi benim elime verdi. Ve Babadan başka kimse Oğluyu tanımıyor. Ve Oğuldan başka kimse Babayı tanımıyor. Ama Oğul kime Babayı açıklarsa, o kişi de Babayı tanıyacak.
Onun için her ruhsal yeni doğuş aslında bir mucizedir, mucizelerin en büyüğüdür.
"Sen Mesihsin, diri Allahın Oğlusun" - bir kişi bu sözleri bir öğretişi olarak işitip kabul edebilir: "Dur bakalım, Hristiyanlar neye inanıyorlar. İsaMesih ve Allahın Oğlu imiş. OK, ben de o öğretişi, o dini kabul ediyorum. Hristiyanlığa geçiyorum."
Bu başka, İsa'nın aslında tabiatını anlamak başka. Petrus zaten isa'nın öğrencisi idi, ama ancak 3 sene sonra onun asıl tabiatını anladı. Ve o da ancak Rabbin mucizesi ile oldu.
Bir de Yuhanna'ya bakalım. O İsa'ya eeen yakın olan kişi idi:
Açıklama 1:16
Onu görünce, ölü gibi Onun ayaklarının önüne düştüm. O da sağ elini üzerime koyup bana dedi: "Korkma, birinci ve sonuncu ben'im!
Yuhanna yere düşüyor, değil namaz kılmak için ama korkudan. O kadar fazla korktu ki kasları muskulları çözüldü.
İsa'yı nasıl gördü: "Onun rubası ayaklarına kadar uzanırdı. Onun göğüsü de altın bir kuşakla kuşanmış idi. Onun kafası ve saçları beyaz idi, yapağı gibi bembeyaz idi. Onun gözleri yanan ateş gibi idi."
Evet, Yuhanna İsa'nın ateşle yanan gözlerine baktı, ve o zaman yere düştü. Senelerce toplantıya gidiyoruz, İlahi, dualar, dersler ... hepsi iyi, Hem de Mesih ve Allahın Oğlu diyoruz. Ama bir gün geliyor sen İsa'nın ateşli gözlerine bakacan... ve korkacaksın !
O gözlerin önünde herşey açık ve çıplaktır: senin bütün boş lafların, bütün yalanların, hem başkalarına, hem kendina, hem de Allaha söylediğin bütün yalanların, bütün ikiyüzlü hareketlerin, bütün saklı bencilliklerin "Ben istiyorum... ben yapacam... benim canım çekiyor" ... işte İsa'nın asıl tabiatını anlayınca, bütün bunları bir anda anlayacan...
Petrus henüz o noktaya gelmemişti, ama Rab onu da o noktaya getirdi:
Luka 22:60-63
Ve dakkada, Petrus daha konuşurken, horoz öttü. Rab da dönüp Petrus'a baktı. O vakıt Petrus Rabbin sözünü aklına getirdi ... Petrus da dışarı çıkıp acı acı ağladı.
Eminim, Petrus o anda sadece günahını görmedi, ama o zaman "Mesih ve Allahın Oğlu" sözlerini anladı. Çünkü İsa onun inkar edeceğini ÖNCEDEN söyledi, peygamberlik etti.
Daha doğrusu, İsa, Allahın Oğlu olarak, Petrus'u Petrus'tan daha iyi tanıdı, onun asıl karakterini, daha iyi anladı.
Rab İsa seni senden daha iyi tanıyor. Sen kendi kendini ne kadar tanıyorsun? Kende sor: "Ben aslındaaaa öyle bir kişiyim ki, ..." ve sonra o cümleyi tamamla.
Ama İsa senin bütün gizli noktalarını senden daha iyi biliyor.
Demek, Petrus aslında bir kaya imiş. Ne zaman o duruma geldi? Pentikost gününde ve sonra:
Herkes 15 farklı dil ve diyalektte konuştuktan sonra Petrus ayağa kalkıyor ve yerli Yeruşalem halkına vaaz ediyor:
Apo 2:36
Onun için, bütün İsrail halkı şunu kesin olarak bilsin: bu İsa, hani siz onu haça gerdiniz, Allah Onu hem Rab, hem Mesih yaptı!"
Buradaki kaya meselesini anladınız mı, yani ne kadar cesur bir söz olduğunu fark ettiniz mi?
Daha iki ay geçmedi onu aynı yerde İsa'ya bir teröristin ölüm cezasına verdiler. Üstelik imanlı Yahudilerin gözünde Rab tarafından lanetlenmişti.
Ve şimdi bu Celileli balıkçı kalkıp bize ne konuşuyor? Bu İsa ne imiş? Rab ve Mesih !! - Mesih güçlü bir general, bir Atatürk demek oluyor... hani nerede? Ya Rab sözü ne demek oluyor? Bir Yahudi için Rab sözü ancak Tanrı anlamına geliyor. Ve o İsa zaten öyle bir laf yaptığı için (Daniel 7 "İnsanoğlu") ölüm cezasına çarptırılmıştı.
İşte Petrus Kaya oldu !
Ve birkaç hafta sonra daha da büyük bir olay:
Petrus ve Yuhanna tapınağın girişinde tanınan sakat bir dilenciyi iyileştiriyorlar: "Nasıralı İsa Mesih adında - yürü!"
Apo 4:7-10
Petrus'la Yuhanna'yı orta yere dikip şöyle sormaya başladılar: "Siz bu işi hangi kuvvetle, ya da kimin adıyla yaptınız?"
8 Ondan sonra Petrus Kutsal Ruh'la doldu ve onlara dedi: "Halkın güdücüleri ve akıldanecileri: 9 Demek, bugün davalanıyoruz, hasta bir adama yapılan bir iyilikten için. Mesele budur ki, bu adam nasıl iyileşti. 10 Madem öyle, size ve bütün İsrail halkına şu bildirilsin: bu adam sizin önünüzde sağlam olarak duruyor - ve bu oldu Nasıralı İsa Mesihin adıyla. Siz Onu haça gerdiniz, ama Allah Onu ölülerden diriltirdi."
Biz Yahudi olmadığımız için bu sözleri tam anlamıyoruz: problem değil, mucize yaptınız, ama kimin adında onu yaptınız !" Mucize yapma gücü ancak Rabde bulunuyor, bir mycize işlerken lazım Rabbin adını kullanıyorsun. Nasıl müslümanlar her işte "Bismillah", yada daha uzunca "Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahim" diyorlar.
Sen düşün aynısını bugün yapacan: Uçağa bin, Mekke'ye git, Kaba'nin içinde körlerin gözlerini aç, sakatları yürüt, hatta ölüleri dirilt... ve bunu yaparken hep diyecen: "Bism- İsa-al-Masih-al-Rab-ül-Alemin" ... herkes kuduracak, polisler hemen silah çekecek.
Petrus'a dönelim: sonra en büyük devlet adamları Petrus'u ve Yuhanna'yı korkuturdular ve onlara yasak ediyorlar bir daha İsa adını kullanmasınlar. O zaman Petrus cevap veriyor:
Apo 4:19-20
Allahı değil de, ama daha fazla size kulak vermek, bu Allahın gözünde doğru mudur, değil midir - eh, artık siz ona karar verin. 20 Çünkü neyi gördük, neyi duyduk, bu meseleleri konuşmadan duramayız."
Böyle bir cesaret, böyle bir kesin iman nereden kaynaklanıyor ... İşte Kaya ! Petrus yeni bir kişi oldu, yeni bir ad taşıyor.
Bazı imanlılar İsa'ya gelince gerçekten yeni bir ad alıyor. Bu eskiden daha yaygındı.
Mesela: birinci Türk misyoner Mehmed Şükrü 1880 yılında vaftiz oldu. Ve kendi kendine dedi ki: "Ben artık hristiyanım, olamaz Mehmed, yani Muhammed adıyla yaşamaya devam edeyim." Ve vaftiz olunca Ermeni bir ad aldı: Ovannes Avetaranyan: "Yuhanna Müjdeoğlu"
Sizce iyi mi yaptı. Fikir olarak fena değil, ama asıl değişiklik içimizde olmalı. Mesih'e gelince milletimizi değiştirmiyoruz, sanki müslüman bir devletten hristiyan bir devlete geçtim.
Mesih' gelince dinimizi bile değiştirmiyoruz. Daha doğrusu din değiştirmek yeterli değil diyebiliriz.
Hayır, Mesih'e gelince tabiatimizi değiştiriyoruz
Son:
Petrus anladı neden İsa ona o yeni ad verdi: çünkü asıl Kaya İsa'nın kendisidir:
1.Petrus 2:4-8
4 Ona gelin, diri kayaya gelin! O belki insanlar için reddedilmiş bir kayadır, ama Allah için seçili ve kıymetli bir kayadır.
5 Allah ruhça bir ev kaldırıyor. Siz de, o evin içinde diri taşlar olun. Öyle ki, bir kutsal görevliler grubu olasınız ve ruhça kurbanlar getiresiniz. Onlar İsa Mesihin eliyle Allaha makbul oluyorlar.
6 Çünkü Kutsal Kitapta şöyle diyor: "Bakın, ben Siyon'da seçili ve kıymetli bir köşe kayası koyuyorum. Ve kim ona iman ederse, hiç utandırılmayacak."
7 Sizin gibi iman edenler için o kaya kıymetlidir. Ama iman etmeyenler için... "Ustaların bir kenara attıkları kaya, işte, köşe kayası o oldu."
8 ve... "Köstekleme taşı ve düşüren kaya" ... o oldu. Onlar seslemeyip Allahın sözüne kösteklendiler. Ve Allah zaten karar vermişti, öyle olsunlar diye.